Lütfen bekleyiniz...

Lütfen bekleyiniz...





Sayfa Yükleniyor

Beklediğiniz için teşekkürler!

Her Gün Hareketli Transavrupa Turu (Paris,Strasbourg,Münih,Prag,Berlin)

Paris Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Arc De Triomphe
Arc De Triomphe

Napolyon Bonapart’ın Austerlitz Savaşı‘nda alınan başarılar adına 1806 yılında inşası için emir verdiği Arc de Triomphe (Zafer Takı) ancak 1836 yılında tamamlanabilmiştir. Eiffel Kulesi’nden sonra Paris’in en güzel manzaralarından birini seyredebileceğiniz Zafer Takı’nın üzerinde Fransa için şehit düşmüş ya da gazi olmuş tüm askerlerin anısına 1923 yılından beri yanan bir meşale de bulunmaktadır. Bunun yanında Zafer Takı’nın etrafı birbirini kesen 11 ana caddeye açılmakta ve gökyüzünden bakıldığında bir yıldızı andırmaktadır. Bu yüzden Parisliler bu bölgeye Place de l’Etoile yani Yıldız Meydanı demektedirler. 

Arc De Triomphe Du Carrousel
Arc De Triomphe Du Carrousel

19 metre yüksekliğinde ve 23 metre genişliğinde olan Carrousel Meydanı ile eski Tuileries Sarayı arasında yer alan bir taktır. Bu tak, zafer yolunda inşa edilen üç taktan en küçüğüdür. Diğer ikisi Arche de la Defense ve Arc de Triomphe de l’etoile’dir. 1806 yılında Napolyon tarafından Avusturya zaferini kutlamak için inşa edilmiştir. 

Carnavalet Museum
Carnavalet Museum

Paris'in tarihine adanmış bir müzedir. Müze Hôtel Le Peletier de St-Fargeau ve Hôtel Carnavalet binalarında kurulmuştur. Dekore edilmiş odalar, sanat çalışmaları ve mobilyalar müzede sergilenmektedir. Ana bina Hotel Carnavalet, 1548 yılında Nicolas Dupuis tarafından yapılmıştır. 1600'lü yılların ortasında yazar Madame de Sévigné burada yaşamıştır. Hôtel le Peletier 1989 yılında müzeye dahil edilmiştir.

Chambord Şatosu
Chambord Şatosu

Loire vadisinin en büyük şatosudur. Blois şehrinin 15 kilometre doğusunda bulunmaktadır. 16. yüzyılın 2. yarısında Kral I. François’ın av köşkü olarak inşa ettirdiği saray Loire saraylarının en görkemlisidir.

Champs Elysees Caddesi
Champs Elysees Caddesi

Hem Fransa’nın hem de Dünya’nın en lüks ve pahalı caddesi olarak adlandırılan Champs-Élysées, İmparatorluğun ikinci dönemi ile III.Cumhuriyet Dönemi’nin tipik özelliklerini yansıtmaktadır. Haussman Mimarisi’ne uygun olarak tasarlanmış olmakla birlikte Barok Mimarisi’nden de izler taşımaktadır. Geniş ve uzun cadde boyunca dünyanın en pahalı mağazaları, evleri, cafeleri ve sinemaları bulunmaktadır. Kendine has egzotik bir ortamı olan Champs-Élysées’nin ilginç bir özelliği ise caddenin her iki tarafında bulunan ağaçların dallarının, görüş alanını kapatmaması için düzenli olarak budanmasıdır. Büyük bir simetri ile yapılmış olan Champs-Élysées Caddesi ayrıca Bastille Günü’nde dev askeri geçitlere ev sahipliği yapmasıyla da adını duyurmuştur.

Conciergerie
Conciergerie

14. yüzyılda Philippe le Bel tarafından yaptırılan önce saray sonrasında hapishane olarak kullanılan bir yapıdır. 14. yüzyılda Conciergerie saray olarak kullanılmaktan vazgeçilip parlamentoya verilmiştir ve resmi ofisler buraya taşınmıştır. 1391 yılında yapı hem halk hem de politik mahkumların cezalarını çekecekleri bir hapishaneye dönüştürülmüştür.

Concorde Meydanı
Concorde Meydanı

Fransa Kralı XV.Louis’in kronik bir hastalığından kurtulmasının şerefine inşa edilen Concorde Meydanı, Fransa’nın Bordeaux kentindeki Quinconces Meydanı’ndan sonra en büyük ikinci meydanıdır. 18.Yüzyıl’da inşa edildiği zaman Fransız Devrimi’nin etkisiyle Özgürlük Meydanı olarak da anılan Concorde’da devrim sonrası birçok ünlü ismin idam törenleri de gerçekleştirilmiştir. Meydanın tam orta noktasında Mısır’daki Luxor kentinden hediye olarak gelen bir obelisk bulunmaktadır. Ayrıca Fransa’nın 7 önemli kentini temsilen yapılmış heykeller meydanı çevrelemektedir. Bu heykeller Bordeaux, Brest, Lille, Nantes, Rouen, Strasbourg ve Marseille kentlerini temsil ettiği gibi her bir heykelin yönü şehrin haritadaki konumuna göre ayarlanmıştır.

Disneyland
Disneyland

Paris şehir merkezinin 32 kilometre dışında Marne la Vallee adı verilen yeni bir kasabada kurulmuş olan Disneyland, Euro Disney tarafından işletilmektedir. İki park, yedi otel, bir dinlenme, yemek ve eğlence kompleksine sahip olan Disneyland, Amerika dışında açılan ikinci alandır. Bunlardan ilki Tokyo Disney Resort’dur. Açılışı aşamasında bazı dernekler tarafından karşı çıkılsa da 12 Nisan 1992 tarihinde açılmıştır.

Eiffel Kulesi
Eiffel Kulesi

Dünyanın en ünlü turistik anıtlarından biri olan Eiffel Kulesi, ünlü Fransız Mimar Alexander Gustave Eiffel tarafından Uluslararası Fuar için tasarlanmış ve inşası 31 Mart 1889 yılında tamamlanmıştır. Yüksekliğine rağmen inşaatı sırasında sadece 1 işçi hayatını kaybetmiş ve yapımında 13.200 ton demir kullanılmıştır. Bugün Paris’in en güzel manzarasını izleyebileceğiniz Eiffel Kulesi’nde restoran ve dükkânlar da bulunmaktadır.

Gare Du Nord Tren İstasyonu
Gare Du Nord Tren İstasyonu

Paris’in altı büyük tren garından biridir. “North Station” adı “Kuzey İstasyonu” anlamına gelir. Bu tren garından Paris’in kuzeyine tren seferleri olduğu gibi Londra ve Amsterdam gibi uluslar arası tren seferleri de yapılmaktadır. Bu yurt dışı seferleri Gar edu Nord’u dünyadaki en işlek tren istasyonlarından biri yapmaktadır. Yıllık yaklaşık 190 milyon yolcusu ile dünyanın ve Avrupa’nın en çok kullanılan istasyonlarındandır.

Ile De La Cite Adası
Ile De La Cite Adası

Paris’te Sen Nehri üstünde bulunan doğal adadır. Paris’teki tüm mesafeler buraya göre ayarlanır. Şehir merkezi olarak kabul edilen bu nokta ayrıca Orta Çağ’da şehrin kurulduğu yerdir. Ada üstündeki en ünlü nokta Notre Dame Katedrali’dir. Ayrıca Palais de Justice de burada görülebilir. Özellikle 10. yüzyıldan sonra Ile de la Cite dini bir merkez olarak görülüp bu şekilde kullanılmıştır.

Jardin Des Plantes
Jardin Des Plantes

1626 yılında Kral Louis XIII’ın doktoru tarafından kurulan botanik bahçe Fransa’daki ana botanik bahçesidir. Museum national d’histoire naturelle’in yedi bölümünden biridir. Sen Nehri kenarında 28 hektarlık bir alan üstüne kurulmuştur ve 10.000den fazla çeşit vardır.

Jardin Des Tuileries
Jardin Des Tuileries

1564 yılında Catherine de Medicis tarafından yapılan bahçe, Louvre Müzesi ve Concorde Meydanı arasında yer alır. 1667 yılında halka açılmıştır. Fransız Devrimi’nden sonra da kamuya mal olmuştur. 19. yüzyıldan günümüze kadar ise Paris’lilerin buluştukları, kutlamalar yaptıkları bir yer haline gelmiştir. 1991 yılında UNESCO dünya tarih mirası listesine alınmıştır.

Les Invalides
Les Invalides

Paris'te bulunan, içinde pek çok farklı yapı barındıran, büyük ölçüde Fransa'nın askeri tarihiyle ilintili olan bir anıttır. 24 şubat 1670 tarihinde, XIV. Louis'nin emriyle yapılmasına karar verilmiştir.
Monarşinin savunması için canını verenlerin onuruna ve XIV. Louis döneminde gazi olan, kanlarını akıtan askerlerin kalan günlerini sükûnet ve rahatlıkla geçirebilmeleri gayesiyle inşa edilmiştir. Günümüzde de gazileri ağırlamaya devam eden anıt, askeri nekropol ve çok sayıda müze dahil olmak üzere pek çok yapıya ev sahipliği yapmaktadır.

Louvre Müzesi
Louvre Müzesi

Louvre Müzesi tarih boyunca Fransızların en önemli eserlerinden biri olmuştur. İlk inşası 13. Yüzyıl’da başlayan saray binası bir dönem bakanlık binası olarak da kullanılmış ve 1932 yılında son şeklini alarak müze olmuştur. New York Metropolitan ve St. Petersburg Hermitage Müzesi’nden sonra dünyanın en büyük üçüncü müzesi olan Louvre, içerisinde toplam 445,000 parça eser bulundurmaktadır. Bu eserlerin sadece 35,000 tanesi ziyaretçilere sergilenmektedir. Louvre Müzesi’nin en büyük popülerliği ise ünlü ressam Leonardo Da Vinci’nin tüm dünyaca bilinen Mona Lisa tablosuna ev sahipliği yapmasından gelmektedir. Müzeye giriş, her ayın ilk Pazar günü tüm ziyaretçilerine ve yıl boyunca güzel sanatlar öğrencilerine ücretsizdir.

Lüksemburg Müzesi
Lüksemburg Müzesi

Lüksemburg Sarayı'nın (Palais du Luxembourg) yan tarafında yer almaktadır. Müzede uzun yıllar boyunca on dokuzuncu yüzyıl tablo ve heykellerinin sergilenmiştir. 1986 yılında, Orsay Müzesi'nin açılmasıyla koleksiyonunun büyük bir kısmı oraya taşınmıştır. Fransız Kültür Bakanlığı ve Fransız Senatosu'nun mekanda geçici sergiler düzenlemeye devam etmektedir. Şu anda kuruluş, Fransız Senatosu tarafından yönetilmektedir. Müzenin tarihi 1750'ye dayanmaktadır. O dönemde Avrupa'da açılmış ilk çağdaş sanat müzesi olmasının yanı sıra Fransa'da halka açık ilk sanat müzesidir.

Madeleine Kilisesi
Madeleine Kilisesi

Paris’te bulunan bir Yunan tapınağıdır. Yapı orjinalinde bir kilisedir ve St. Mary Magdelene’ye adanmıştır. 1764 yılında inşasına başlanan yapının mimarı Pierre Constant’dır. Tapınak olarak inşa edilen yapı devrim sonrasında kilise olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kilise içerisinde günümüzde de kullanılan bir org mevcuttur.

Musee Rodin
Musee Rodin

Louvre, Versailles ve Musee d’Orsay’dan sonra Paris’te en çok ziyaret edilen müzedir. Rodin ve çalışmalarına adanmıştır. Ünlü heykeltıraş Rodin’in çalışmaları Musee Rodin’de görülebilir.

Notre Dame Katedrali
Notre Dame Katedrali

Roma Katolik Mimarisi’nin en güzel temsilcilerinden biri olan Notre Dame Katedrali’nin inşasına 12. Yüzyıl’da başlanmasına rağmen, bina planının sürekli değişime uğraması sebebiyle ancak 14. Yüzyıl’da tamamlanabilmiştir. Gotik Mimari’nin en ünlü şaheserlerinden biri olan katedral İle de la Cite isimli adanın üzerinde yer almaktadır. Paris Piskoposu Maurice de Sully tarafından inşası için çevresindeki birçok ev yıktırılmış ve malzemelerin taşınması için yeni yollar açılmıştır. Notre Dame Katedrali bugün Paris’in sıfır noktası olarak kabul edilmiş ve tüm sokakların çıkış noktası katedrale göre tasarlanmıştır. 19.Yüzyıl’a gelindiğinde bakımsızlıktan dolayı yıkılması istenen katedralin kaderini ise ünlü yazar Victor Hugo belirlemiştir. Vakıflardan ve toplumdan destek almak için ünlü Notre Dame'ın Kamburu romanını yazmış ve oluşan kamuoyu sayesinde katedralin yıkılması yerine yenilenmesini sağlamıştır.

Orsay Müzesi
Orsay Müzesi

Seine Nehri'nin sol yakasında bulunan Orsay Müzesi eski bir tren garıdır. Bina 1898 - 1900 yılları arasında inşa edilmiştir. Orsay Müzesi'nde çoğunlukla Fransız sanatına ait, 1848 - 1915 yıllarında arasında yapılmış heykeller, resimler, mobilyalar ve fotoğraflar bulunur. Müze daha çok içlerinde, Monet, Degas, Renoir, Cezanne gibi ressamların eserlerinin bulunduğu geniş izlenimci koleksiyonu ile tanınır.

Palais Garnier Opera Binası
Palais Garnier Opera Binası

III. Napolyon’un İtalyan Anarşistler tarafından kendisine düzenlenen suikasttan sağ kurtulmasıyla yaptırma kararı aldığı Opéra Garnier, 14 yılda inşa edilmiş ve 5 Ocak 1875’te hizmete açılmıştır. Paris’in en görkemli sanat eserlerinden biri olan opera binası hem iç süslemeleri hem de ihtişamlı dış cephesiyle göz doldurmaktadır. İsmini mimarı Charles Garnier’den alan bina Palais Garnier olarak da adlandırılmaktadır. İnşası için 20 milyon Frank harcanan opera binası Paris’in 9. Bölgesi’nde yer almaktadır. Bugün dünyanın en görkemli, önemli ve popüler opera binalarından biri olarak kabul edilen bu mimari harikasının 1979 kişilik seyirci kapasitesi bulunmaktadır.

Pantheon
Pantheon

Paris'in Quartier Latin bölgesinde bulunan bir yapıdır. Paris'in koruyucu azizesi Geneviève'e ithaf edilen bir kilise olarak inşa edilmişse de, Fransız Devrimi sonrasında kilise fonksiyonunu kaybetmiş, önemli Fransız entelektüellerinin gömüldüğü bir anıt mezar halini almıştır. Roma'daki Pantheon'dan esinlenilmiş sütunlu ön yüzü ile, neoklasik mimarinin en erken örneklerindendir ve tüm şehre hakim bir manzarası vardır.

Parc Asterix
Parc Asterix

1989’da açılan Park Asteriks, Albert Uderzo ve René Goscinny tarafından yaratılan Asterix çizgi roman karakteri ve hikayeleri temasını kullanan bir eğlence parkıdır. Paris ‘in kuzeyinde, merkeze yaklaşık olarak 35 km, Disneyland resort Paris’e ise 32 km uzaklıktadır. 

Paris Şehir Merkezi
Paris Şehir Merkezi

Seine Nehri kıyısına kurulmuş olan Paris, Avrupa’nın en güzel ve romantik başkentidir. Eiffel Kulesi, Louvre Müzesi ve Notre Dame Katedrali gibi dünyanın en harika mimarilerine sahip olmasının yanında, sanat ve moda etkinlikleri, eğlence hayatı ve kaliteli mutfağıyla da size unutulmaz ve benzersiz anılar yaşatacak bir başkent!

Petit Sarayı
Petit Sarayı

Charles Girault’un tasarladığı Petit Palais günümüzde the City of Paris Museum of Fine Arts (Paris Güzel Sanatlar Müzesi) ne ev sahipliği yapmaktadır. Güncel sergi kısmı ikiye ayrılmaktadır: The Dutuit collection (Dutuit koleksiyonu) ve The Tuck collection (Tuck koleksiyonu). Dutuit kısmında Rönesans dönemine ait resimleri çizimler ve eşyalar mevcuttur. Tuck koleksiyonunda ise 18. yüzyıl mobilyaları ile Paris şehir resimleri vardır.

Place Des Vosges
Place Des Vosges

Marais’de yer alan Paris’in en eski meydanıdır. “Royal Palace” olarak bilinen meydan Henry IV tarafından yapılmış ve 1605 – 1612 arasında genişletilmiştir. Meydandaki Louis XIII heykeli 1639’da zarar görünce yerine bugün görebileceğiniz hali yapılmıştır.

Pompidou Meydanı
Pompidou Meydanı

Paris’in 4.Bölgesi’nde ve Marais yakınlarında bulunan Centre de Pompidou, yüksek teknolojik standartlarda hazırlanmış bir kültür-sanat merkezidir. İçerisinde kütüphane, müzik ve akustik araştırmalarının yapıldığı IRCAM ve Avrupa’nın en büyük Ulusal Modern Sanat Müzesi bulunan Pompidou Merkezi ismini 1969 yılından 1974’e kadar Fransa’ya Başbakanlık yapmış olan Georges Pompidou’dan almaktadır. Akılcı bir tasarımla inşası için ayrılan alanın yalnızca yarısını kullanarak merkezi tamamlayan Renzo Piano, geriye kalan alanın halka açık bir sanat merkezi olmasını amaçlamıştır. Borular ve yürüyen merdivenlerle zenginleştirilmiş iç mimarisi kadar etrafında icra edilen sokak sanatı da Pompidou Merkezi’nin ününü artıran faktörlerden biri olmuştur.

Pont Neuf
Pont Neuf

1607 yılında Kral Henry 4 tarafından açılan, 232 metre uzunluğu ve 22 metre genişliği ile Pont Neuf Sen Nehri üzerindeki en eski köprüdür. 

Ressamlar Tepesi
Ressamlar Tepesi

Montmartre bölgesinin kalbidir. Geçmişten günümüze gelen birçok dünyaca ünlü sanatçının Montmartre Tepesi üzerinde stüdyoları bulunmaktadır. Montmartre üzerinde çalışmış ressamlardan bazıları; Pablo Picasso, Salvador Dali, Claude Monet, Vincent van Gogh ve Amedeo Modigliani' dir.

Sacré-Cœur Bazilikasi
Sacré-Cœur Bazilikasi

Sacré-Cœur Bazilikası, Paris’in bohem yaşamıyla bilinen Montmartre Tepesi’nde bulunmaktadır. İnşasına 1875 yılında Paris Komünü ile Ateizmin yükselişe geçmesine bir tepki olarak başlanan bazilika ancak 1914 yılında tamamlanmış ve savaş sonrası ibadete açılmıştır. Hıristiyan Dünyası'nda oldukça önemli bir Hac merkezi olarak kabul edilen bazilikanın en önemli özelliği inşasında kullanılan ve içerisindeki kalsit oranı çok yüksek olan Château-Landon taşı sayesinde sürekli olarak beyaz kalması ve parıldamasıdır.

Sainte Chapelle
Sainte Chapelle

Louis IX tarafından Paris‘te inşa edilen yapının temel inşa amacı değerli dini hazineleri saklamaktır. Zamanında “cennete merdiven” olarak adlandırılan şapel bir mimari harikasıdır. 1241 yılında Paris’in merkezinde Louis IX tarafından kutsal bir şapel fikri ortaya atılmıştır. Değerli ve kutsal eşyaların muhafaza edilebilmesi için yapılan bu yerin planları Pierre de Montreuil’e aittir. Montreuil ayrıca Notre Dame’in bir kısmını planlamıştır. 1242’de temeli atılan Sainte Chapelle (Holy Chapel / Kutsal Chapel) altı yıl içerisinde tamamlanmıştır.

Stade De France
Stade De France

Paris'in merkezinden 9 km uzaklıktaki Saint-Denis şehrinde bulunan bir futbol stadyumudur. Stadın kapasitesi 80 bin kişiliktir. Yapımına 1995 yılında başlanıp, 28 Ocak 1998 tarihinde Fransa'nın İspanya'yı 1-0 yendiği maçla açılmıştır.

Tour Montparnasse
Tour Montparnasse

210 metre uzunluğundaki bir gökdelen olan Tour Montparnasse 1969 – 1972 yılları arasında inşa edilmiştir. 2011 yılında Tour First inşa edilene kadar Paris’teki en yüksek gökdelendi. 56. katında bir gözlem kulesi bulunur. Paris’i panoramik şekilde görebilen bu kuleden havanın açık olduğu günlerde 40 kilometrelik mesafe görülebilir.

Ulusal Doğal Tarih Müzesi
Ulusal Doğal Tarih Müzesi

Daha çok botanik bir bahçe görünümünde ve içeriğinde olan müze yaklaşık dört yüzyıldır halka açık olan Ulusal Doğal Tarih Müzesidir. Bilim ve doğanın keşfedilebileceği harika bir yerdir. Çarşamba günleri özel organizasyonların da yapıldığı müze rahatlamak ve bilimle, doğayla iç içe olmak için ideal bir yerdir.

Vendome Meydanı
Vendome Meydanı

Kral Louis XIV ve Sun King’in orduları şerefine 1702 yılında yapılmış olan meydan, Mimar Jules Hardouin Mansart’ın eseridir. Mansart, Versailles Palace’ın da mimarıdır. İşletme amaçlı inşa edilen meydan daha sonra finansal sorunlar nedeniyle maliye bakanına verilmiş ve halka açılmıştır. Sekizgen şekildeki meydan ilk Vendome Dükü’nün sarayının yakınında bulunmaktadır. İlk adı Place des Conquetes olan meydanın adı daha sonra Place de Vendome olarak değiştirilmiştir.

Versay Sarayı
Versay Sarayı

Versay Sarayı ve Bahçeleri, Fransa ve UNESCO Dünya Mirasları’nın göze çarpan mimari anıtlarındandır. XIII.Louis döneminde av köşkü olarak inşa edilmeye başlanan Versay Sarayı, XV.Louis Dönemi’nde tamamlanmıştır. Fransız Barok Mimarisi’nin son döneminde yapılmış en harika örneklerinden biridir. Saray bugün müze olarak kullanılmakta ve içerisinde kraliyet ailesine ait birçok eser sergilenmektedir. Mimarinin en göze çarpan özelliği ise içerisinde 1768 yılına kadar bir tane bile tuvalet bulunmamasıdır. Mimari öneminin yanı sıra Versailles Sarayı, Birinci Dünya Savaşı'nı resmi olarak bitiren Versay Antlaşması'nın imzalandığı yer olması açısından da önemlidir.



Nereye Gidilir?



Eiffel Kulesi
Dünyanın en ünlü turistik anıtlarından biri olan Eiffel Kulesi, ünlü Fransız Mimar Alexander Gustave Eiffel tarafından Uluslararası Fuar için tasarlanmış ve inşası 31 Mart 1889 yılında tamamlanmıştır. Yüksekliğine rağmen inşaatı sırasında sadece 1 işçi hayatını kaybetmiş ve yapımında 13.200 ton demir kullanılmıştır. Bugün Paris’in en güzel manzarasını izleyebileceğiniz Eiffel Kulesi’nde restoran ve dükkânlar da bulunmaktadır.

Champs-Élysées (Şanzelize Caddesi)
Hem Fransa’nın hem de Dünya’nın en lüks ve pahalı caddesi olarak adlandırılan Champs-Élysées, İmparatorluğun ikinci dönemi ile III.Cumhuriyet Dönemi’nin tipik özelliklerini yansıtmaktadır. Haussman Mimarisi’ne uygun olarak tasarlanmış olmakla birlikte Barok Mimarisi’nden de izler taşımaktadır. Geniş ve uzun cadde boyunca dünyanın en pahalı mağazaları, evleri, cafeleri ve sinemaları bulunmaktadır. Kendine has egzotik bir ortamı olan Champs-Élysées’nin ilginç bir özelliği ise caddenin her iki tarafında bulunan ağaçların dallarının, görüş alanını kapatmaması için düzenli olarak budanmasıdır. Büyük bir simetri ile yapılmış olan Champs-Élysées Caddesi ayrıca Bastille Günü’nde dev askeri geçitlere ev sahipliği yapmasıyla da adını duyurmuştur.

Musee du Louvre (Louvre Müzesi) 
Louvre Müzesi tarih boyunca Fransızların en önemli eserlerinden biri olmuştur. İlk inşası 13. Yüzyıl’da başlayan saray binası bir dönem bakanlık binası olarak da kullanılmış ve 1932 yılında son şeklini alarak müze olmuştur. New York Metropolitan ve St. Petersburg Hermitage Müzesi’nden sonra dünyanın en büyük üçüncü müzesi olan Louvre, içerisinde toplam 445,000 parça eser bulundurmaktadır. Bu eserlerin sadece 35,000 tanesi ziyaretçilere sergilenmektedir. Louvre Müzesi’nin en büyük popülerliği ise ünlü ressam Leonardo Da Vinci’nin tüm dünyaca bilinen Mona Lisa tablosuna ev sahipliği yapmasından gelmektedir. Müzeye giriş, her ayın ilk Pazar günü tüm ziyaretçilerine ve yıl boyunca güzel sanatlar öğrencilerine ücretsizdir.

Notre Dame Katedrali
Roma Katolik Mimarisi’nin en güzel temsilcilerinden biri olan Notre Dame Katedrali’nin inşasına 12. Yüzyıl’da başlanmasına rağmen, bina planının sürekli değişime uğraması sebebiyle ancak 14. Yüzyıl’da tamamlanabilmiştir. Gotik Mimari’nin en ünlü şaheserlerinden biri olan katedral İle de la Cite isimli adanın üzerinde yer almaktadır. Paris Piskoposu Maurice de Sully tarafından inşası için çevresindeki birçok ev yıktırılmış ve malzemelerin taşınması için yeni yollar açılmıştır. Notre Dame Katedrali bugün Paris’in sıfır noktası olarak kabul edilmiş ve tüm sokakların çıkış noktası katedrale göre tasarlanmıştır. 19.Yüzyıl’a gelindiğinde bakımsızlıktan dolayı yıkılması istenen katedralin kaderini ise ünlü yazar Victor Hugo belirlemiştir. Vakıflardan ve toplumdan destek almak için ünlü Notre Dame'ın Kamburu romanını yazmış ve oluşan kamuoyu sayesinde katedralin yıkılması yerine yenilenmesini sağlamıştır.

Arc de Triomphe (Zafer Takı)
Napolyon Bonapart’ın Austerlitz Savaşı‘nda alınan başarılar adına 1806 yılında inşası için emir verdiği Arc de Triomphe (Zafer Takı) ancak 1836 yılında tamamlanabilmiştir. Eiffel Kulesi’nden sonra Paris’in en güzel manzaralarından birini seyredebileceğiniz Zafer Takı’nın üzerinde Fransa için şehit düşmüş ya da gazi olmuş tüm askerlerin anısına 1923 yılından beri yanan bir meşale de bulunmaktadır. Bunun yanında Zafer Takı’nın etrafı birbirini kesen 11 ana caddeye açılmakta ve gökyüzünden bakıldığında bir yıldızı andırmaktadır. Bu yüzden Parisliler bu bölgeye Place de l’Etoile yani Yıldız Meydanı demektedirler. 

Versay Sarayı
Versay Sarayı ve Bahçeleri, Fransa ve UNESCO Dünya Mirasları’nın göze çarpan mimari anıtlarındandır. XIII.Louis döneminde av köşkü olarak inşa edilmeye başlanan Versay Sarayı, XV.Louis Dönemi’nde tamamlanmıştır. Fransız Barok Mimarisi’nin son döneminde yapılmış en harika örneklerinden biridir. Saray bugün müze olarak kullanılmakta ve içerisinde kraliyet ailesine ait birçok eser sergilenmektedir. Mimarinin en göze çarpan özelliği ise içerisinde 1768 yılına kadar bir tane bile tuvalet bulunmamasıdır. Mimari öneminin yanı sıra Versailles Sarayı, Birinci Dünya Savaşı'nı resmi olarak bitiren Versay Antlaşması'nın imzalandığı yer olması açısından da önemlidir.

Opera Garnier
III. Napolyon’un İtalyan Anarşistler tarafından kendisine düzenlenen suikasttan sağ kurtulmasıyla yaptırma kararı aldığı Opéra Garnier, 14 yılda inşa edilmiş ve 5 Ocak 1875’te hizmete açılmıştır. Paris’in en görkemli sanat eserlerinden biri olan opera binası hem iç süslemeleri hem de ihtişamlı dış cephesiyle göz doldurmaktadır. İsmini mimarı Charles Garnier’den alan bina Palais Garnier olarak da adlandırılmaktadır. İnşası için 20 milyon Frank harcanan opera binası Paris’in 9. Bölgesi’nde yer almaktadır. Bugün dünyanın en görkemli, önemli ve popüler opera binalarından biri olarak kabul edilen bu mimari harikasının 1979 kişilik seyirci kapasitesi bulunmaktadır.

Place de la Concorde (Concorde Meydanı)
Fransa Kralı XV.Louis’in kronik bir hastalığından kurtulmasının şerefine inşa edilen Concorde Meydanı, Fransa’nın Bordeaux kentindeki Quinconces Meydanı’ndan sonra en büyük ikinci meydanıdır. 18.Yüzyıl’da inşa edildiği zaman Fransız Devrimi’nin etkisiyle Özgürlük Meydanı olarak da anılan Concorde’da devrim sonrası birçok ünlü ismin idam törenleri de gerçekleştirilmiştir. Meydanın tam orta noktasında Mısır’daki Luxor kentinden hediye olarak gelen bir obelisk bulunmaktadır. Ayrıca Fransa’nın 7 önemli kentini temsilen yapılmış heykeller meydanı çevrelemektedir. Bu heykeller Bordeaux, Brest, Lille, Nantes, Rouen, Strasbourg ve Marseille kentlerini temsil ettiği gibi her bir heykelin yönü şehrin haritadaki konumuna göre ayarlanmıştır.

Sacré-Cœur Bazilikası
Sacré-Cœur Bazilikası, Paris’in bohem yaşamıyla bilinen Montmartre Tepesi’nde bulunmaktadır. İnşasına 1875 yılında Paris Komünü ile Ateizmin yükselişe geçmesine bir tepki olarak başlanan bazilika ancak 1914 yılında tamamlanmış ve savaş sonrası ibadete açılmıştır. Hıristiyan Dünyası'nda oldukça önemli bir Hac merkezi olarak kabul edilen bazilikanın en önemli özelliği inşasında kullanılan ve içerisindeki kalsit oranı çok yüksek olan Château-Landon taşı sayesinde sürekli olarak beyaz kalması ve parıldamasıdır.

Centre de Pompidou (Pompidou Merkezi)
Paris’in 4.Bölgesi’nde ve Marais yakınlarında bulunan Centre de Pompidou, yüksek teknolojik standartlarda hazırlanmış bir kültür-sanat merkezidir. İçerisinde kütüphane, müzik ve akustik araştırmalarının yapıldığı IRCAM ve Avrupa’nın en büyük Ulusal Modern Sanat Müzesi bulunan Pompidou Merkezi ismini 1969 yılından 1974’e kadar Fransa’ya Başbakanlık yapmış olan Georges Pompidou’dan almaktadır. Akılcı bir tasarımla inşası için ayrılan alanın yalnızca yarısını kullanarak merkezi tamamlayan Renzo Piano, geriye kalan alanın halka açık bir sanat merkezi olmasını amaçlamıştır. Borular ve yürüyen merdivenlerle zenginleştirilmiş iç mimarisi kadar etrafında icra edilen sokak sanatı da Pompidou Merkezi’nin ününü artıran faktörlerden biri olmuştur.

 



Ne Yapılır?



  • Saint Martin Kanalı’nda tekne turu yapın.
  • Montmartre Tepesi’nin eşsiz manzarasını seyredin.
  • La Vallee Outlet Center’da alışverişin keyfine varın.
  • Moulin Rouge, Lido Show ya da Crazy Horse kabare gösterilerini izleyin.
  • Berthillon dondurmalarını tadın.
  • Rue Oberkampftaki hip cafe'leri, restoranları ve butikleri keşfedin.
  • Seine Nehri üzerinde romantik bir akşam yemeği yiyin.
  • Latin Quartier’deki gurme dükkanlarında satılan şaraplardan tadın.
  • Port de Clingancourt’ta haftasonu kurulan bitpazarını gezin.
  • Paris’in gizli kalmış köşesi ve ünlüler mezarlığı olarak bilinen Père Lachaise’e gidin.



Ne Alınır?



Alışveriş ve moda denildiği zaman akla ilk gelen kentlerden biri de Paris’tir. Öyle ki butik ve haute couture gibi moda dağarcığımızı geliştiren kavramları Paris’in moda kültürü sayesinde öğrenmişizdir. Her türlü isteğe, tarza ve bütçeye göre sayamayacağınız kadar çok mağaza bulacağınız şehirde alışveriş için en uygun yerler Boulevard Haussmann, Marais, Champs-Elysées Caddesi, Rue de Rivoli ve La Vallee Outlet Center’dır. Giyimin yanında kozmetiğin ve gurme tatların da merkezlerinden olan Paris’te aklınıza gelecek her türlü parfüm, şarap, çikolata ve peynir çeşidini satın alabilirsiniz.

Beau Travail
Parisli iki tasarımcının 2005 yılında açtığı mağazada Paris’teki diğer özel tasarım butiklerine göre çok uygun fiyata alışveriş yapabilirsiniz. Ortalama 28- 68 € gibi bir ücrete şık bir çanta ya da bluz alabilirsiniz.
Adres: 67 rue de la Mare, 20e, Paris

Cartier
Ülkenin en kaliteli mücevherinin ve pırlantalarının yanında değerli taşlarla bezenmiş göz alıcı saatler de bulabileceğiniz Cartier, aksesuar alışverişi için Paris’in en önemli merkezlerinden biridir.
Adres: 13 Rue de la Paix, 75002 Paris, Fransa
Tel:+33 1 58 18 23 00

Galeries Lafayette
Fransa’nın zincir alışveriş merkezlerinden olan Lafayette, Haussman Bulvarı’ndaki on katlı binasında birbirinden şık ve lüks markaların mağazalarına ev sahipliği yapmaktadır.
Adres: 9e arrondissement, Haussman Bulvarı, no: 40, Paris
Tel: 09 69 39 75 75

Printemps Paris
Paris’in alışveriş kültüründe önemli bir geçmişi olan Printemps Paris, tarihi binası içerisinde onlarca ünlü markanın mağazasını bulundurmakta ve Paris’in sokak modasının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
Adres: 64 Boulevard Haussmann, 75009 Paris, Fransa
Tel: +33 1 42 82 58 84 ‎

Monoprix
Moda, aksesuar, şarap ve hediyelik eşyaya kadar aklınıza gelecek her şeyin bulunduğu Monoprix’in büyük indirimleri sayesinde alışverişin keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz. Şehrin en merkezi caddesi Champs Élysées’de bulunan bu mağazaya mutlaka uğramalısınız.
Adres: 52 Avenue des Champs Élysées, 75008 Paris, Fransa
Tel: +33 1 53 77 65 65

Marché Saint-Germain
Birbirinden farklı tasarımların bulunduğu yirmiden fazla butiğin bir arada bulunduğu Marché Saint-Germain, stil sahibi olmayı önemseyenler ve modayı yakından takip edenler için şehrin can alıcı alışveriş noktalarından biridir.
Adres: Marché Saint-Germain, 14, rue Lobineau - 75006 Paris
Tel: 01 43 26 01 44 
 



Ne Yenir?



Sadece Parisliler için değil tüm Fransızlar için yemek ve içki ülkenin en ön plana çıkan ve bilindik kültürlerinden biridir. Her bir yemeğe tadından sunumuna kadar çok büyük bir özen gösterilmektedir. Et yemeklerinin hâkim olduğu Fransız Mutfağı’nda şarabın yeri apayrıdır. Bunun yanında salyangoz, soğan çorbası ve midye ile hazırlanan mezeler de çok tüketilen gıdalardandır. Gün içerisindeki öğünler daha çok sandviç ve atıştırmalıklarla geçiştirilse de akşam yemeği başlı başına bir şölen olabilmektedir. Her bütçeye ve damak zevkine hitap eden restoran, cafe ve restoran-barlara şehrin her cadde ve sokağında rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Dünyanın en itibarlı mutfağını deneyimlemeye, Seine Nehri üzerindeki teknelerde bir akşam yemeği yiyerek başlayabilirsiniz!

La Durée
Makaron, çikolata, pasta ve kek… Aklınızı başından alacak tatlar sunan La Durée, Champs Élysées Caddesi’nde gezerken mola verebileceğiniz harika bir cafedir. Dilerseniz şirin kutulara konulmuş makaronlardan sevdiklerinize hediye olarak alabilirsiniz.
Adres: 75 Avenue des Champs Élysées, 75008 Paris, Fransa
Tel: +33 1 40 75 08 75 ‎

L'Atelier Maitre Albert
Şef Emmanuel Monsallier’in mutfağından harika seçkiler yiyebileceğiniz bu restoranda et yemekleri kömürle ısıtılan bir çeşit düzenek eşliğinde pişirilmektedir. Şarap ve içki barının da geniş bir menüsü bulunmaktadır. Lezzetli bir akşam yemeği için tercih edebilirsiniz.
Adres: 1, rue Maître Albert 75005, Paris
Tel: +33 01 56 81 30 01

Le Grand Bistro de Breteuil
1975’ten bu yana Paris’in en iyi lezzet noktalarından olan restoranda şıklığın ve zarafetin her halini bulabilirsiniz. Klasik ve modern Fransız Mutfağı’ndan lezzetler tadabileceğiniz mekânın şarapları da denemeye değerdir.
Adres: 3 Avenue de Breteuil, 75007 Paris
Telefon:+33 1 45 67 07 27

Caviar Kaspia
Bir sarayın yemek salonunda ağırlanıyormuşsunuz hissini yaşatan dekorasyonu, Fransız Mutfağı’nın önemli bir kısmını oluşturan lezzetli deniz mahsullü yemekleri eşliğinde binlerce çeşit şarabı ile Paris’in gastronomi merkezlerinden biridir.
Adres: 16 Rue de l'Arcade, 75008 Paris
Tel:+33 1 42 65 66 35

Cafe de Flore
Paris’in entelektüelleri, yazar ve şairlerinin uğrak mekânlarından olan Cafe de Flore, bugün hala Simon de Beauvior ve John Paul Sartre’nin zamanındaki canlılığını korumaya devam etmektedir. Bir Paris klasiği olan bu cafeye mutlaka uğrayın.
Adres: 172 Boulevard Saint-Germain, 75006 Paris, Fransa
Tel:+33 1 45 48 55 26

Paris Main d'Or
Korsika Adası’nın yerel yemekleriyle klasik Fransız Mutfağı’nın harmanlandığı bu restoranın likörleri ve deniz ürünleriyle yapılan çorbaları da denemeye değer.
Adres: 133 Rue du Faubourg Saint-Antoine, 75011 Paris, Fransa
Tel:+33 1 44 68 04 68
 



Ne Zaman Gidilir?



Her yıl ortalama 27 milyon turisti ağırlayan Paris, dünyanın en çok ziyaret edilen şehri ünvanını da elinde bulunduruyor. Yılın her döneminde sokaklarını süsleyen turist gruplarını görmenin mümkün olduğu bu metropolu ziyaret etmek için en ideal zaman ise kuşkusuz ki bahar ayları… İlkbahar aylarında yeşermeye başlayan Tuileries Parkı’nda keyifli bir güneş banyosu mu? Yoksa sonbahar aylarında bahçesini sapsarı yapraklarının süslediği Luxembourg Parkı’nda romantik bir Paris atmosferi mi? Tercih sizin…



Eğlence ve Gece Hayatı



Paris gecelerine her zaman ışıltı ve görkem hâkim olmuştur. Rengârenk kostümlerden oluşan yüzyıllık kabare geleneği, tiyatrodan operaya uzanan geniş programları ve erotik dans gösterileri Paris gecelerine damgasını vurmuş eğlence anlayışlarındandır. Champs-Elysées Caddesi daha lüks ve görkemli mekânların bulunduğu alandır. Bu civardaki restoran, bar ya da kulüpler giyim ve kuşama özen gösterirken şehrin daha bohem kısımlarında bu tür ayrıntılara dikkat edilmemektedir. Eğer caz dinleyip rahatça eğlenmek istiyorsanız Rue Mouffetard, Quartier Latin ve St-Germain-des-Prés bölgelerini tercih edebilirsiniz.  

Hard Rock Cafe Paris
Bir popüler kültür müzesini andıran Hard Rock Cafe, modern dekorasyonu, kaliteli müzik listeleri ve geniş içki menüsüyle Paris’in gece hayatında önemli merkezlerdendir.
Adres: 14, boulevard Montmartre,75009 Paris
Tel: +331 53 24 60 00

Bob Cool
Sıcak atmosferi ve esprili dekoruyla daha girişinden itibaren yüzünüzü gülümseten Bob Cool'un fresh kokteylleri ve güler yüzlü personeli sayesinde eğlenceli bir akşam geçirebilirsiniz. Modern ve klasik eşyalarla tasarlanmış barında birbirinden farklı içkileri deneyebilirsiniz.
Adres: 15 Rue des Grands Augustins 75006 Paris
Tel: +33 1 46 33 33 77

La Salle Wagram
1500 kişi kapasiteli dans pisti ile bir saray salonunu andıran Le Salle Wagram, sabahın ilk saatlerine kadar dans etmeyi sevenler için ideal bir mekândır. Farklı türdeki müzik listeleri ve lazer ışıklı gösterileri ile tarih ve modern eğlence kültürü harmanlanmaktadır.
Adres: 39-41 Avenue de Wagram, 75017 Paris
Tel:+33 1 58 05 56 05

New Morning
Caz, blues ve funk müzik severler için Paris'in son dönemde açılan en gözde mekânlarından olan New Morning, caz ve etnik müziğin harmanlandığı canlı konserleriyle de dikkat çeken bir bardır. Müzik, şarap ve eğlence dolu bir gece geçirmek isteyenler tercih edebilir.
Adres: 7-9 rue des Petites Ecuries 10e, Paris
Tel: +33 1 45 23 51 41
 
Le Cabaret Sauvage
Alıştığınız gece kulübü havasından çok farklı bir mekâna sahip olan Le Cabaret Sauvage, içerisine lazer ışıklar yerleştirilmiş bir dans pistidir. Çeşitli dünya müziğinin yanında tekno, elektronik ve drum bass tarzı müziklere de yer verilmektedir.
Adres: 59 boulevard Macdonald,19e Paris
Tel: +33 1 42 09 03 09
 



Festival ve Etkinlik



Mart&Mayıs Ayı Etkinlikleri

Uluslararası Paris Maratonu
Bisiklet tutkunları için özel bir önemi olan Uluslararası Paris Maratonu her yıl
iki aşamalı olmak üzere Paris’te düzenlenmektedir. Maratonun birinci etabı Mart ayının başlarında ikinci etabı ise genellikle Nisan ayının ilk Pazar günü Champs-Élysées Meydanı’nda başlamaktadır. 8.Bölge'de başlayan maraton 16.Bölge'de sona ermektedir. Maraton ağı ve katılım şartları için www.parismarathon.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Banlieues Blues Festivali
Banlieues Blues, Paris’in Seine/Saint-Denis kasabasının on yedi farklı bölgesinde yapılan geleneksel bir müzik festivalidir. 1990 yılından bugüne her yıl bahar aylarında beş haftalığına düzenlenen bu etkinlik dünyanın çeşitli bölgelerinden katılan birçok müzik grubuna ev sahipliği yapmaktadır. Genel anlamda Caz ve Blues üzerine olan etkinlik uluslararası alanda büyük bir itibara sahiptir. Fransa Kültür Bakanlığı tarafından ekonomik olarak desteklenen festival özellikle gençler arasında çok rağbet gören bir etkinliktir. Festivale katılarak temel müzik eğitimi alabilir, müzik aracılığıyla farkındalık yaratılmaya çalışılan toplantılara katılabilirsiniz. Festival hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için topluluğun www.banlieuesblues.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

Paris Film Festivali (Printemps Du Cinéma)
Her yıl 21 Mart’a yakın bir tarihte gerçekleşen Paris Film Festivali, sinemaseverlere üç gün boyunca film şöleni yaşatıyor. 3,50€ gibi bir ücretle giriş yapabileceğiniz festivalde size kalan tek şey film seçiminizi yapmanız. www.printempsducinema.com

Foire du Tröne
Paris’te her yıl 10 hektarlık bir alana kurulan ve 350’den fazla farklı lunapark eğlencesinin bulunduğu bu etkinlik Mart ayının sonlarında başlıyor ve 8 hafta kadar sürüp Mayıs ortasında sonlanıyor. Metro ile Porte Doreé istasyonuna ulaşarak katılabileceğiniz bu etkinlik ile Paris’te eğlenceli bir bahar günü geçirebilir hemen ardından bölgede bulunan göçmen tarihi müzesi Palais de La Porte Doreé’yi ziyaret edebilirsiniz.

Paris Fuarı (Foire de Paris)
Porte de Versailles’de bulunan Parc des Expositions fuar alanında düzenlenen etkinlik bir modern yaşam fuarıdır. Foire de Paris’de el sanatlarından, küçük ev aletlerine, yemek ve şarap gibi hayat tarzını kaliteleştirecek birçok yenilik bulunuyor. Metro ile 15.Bölge'de bulunan Porte de Versailles durağına ulaşarak her yıl Nisan sonu kurulup Mayıs başına kadar süren bu fuara katılabilir, evinizin dekorasyonu için ilginç parçalar bulabilirsiniz.

Fransa Açık  Tenis Turnuvası (Rolland Garros)
Tenis tutkunlarının iyi bildiği gibi teniste 4 büyük turnuva vardır. Bu dört büyük turnuvanın toprak kortlu maçları ise Fransa’da yapılmaktadır. Işıltılı bir bahar havasında spor tutkunları için ideal bir Paris gününde Fransa Uluslararası Tenis Turnuvası çok farklı bir deneyim olabilir. Turnuva mayıs ayı sonunda başlayıp haziran ayının ortalarına kadar devam etmektedir. Rolland Garros Stadı’nda gerçekleşen etkinliğe katılmak için 16.Bölge'de bulunan Porte d’Auteil Metro İstasyonu'na ulaşmanız yeterli. Etkinlik detayları ve turnuva dâhilindeki maçların saatleri gibi bilgileri edinmek için www.rollandgarros.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
 
Müze Gecesi
Her yıl mayıs ayı ortalarında bir defaya mahsus olmak üzere cumartesi gecesi Paris’te bulunan temel müzelerin kapıları 18.00’den sonra ziyaretçilere açılmaktadır. Gece geç saatlere kadar açık olan müzelerde farklı etkinlikler de düzenlemektedir. Eğer “Müzede Bir Gece” filmini izleyip “sanırım müzede bir gece geçirmek gerçekten eğlenceli olurdu” diye düşünenlerdenseniz bu etkinlik iyi bir fikir olabilir. Daha ayrıntılı bilgi için etkinliğin resmi sayfasını www.nuitdesmusees.culture.fr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Güzel Sanatlar Atölyesi
Eğer Paris kelimesinin eş anlamlarını içeren bir sözlük yazılsaydı güzel sanatlar muhakkak ki ilk sıralarda yerini alırdı. Yirmi yıldan beri her yıl mayıs ayının ortalarında 200’den fazla Parisli ressam, heykeltıraş ve artist 10.Bölge'de bulunan stüdyolarının kapılarını dört günlüğüne ziyaretçilerine açarlar. Pazartesi'den Cuma’ya
sürecek olan atölyeye katılmak isterseniz www.ateliers-artistes-belleville.org adresinden etkinlikler hakkında daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. 10.Bölge'de bulunan stüdyolara ise yine metroyu kullanarak Belleville İstasyonu’na giderek ulaşabilirsiniz.
 
Haziran&Ağustos Ayı Etkinlikleri

Saint Germain Fuarı
Konserler ve tiyatro gösterilerinden oluşan Saint Germain Fuarı, her yıl haziran başından temmuz sonuna kadar St-Sulpice’de gerçekleştirilmektedir. Paris’in en eski fuarlarından olan bu etkinlik uzun yıllardan beri zengin ve disiplinle hazırlanmış birçok sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Ortaçağ’dan beri çeşitli nedenlerle faaliyet göstermesi engellenmeye çalışılan fuar, her seferinde kendini Anka Kuşu misali yeniden yaratmıştır. St.Germain 6.Bölge'de yer alan fuar farklı kesimlerden müzik ve tiyatro severleri bir araya getiriyor. Etkinlik programları ve fuar hakkında daha detaylı bilgiyi ise www.foiresaintgermain.org adresinde bulabilirsiniz.

Féte de la Musique
Ulusal bir müzik festivali olan Feté De La Musique, caz, reggae ve klasik müzik gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren grupların katılımıyla her yıl 21 Haziran’da başlamaktadır. Festivale katılan gruplar Midsummer’s Night isimli gösterilerle şehrin her noktasında gösteriler düzenleyerek Parislilere müzik şöleni yaşatmaktadır. Sıcak yaz günlerinde Paris’e gidecekler için ideal olan bu festival hakkında daha detaylı bilgi almak ve programları öğrenmek isteyenler için festivalin resmi sitesi: www.fetedelamusique.fr
 
Tour De France (Fransa Bisiklet Turu)
1975 yılından itibaren Paris için bir klasik haline gelen Tour de France, 21 aşamalı ve 3500 km uzunluğundaki bisiklet yarışlarından oluşur. Her yıl haziran ayının üçüncü ya da dördüncü pazarı, bu uzun soluklu maratonun finali Champs- Élysées’de gerçekleşir. Maratonu izlemek ve katılımcılar hakkında bilgi edinmek isteyenler için www.letour.fr isimli resmi bir web sitesi bulunmaktadır.

La Goutte D’or En Féte
Bir hafta boyunca reggae, rap ve rai (Cezayirlilerin yarısını Arapça yarısını Fransızcadan oluşturdukları bir etnik müzik tarzı) tarzında konserlerden oluşan bu müzik festivali 18.Bölge'de bulunan Léon Meydanı’nda gerçekleşmektedir. Barbés Rochechouart ya da Chateau Rouge metro istasyonlarını kullanarak ulaşabileceğiniz festival her yıl haziran aylarının sonlarında başlamakta ve temmuz ayına kadar sürmektedir. Paris’i farklı müzik tarzlarıyla yaşamak için iyi bir seçenek olabilecek bu festival hakkında daha ayrıntılı bilgi için www.gouttedorenfete.org adresini ziyaret edebilirsiniz.
 
Paris Sinema Festivali
Her yıl Temmuz ayının ilk yarısında gerçekleştirilen Paris Sinema Festivali’nin içeriği diğer birçok film festivalinden farklıdır. Ünlü ve nadir bulunan filmlerden seçilmiş sahnelerin restore edilerek yeniden izleyici karşısına çıkarıldığı bu festival ile Paris tatilinizi daha unutulmaz yapmak elinizde! Festival filmleri ve programları hakkında daha ayrıntılı bilgiyi www.pariscinema.org adresinden bulabilirsiniz.

14 Temmuz Bastille Günü
14 Temmuz Fransızlar için ulusal bir gün olması sebebiyle çok önemli bir yere sahiptir. 13 Temmuz gece yarısı başlayan etkinlikler “bals des sapeurs-pompiers” dans gösterileri ile başlamaktadır. Fransızlar tarafından ulusal sembol olarak kabul edilen itfaiyecilerin sponsorluğunda hazırlanan gösteriler sabah saatlerinde askeri grupların katılımıyla Champs- Élysées’de devam eder. Ulusal kutlamalar itfaiyecilerin helikopterli hava gösterileriyle akşam saatine kadar coşkulu bir şekilde gerçekleşir. Etkinlikler gece saat 23.00’da 7.Bölge'de bulunan Champs de Mars’taki havai fişek gösterileriyle daha da renklenmektedir.

Paris Caz Festivali
Yaz ayları Parisliler için adeta bir açık hava konseri demetinden oluşur. Haziran ve temmuz aylarında her hafta sonu öğleden sonra ücretsiz konserlerden oluşan festival, Parc Floral de Paris’de gerçekleşmektedir. Chateau de Vincennes metro istasyonundan konser alanlarına rahatlıkla ulaşabilir ve müziğin keyfini çıkarabilirsiniz.

Paris Plajı
İlk kez 2002 yılında “Paris Plajları” ismiyle başlatılan etkinlik tüm dünyada şehir eğlence kültürünün yeniden yapılanması için ilham verici bir gelişme olmuştur. Temmuz ayında çalışmalarına başlanan Paris Plajı, üç liman bölgesinin kum ve çakıl taşlarıyla doldurularak yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulmuştur. Plaj, şezlonglar ve palmiye ağaçları ile doldurulup yaz aylarında da çalışan Parislilere hafta sonu için yeni bir eğlence alternatifi olmuştur. 3 km uzunluğunda olan plaj Pont de Sully, Tuileries ve Parc de Bercy’yi kapamaktadır. Plajlar sabah saat 8.00’den itibaren gece yarısına kadar hizmet vermektedir.
 
 Eylül&Ekim Ayı Etkinlikleri

Jazz A La Villette
Yaz aylarının hareketliliği yerini sonbahar yapraklarının kapladığı Paris sokaklarına bıraksa bile Paris’te müziğin sesi hiç kısılmaz. Her yıl eylül ayının 10 gününü kapsayan Jazz A La Villette müzik festivali Cité de la Musique bölgesinde yer alan Parc de la Villette ve civardaki barlarda gerçekleşen caz konserleriyle Parislilere keyifli bir ambiyans yaratır. Romantik bir sonbahar ve müzik dolu bir Paris için festivalin www.villette.com internet adresini ziyaret edebilirsiniz.

Festival D’Automne (Sonbahar Festivali)
Resim, müzik, dans ve tiyatro severlerin buluşma yeri olan Festival D’Automne, Eylül ayı ortalarında başlayıp Aralık ayına kadar sürmektedir. Müzeler, anıtlar ve Paris Sokakları’nı ziyaret etmenin getirdiği tatlı yorgunluğu zevkli sanatsal etkinliklerle gidermek isteyenler için bu etkinlik güzel bir seçenek olabilir. Festival hakkında daha detaylı bilgi için www.festival-automne.com adresini inceleyebilirsiniz.

Avrupa Mirası Günleri
Tüm Avrupa’da olduğu gibi Paris’te de her yıl eylül ayının üçüncü haftası elçilik, bakanlıklar ve onlarla koordineli çalışan birimlerin kapıları ziyaretçilere açılmaktadır. Hatta bu etkinlik dâhilinde Palais du l'Elysée’yi de gezebilirsiniz. Avrupa tarihi ve kültürünü yakından tanıma fırsatı bulabileceğiniz Avrupa Mirası Günleri hakkında bilgi edinebileceğiniz internet adresi : www.journeesdupatrimoine.culture.fr
 



Strasbourg Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Strasbourg Şehir Merkezi
Strasbourg Şehir Merkezi

 



Münih Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Munih Şehir Merkezi
Munih Şehir Merkezi

Bavyera eyaletinin başkenti olan Münih, Almanyanın en büyük üçüncü kentidir. Birası, tarihi yapıları, büyük meydanları ile her dönem turistlerin gezi listelerinin en üst sıralarında yer alır.



Nereye Gidilir?



  • Karl Platz
  • Fraunkirche
  • Belediye Binası
  • Dachau Toplama Kampı
  • Türk Caddesi
  • Marien Platz
  • BMW Müzesi
  • İngiliz Bahçesi
  • Nymphenburg Sarayı



Ne Yapılır?



  • Frankfurt’taki Haptwache’de alışverişe çıkın
  • Apfelwein isimli elmalı içkiyi tadın
  • Münih’in en ışıltılı caddesi Maximilianstrasse’yi ve Viktialienmarkt Pazarı’nı keşfedin.
  • Dünyaca ünlü alman biraları ve sosislerinin çeşitlerini mutlaka deneyin



Ne Alınır?



Avrupa’nın en canlı kentlerinden biri olan Münih, tarihi eserleri ve müzeleri kadar alışveriş imkânları ile de oldukça önemli bir şehirdir. Münih’te alışveriş denildiğinde akla ilk gelen yerler Kaufinger ve Maximilan Caddeleri’dir. Özellikle lüks mağazaları ile sosyetenin uğrak mekânlarından olan Maximilan Caddesi’nde alışveriş yapmasanız dahi ışıltılı vitrinleri ve hareketli şehir yaşamını görmek için de dolaşabilirsiniz. Kaufinger Caddesi’nde ise Almanların ünlü mağaza zincirlerinden olan Kaufhof ve Himmer departman mağazalarında çok güzel ürünler bulabilirsiniz. Hediyelik eşya, yiyecek, taze meyveler ve şarap gibi gastronomi alışverişleriniz içinse 19. Yüzyıl’dan bu yana şehrin en klasikleşmiş pazarı olan Viktualienmarkt’a uğrayabilirsiniz. Viktualienmarkt aynı zamanda dünyaca ünlü bira festivali olan Oktoberfest’e ev sahipliği yapmasıyla da ün kazanmıştır.



Ne Yenir?



Almanya’da yeme ve içme konusunda birçok seçeneğiniz bulunmaktadır. Hem geleneksel Alman Mutfağı, Bavyera spesiyalleri hem de başta Fransız, İtalyan ve Çin yemekleri olmak üzere birçok dünya mutfağından lezzetli örnekler bulabilirsiniz. Yeni tatlarla arası iyi olmayanlar için ise neredeyse her semtte Türk Mutfağı’ndan örnekler sunan fast food dükkânları bulunmaktadır. Alman Mutfağı’nın en ön plana çıkan lezzetleri patates kızartması ve wurts adı verilen sucuklar ve biradır. Münih’te dönercilerin yanı sıra Bavyera Mutfağı ön plana çıkmaktadır. Spatzle, soğanlı rosto, Bretzel ismi verilen geleneksel çörek, hamur ve karaciğerden hazırlanan bir tür çorba olan Leberknödelsuppe ve Knödel isimli patates yemeği tadabileceğiniz lezzetler arasındadır. Yemek yemek için şehrin her yerinde restoran ve kafeleri kolaylıkla bulabilirsiniz. Özellikle tarihi mekânlara yakın olarak Marienplatz’ı ve Freihneit Bölgesi’ndeki mekânları tercih edebilirsiniz.
 



Ne Zaman Gidilir?



Münih'de sene boyunca bir çok festival ve kültürel aktiviteler gerçekleştiğinden seyahat etmek için her mevsim uygun olsa da en ideal dönem mayıs - ekim arası aylarıdır.



Eğlence ve Gece Hayatı



Almanya gece hayatı, ülkenin her kentinde gece hayatının farklı bir yönü gelişmiş olup disko ve gece kulüplerinde danstan tiyatro ve operaya kadar geniş bir eğlence kültürü bulunmaktadır. Münih gece hayatı özellikle yaz aylarında hareketlenmektedir. Kunstpark Ost ve şehrin ünlü Maximilan Caddesi’nde bulunan gece kulüplerinde çeşitli Alman biralarını deneyebilir, dans edebilir ya da birbirinden yetenekli sokak müzisyenlerinin parçaları eşliğinde şehrin sokaklarını gezebilirsiniz. Bunun yanında Münih Avrupa’nın kültür ve sanat etkinlikleri açısından en gelişmiş kentlerinden biridir. Seyahatinizden önce yapacağınız rezervasyonlarla şehir opera ve tiyatrolarında bir gösteri izleyerek farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz.



Festival ve Etkinlik



  • Münih Bira festivali (oktoberfest) – (17 Eylül – 3 Ekim)
  • Winter Tollwood Festivali – (27 kasım)
  • Sommerfest Olympiapark  (ağustos)
  • Isarinselfest (31 ağustos – 2 eylül)
  • Theatron müzik festivali  (28 temmuz – 21 ağustos)
  • Magdalenenfest  (14 – 22 temmuz)
  • Münih Opera Festivali (haziran sonu -  temmuz başı)
  • Stadtgrüdungs Festivali (haziran)
  • Münih film festivali (haziran)
  • Starkbierzeit Festivali  (Strong Beer Festivali, 9 mart – 25 mart)



Prag Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Astronomik Saat
Astronomik Saat

Prag’ın simgelerinden biri haline gelmiş olan Astronomik Saat, şehri ziyaret edenlerin en çok dikkatini çeken eserlerden biridir. 15 Yüzyıl’da inşa edilen saat aynı zamanda dünyanın en eski ve hala çalışan ilk saatidir. Prag’ın tarihi şehir meydanında bulunan saatin etrafına aziz ve iskelet figürleri ile dini konular tasvir edilmiştir. Örneğin saat çevresindeki iskelet figürü, ölümü simgeler ve her saat başı görünerek insana her an ölebileceği anlatılmak istenmiştir. Saatin alt kısmında bulunan çember kısımda ise bir takvim bulunmaktadır. Ve bu takvimin figürleri de oldukça dikkat çekicidir.

Charles Köprüsü
Charles Köprüsü

Prag’ın simgesi haline gelmiş ve Vlata Nehri üzerinde kurulmuş olan Charles Köprüsü, üzerindeki 40’tan fazla heykel ile gerçek bir sanat eseridir. Günün her saati harika manzaralar sunan köprüden özellikle geceleri ışıklı şehir silüetini izlemek benzersiz bir deneyimdir. 12. Yüzyıl’da inşasına başlanan Charles Köprüsü dönemin astronomi biliminden de oldukça yararlanılarak yapılmıştır. Anlatılanlara göre köprünün mimarı Otto, eserinin her bir evresini astronomik devinimlere göre inşa etmiştir.

Dans Eden Ev
Dans Eden Ev

Hollandalı bir firma tarafından 1996 yılında mimar Frank Gehry’e inşa ettirilen bina esasen 19. Yüzyıl’da neo-rönesans tarzında inşa edilmiş ancak savaşta zarar görmüş bir binanın replikasıdır. Binanın eklektik mimarisi sayesinde hareket ediyor imajını oluşturmasıyla esere dans eden ev ismi takılmıştır. Prag’ın klasik görünümüne tezat oluşturan bir yapısı olsa da özellikle turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yapıdır.

Mala Strana Bölgesi
Mala Strana Bölgesi

Türkçesini “Küçük Semt” olarak ifade edebileceğimiz Mala Strana, Prag şehrinin en eski ve tarihi yerleşim yerlerinden biridir. Vlata Nehri’nin sol tarafında kalan bu mahalle, Ortaçağ’dan bu yana Alman Kültürü’nden oldukça etkilenmiştir. 13. Yüzyıl’da Bohemya Kralı II. Ottor tarafından Prag Kalesi’nin etrafına Alman zanaatkâr ve tüccarların ikamet edebilmesi için inşa ettirilmiştir. Bu semtte tarihi evler, şehir kapıları ve geniş alanlar bulunmaktadır. 

Prag Kalesi
Prag Kalesi

Prag Kalesi inşasına ilk kez 870 yılında başlanan ve yüzyıllar boyunca kale kompleksi içine eklenen saray, kilise, bahçe ve meydanlarla bugün dünyanın en büyük kalesi haline gelmiş muhteşem bir yapıdır. 70.000 metrekarelik dev bir alana kurulan kale bu özelliği ile ismini Guinnes Rekorlar Kitabı’na da yazdırmıştır. Mimari özellikleri ile neredeyse Avrupa’nın her sanat tarzını yansıtan kale kompleksindeki yapılarda barok, gotik ve romanesk mimarisinden örneklerle doludur. Kale içerisinde birçok müze, harika düzenlenmiş bahçe ve geniş meydanlar bulabilirsiniz.

Prag Şehir Merkezi
Prag Şehir Merkezi

Avrupa’nın en iyi korunmuş şehirlerinden olan Prag, bu özelliğini 2. Dünya Savaşı’nda hiç zarar görmemesine borçlu. Hitler bile bu güzel şehre kıyamamıştır ve bombalamamıştır. Prag, katedralleri, sivri kuleleri, köprüleri ve tarih kokan sokaklarıyla her sahnesinden ayrı bir kartpostal çıkaracak güzellikte bir şehirdir.

Sedlec Ossuary Katedrali
Sedlec Ossuary Katedrali

Sedlec Ossuary, Çek Cumhuriyeti’nde bir banliyö olan ve 1995 yılında UNESCO koruması altına alınan Kutna Hora’da yer alan bir şapeldir. Azizler Mezarlığı’nın içerisinde yer alan yapıyı diğer kilise yapılarından ayıran yönü, bina dekorasyonunun tamamının gerçek insan kafatasından yapılmış olmasıdır. Ortalama 40.000 ile 70.000 bin insana ait kafatasının bulunduğu şapel, ölüm ve şeytan tasviri açısından oldukça başarılı bir mimari eser olup birçok romana da esin kaynağı olmuştur. Binanın dekorasyonunda kullanılan bu kemiklerin akıbeti üzerine birçok efsane bulunmaktadır. Yaygın inanış ise zamanında Kudüs’ten getirilen kutsal toprağın kilise üzerine serpilmesiyle birçok zengin ve soylu insan cennete gidebilmek için buraya gömülmek istemiştir. Ortaçağ’daki veba salgınına bağlı olarak artan ölümlerle de mezarlıkta zamanla gömülecek alan kalmamış ve fazla kemikler kilisenin dekorasyonunda kullanılmıştır.

Strahov Manastırı
Strahov Manastırı

12. Yüzyıl’ın ortalarında Prag Başpiskoposu John ve Dük Vladislav tarafından inşa ettirilen Strahov Manastırı, romanesk mimarinin izlerini hissedebileceğiniz ve Prag’ın hoş bir tepesinde harika manzarası olan bir mimari yapıdır. Şehirdeki en eski ikinci dini yapı olan Strahov Manastırı’nın teoloji alanında oldukça geniş kaynakları bulunan ve harika freskolarla süslenmiş bir de kütüphanesi bulunmaktadır. Bunun yanında Meryem Ana Bazilikası, İlginçlikler Kabinesi ve Felsefe Salonu bölümleri de görülmeye değerdir.

Wenceslas Meydanı
Wenceslas Meydanı

Prag’ın yeni ve modern şehir kısmında bulunan Wenceslas Meydanı, şehrin ticari ve kültürel yaşantısının yoğun olduğu bir konuma sahiptir. Şehirde yapılan her türlü gösteri, festival ve özel gün kutlamalarının vazgeçilmez buluşma noktası olan Wesceslas Meydanı, UNESCO’nun da Dünya Mirasları arasındadır. Meydan içerisinde Ulusal Müze, Wenceslas Anıtı ve birçok heykel bulunmaktadır. Prag’ı keşfederken ya da Ulusal Müze’yi gezmeden hemen önce biraz yürüyüş yapmak ve temiz hava alarak şehrin günlük yaşantısına kapılmak için Wesceslas Meydanı iyi bir deneyim olacaktır.



Nereye Gidilir?



Prag Kalesi
Prag Kalesi inşasına ilk kez 870 yılında başlanan ve yüzyıllar boyunca kale kompleksi içine eklenen saray, kilise, bahçe ve meydanlarla bugün dünyanın en büyük kalesi haline gelmiş muhteşem bir yapıdır. 70.000 metrekarelik dev bir alana kurulan kale bu özelliği ile ismini Guinnes Rekorlar Kitabı’na da yazdırmıştır. Mimari özellikleri ile neredeyse Avrupa’nın her sanat tarzını yansıtan kale kompleksindeki yapılarda barok, gotik ve romanesk mimarisinden örneklerle doludur. Kale içerisinde birçok müze, harika düzenlenmiş bahçe ve geniş meydanlar bulabilirsiniz.

Astronomik Saat
Prag’ın simgelerinden biri haline gelmiş olan Astronomik Saat, şehri ziyaret edenlerin en çok dikkatini çeken eserlerden biridir. 15 Yüzyıl’da inşa edilen saat aynı zamanda dünyanın en eski ve hala çalışan ilk saatidir. Prag’ın tarihi şehir meydanında bulunan saatin etrafına aziz ve isketl figürleri ile dini konular tavir edilmiştir. Örneğpin saat çevresindeki iskelet figürü, ölümü simgeler ve her saat başı görünerek insana her an ölebileceği anlatılmak istenmiştir. Saatin alt kısmında bulunan çember kısımda ise bir takvim bulunmaktadır. Ve bu takvimin figürleri de oldukça dikkat çekicidir.

Sedlec Ossuary Katedrali
Sedlec Ossuary, Çek Cumhuriyeti’nde bir banliyö olan ve 1995 yılında UNESCO koruması altına alınan Kutna Hora’da yer alan bir şapeldir. Azizler Mezarlığı’nın içerisinde yer alan yapıyı diğer kilise yapılarından ilginç kılan yönü, bina dekorasyonunun tamamının gerçek insan kafatasından yapılmış olmasıdır. Ortalama 40.000 ile 70.000 bin insana ait kafatasının bulunduğu şapel, ölüm ve şeytan tasviri açısından oldukça başarılı bir mimari eser olup birçok romana da esin kaynağı olmuştur. Binanın dekorasyonunda kullanılan bu kemiklerin akıbeti üzerine birçok efsane bulunmaktadır. Yaygın inanış ise zamanında Kudüs’ten getirilen kutsal toprağın kilise üzerine serpilmesiyle birçok zengin ve soylu insan cennete gidebilmek için buraya gömülmek istemiştir. Ortaçağ’daki veba salgınına bağlı olarak artan ölümlerle de mezarlıkta zamanla gömülecek alan kalmamış ve fazla kemikler kilisenin dekorasyonunda kullanılmıştır.

Mala Strana Bölgesi
Türkçesini “Küçük Semt” olarak ifade edebileceğimiz Mala Strana, Prag şehrinin en eski ve tarihi yerleşim yerlerinden biridir. Vlata Nehri’nin sol tarafında kalan bu mahalle, Ortaçağ’dan bu yana Alman Kültürü’nden oldukça etkilenmiştir. 13. Yüzyıl’da Bohemya Kralı II. Ottor tarafından Prag Kalesi’nin etrafına Alman zanaatkâr ve tüccarların ikamet edebilmesi için inşa ettirilmiştir. Bu semtte tarihi evler, şehir kapıları ve geniş alanlar bulunmaktadır. 

Wenceslas Meydanı
Prag’ın yeni ve modern şehir kısmında bulunan Wenceslas Meydanı, şehrin ticari ve kültürel yaşantısının yoğun olduğu bir konuma sahiptir. Şehirde yapılan her türlü gösteri, festival ve özel gün kutlamalarının vazgeçilmez buluşma noktası olan Wesceslas Meydanı, UNESCO’nun da Dünya Mirasları arasındadır. Meydan içerisinde Ulusal Müze, Wenceslas Anıtı ve birçok heykel bulunmaktadır. Prag’ı keşfederken ya da Ulusal Müze’yi gezmeden hemen önce biraz yürüyüş yapmak ve temiz hava alarak şehrin günlük yaşantısına kapılmak için Wesceslas Meydanı iyi bir deneyim olacaktır.

Wallenstein Bahçesi
Prag’ın Mala Strana Bölgesi’nede yer alan Wallerstein Sarayı’na ait bahçe düzenlemeleri en az saray kadar görkemlidir. 16. Yüzyıl’da Mecklenburg Dükü tarafından inşa ettirilen saray, Barok mimarisinin güzel örneklerinden biridir. Küçük havuzlar, heykeller ve geniş alanların bulunduğu bahçe kısmında keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz. Bunun yanında bahçe sonunda Çek Ulusal Müzesi’nden eserlerin ziyaretçilere takdim edildiği eski bir binicilik okulu da bulunmaktadır.

Strahov Manastırı
12. Yüzyıl’ın ortalarında Prag Başpiskoposu John ve Dük Vladislav tarafından inşa ettirilen Strahov Manastırı, romanesk mimarinin izlerini hissedebileceğiniz ve Prag’ın hoş bir tepesinde harika manzarası olan bir mimari yapıdır. Şehirdeki en eski ikinci dini yapı olan Strahov Manastırı’nın teoloji alanında oldukça geniş kaynakları bulunan ve harika freskolarla süslenmiş bir de kütüphanesi bulunmaktadır. Bunun yanında Meryem Ana Bazilikası, İlginçlikler Kabinesi ve Felsefe Salonu bölümleri de görülmeye değerdir.

Sigmund Freud Heykeli
Prag’ta farklı ve sıra dışı heykel tasarımları ile ismini duyuran sanatçı David Cerny’e ait olan “Tutunan Adam” diğer yaygın kullanışıyla Sigmund Freud Heykeli şehrin Husova adlı bir caddesinde bulunmaktadır. Bir binanın tepesinde direğe asılı bir biçimde duran bu heykel modern psiko analizin kurucusu olan Sigmund Freud’e adanmış olup 21. Yüzyıl!ın entelektüel yönüne vurgu yapmaktadır. Prag’ın sakin ve romantik sokaklarının aksine heykelin önünde uzun kuyruklara rağmen bu eseri şehri ziyaret ederken mutlaka görmelisiniz.

Charles Köprüsü
Prag’ın simgesi haline gelmiş ve Vlata Nehri üzerinde kurulmuş olan Charles Köprüsü, üzerindeki 40’tan fazla heykel ile gerçek bir sanat eseridir. Günün her saati harika manzaralar sunan köprüden özellikle geceleri ışıklı şehir silüetini izlemek benzersiz bir deneyimdir. 12. Yüzyıl’da inşasına başlanan Charles Köprüsü dönemin astronomi biliminden de oldukça yararlanılarak yapılmıştır. Anlatılanlara göre köprünün mimarı Otto, eserinin her bir evresini astronomik devinimlere göre inşa etmiştir.

Dans Eden Ev
Hollandalı bir firma tarafından 1996 yılında mimar Frank Gehry’e inşa ettirilen bina esasen 19. Yüzyıl’da neo-rönesans tarzında inşa edilmiş ancak savaşta zarar görmüş bir binanın replikasıdır. Binanın eklektik mimarisi sayesinde hareket ediyor imajını oluşturmasıyla esere dans eden ev ismi takılmıştır. Prag’ın klasik görünümüne tezat oluşturan bir yapısı olsa da özellikle turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yapıdır.

Yahudi Mahallesi
Prag’ta Josefov olarak da bilinen Yahudi Mahallesi, Old Town Meydanı ve Vlata Nehri’nin arasında yer almaktadır. Tarihi 13. Yüzyıl’a dek uzanan semt, Yahudilerin kendilerine has bir yaşam alanı oluşturduğu bir yerdir. Bölge içerisinde 6 sinagog ve Prag mimarisi ile harmanlanmış birçok tarihi ev bulunmaktadır. 

 



Ne Yapılır?



  • Petrin Tepesi’nden ya da kulesinden şehir manzarasını izleyin.
  • Vlata Nehri üzerinde tekne turu keyfi.
  • Karlovy Vary Kaplıcaları’nın sıcak sularında yüzün.
  • Svarak adlı verilen sıcak şaraplardan tadın.
  • Prag’ın ünlü cam ve kristal eşyalarına mutlaka göz atın.
  • Kolac adı verilen Çek keklerinin tadına bakın.
  • Sevdiklerinize ünlü Prag kuklalarından hediye edin.
  • Düzenlenen Ortaçağ Geceleri’ne katılarak zamanda yolculuk yapın.
  • Astronomik Saat gösterilerini izleyin.
  • Şehri kiralayacağınız bisikletlerle keşfedin.



Ne Alınır?



Seyahatleri sırasında o bölgeye özgü hediyelik eşyaları satın almaktan hoşlanan biriyseniz Prag, bu alışveriş deneyimi için en uygun kent olacaktır. Şehrin hemen hemen her yerinde bulabileceğiniz bu hediyelik eşyaların başında Çek Kukları gelecektir. 18. Yüzyılda yapımı yaygınlaşan kuklaların kökeni bizdeki Hacivat- Karagöz gibi tiyatroya dayanmaktadır. Bunun yanında içeriğinde diğer kristallere göre kurşun oranı düşük olan ünlü Bohemya Kristalleri ya da camın çeşitli hayvan formlarına sokulduğu ürünlerini tercih edebilirsiniz. Çeklerin meşhur içkisi Becherovka, tahta oyuncaklar, matruşkalar ve Czech Garnet adı verilen koyu kırmızı lal taşları da satın alınabilecek alternatifler arasındadır. Alışveriş yapabileceğiniz mağazaların ve AVM’lerin çoğu ise Pařížská Caddesi, Mala Strana, Vaclav Meydanı, Na prikope ve Narodni gibi yerlerde bulunmaktadır.

Oc letňany
Hem Çek Cumhuriyeti’nin hem de Prag’ın en büyük alışveriş merkezi olan Oc letňany, aynı zamanda çoğu ihtiyacınızı karşılayabilecek bir yaşam merkezidir. Birçok ünlü mağazanın yanında çocuklar için kurulmuş oyun parkı, spor aktiviteleri için yüzme havuzu, fitness ve tenis sahası gibi alanları da içerisinde barındırmaktadır.
Adres: Veselská 663, Praha 9
Tel: +420 221 741 111

Havelske Trziste
Havelske Trziste, Old Town’a çok yakın bir alanda kurulan halk pazarıdır. Turistik mevkide bulunması dolayısıyla satın almak istediğiniz çoğu hediyelik eşyayı rahatlıkla bulabilirsiniz. Pazar her gün 07.00 ile 18.30 saatleri arasında kurulmaktadır.
Adres: Havelske Caddesi, Old Town

Arzenal
Modern tasarımlarla Çek Kristallerini daha ileri bir forma taşıyan Arzenal’da çok renkli ve şık ürünler bulabilirsiniz. Bořek Šípek tarafından tasarlanan ürünler adından sıkça söz ettirmektedir.
Adres: Valentinská 11, Praha 1
Tel: 224 814 099

Manufactura Abram Kelly
Küçük bir atölyede geleneksel yöntemle kâğıt üreten Manufactura Abram Kelly firması, üretilen bu kâğıtlardan yapılan tebrik kartı, iş kartı gibi ilginç tasarımlarını sunuyorlar. Ya da dilerseniz antik yazılı eserlerinizi ya da fotoğraflarınızı bu kâğıtlara basıyorlar.
Adres: Senovážné náměstí 16
Tel: 224 233 282

Pavla&Olga
Pavla ve Olga Michalková kardeşlerin şapka, aksesuar tasarımları zamanla giyim alanına kadar büyümüş ve bugün Prag’ın en gözde moda markalarından biri haline gelmiştir. Prag’a has modayı merak edenler ve ilgilenenler için ideal bir mağaza.
Adres: Karoliny Světlé 30, Praha 1
Tel: +420 728 939 872

Starožitnosti V. Andrle
Avrupa’nın neredeyse her yerinden toplanmış mücevher, saat, seramik ve altından yapılmış antikaların satıldığı Starožitnosti V. Andrle koleksiyonerler için bir hazine olarak değerlendiriliyor. Eğer siz de antikaya meraklı biriyseniz buraya mutlaka uğramalısınız.
Adres: Křížovnická 1 Staré Město, Praha 1
Tel: 222 311 625



Ne Yenir?



Hem et yemekleri hem de içkileriyle Prag Mutfağı farklı lezzetler tatmak isteyenler için çok geniş bir menü sunmaktadır.  Dana, domuz, geyik, ördek ve deniz mahsullerine kadar her türlü et yemeği ile aslında damak zevkimize çok da uzak olmayan bir lezzet anlayışı var Prag’da ancak bunun yanında vejetaryenler içinde birçok restoran bulunmaktadır. Tatlı kültürü ise genellikle krep ile kremalı dondurmaların karışımlarından yapılmaktadır. Hamur işi daha çok yemeklerde garnitür olarak kullanılır. Yemek fiyatlarının uygun ya da pahalı olması hususunda söylenebilecek şey ise turistik bölgede bulunan restoran ve kafelerin çok daha pahalı olduğudur. Eğer uygun fiyata kaliteli ve lezzetli yemek istiyorsanız turistik bölgenin yani Old Town’un dışında kalan bölgeleri tercih etmelisiniz. Unutmayın 10 bölgeden oluşan bir şehirde binlerce farklı seçeneğiniz olacak.

U Modré Kachničky
Bohemya’nın ünlü av yemeklerinin yapıldığı restoranda, 1930’ların av köşkü stilinde dekorasyonu eşliğinde romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Özellikle erik soslu patatesli kreplerini mutlaka denemelisiniz.
Adres: Nebovidská 460/6, 118 00 Praha-Malá Strana, 
Telefon:+420 257 320 308

Cowboys Steak& Cocktails Restaurant
Lezzetli et ve balık ızgaralarının yanında geniş bir şarap menüsü bulunan Cowboys, Dolce&Gabbana tarzı sığır derisi koltuklarıyla da farklı bir mekân. Tarihi Mala Strana bölgesinde yer alan restoran şık ve kaliteli hizmet sunuyor.
Adres: Nerudova 223/40, Praha-Malá Strana
Tel: 296 826 107

Kavárna Slavia
19. Yüzyıldan bu yana kafe kültürü giderek artan Prag’da bir zamanlar en ünlü edebiyatçıların ve entelektüellerin gittiği bu kafeye belki de sadece tarihi değeri için gidilmelidir. Zira ünlü yazar Franz Kafka ve Rainer Maria Rilke zamanlarının büyük çoğunluğunu burada geçirmişlerdir. 
Adres: Národní třída 1, Nové Město, 110 00 Praha
Tel: +420 224 218 493

U Sádlů
Çek mutfağının en lezzetli yemeklerinin bulunduğu sayılı restoranlardan olan U Sádlů, Ortaçağ teması ile de Çek Kültürü’nün dekorasyonla yaşatıldığı geleneksel bir mekândır.
Adres: Klimentská 1203/2, 110 00 Praha 1-Nové Město
Tel: +420 224 813 874

Zahrada V Opeře
Geleneksel Çek yemeklerinin yanında Güney Asya ve Afrika yemeklerine de yer veren hatta haftanın belirli günleri sushi geceleri düzenleyen restoran menüsü ve çağdaş dekorasyonu ideal bir mekân. Üstelik bol ve doyurucu menüleri de gayet uygun fiyata satılmaktadır.
Adres: Legerova 75 Vyšehrad, Praha 1
Tel: 224 239 685



Ne Zaman Gidilir?



Prag seyahatiniz için en ideal zamanı mı arıyorsunuz? Manolya ağaçlarının yeşermeye ve Güneşin ısıtmaya başladığı Nisan ayı başlarında, Prag size en güzel yüzünü gösterecektir. Sakin bir tatil hayal ediyorsanız, Christmas ve Noel gibi şehrin kalabalık olduğu tatil dönemleri yerine sezon öncesinde kalan bahar aylarını tercih edebilirsiniz. 



Eğlence ve Gece Hayatı



Prag için ucuz ve farklı tatlarda onlarca biranın cenneti demek yanlış olmayacaktır. Bira menüsünün genişliği eğlence programlarının sayısıyla doğru orantılı olarak artan Prag’da, dilerseniz bazı barlarda çok büyük miktarla olmamak kaydıyla kumar da oynama imkânınız vardır. Canlı müzik yapan barlar, sabaha kadar açık diskolar, Prag gece yaşamında büyük bir öneme sahip striptiz barlar, kilise ve kültür merkezlerinde düzenlenen konserler gece yaşamının renkliliğini ve canlılığını göstermektedir. Kültür ve sanat yönünden çok gelişmiş olan Prag’da bir klasik müzik konserine katılmak mutlaka yapmanız gereken aktivitelerin içerisinde yer almalıdır.

Jáma
Duvarların Led Zeppelin'den Shaina Twain'a uzanan isimlerin rock konserlerinde çekilmiş fotoğraflarının bulunduğu ve Amerikan tarzı bir bar olmasına rağmen yerel Çek biraları ve kokteylleri servis eden hoş bir bardır. Bunun yanında güler yüzlü personeli ve tavuk, biftek ve hamburger gibi lezzetli atıştırmalıkları da Jáma'yı seçmek için iyi bir nedendir.
Adres: V Jámě 7, Praha 1
Tel: 224 222 383

Karlovy Lazne Club
Avrupa’nın en büyük gece kulüplerinden olan Karlovy Lazne, beş ayrı konsepte beş ayrı diskoyu içermektedir. 60’lardan günümüze kadar her türlü müzik türünün çalındığı kulüpte dilediğinizce dans edebilirsiniz. Özellikle hafta sonları bina önünde uzun kuyruklar oluşur ve beklemek istemiyorsanız saat 10’dan sonra gitmeli ya da rezervasyon yaptırmalısınız.
Adres: Smetanovo Nabrezi 198, 100 00, Praha 1
Tel: +420 222 220 502

Lucerna Music Bar
Lucerna Sarayı’nda yer alan ve Prag’ın en kaliteli canlı müzik yapılan mekânıdır. Art Noveau tarzında mimarisi ile de dikkat çeken Lucerna Sarayı, şehrin ünlü ailesi Haveller tarafından yaptırılmıştır. Jazz, pop, soul ve rock tarzında konserlerin düzenlendiği müzik barda hafta sonları da nostaljik gösteriler yapılmaktadır.
Adres: Vodičkova 704/36, 110 00 Prag, Çek Cumhuriyeti
Telefon:+420 224 217 108

Riegrovy Sady Beer Garden
Prag’ın en popüler açık hava mekânlarından biri olan Riefrovy Sady, güneşli bir günde biranızı alıp nehir manzarasına karşı keyif yapabilirsiniz. Ancak bu keyfi sadece barın hizmet verdiği Nisan ve Ekim ayları içerisinde tadabilirsiniz.
Adres: Riegrovy sady, Vinohrady Vinohrady

Darling Kabare
Prag’ın ünlü meydanı Wencaslas’a çok yakın bir mesafede bulunan Darling Kabare, Prag gece hayatı ve striptiz kulüplerin içinde en ünlüsüdür. İçerisinde dört farklı bölüm ve barlar bulunan mekânda meraklıları için özel şovlarda yapılmaktadır.
Adres: Ve Smečkách 32, Praha 1
Tel: +420 732 248 082



Festival ve Etkinlik



Yeni Yıl 
Gencinden yaşlısına her yaş grubuna hitap eden farklı programlarla Prag Yeni Yıl’a görkemli bir şekilde giren Avrupa kentlerindendir. Vlata Nehri’nde romantik tekne gezintilerinden, Old Town’daki meydanlarda yapılan havai fişek gösterilerine ve Mala Strana’da bulunan bar ya da restoranlarda yılbaşına özel yemek programlarına katılmak, Prag’ın gelenekselleşmiş yeni yıl kutlamalarındandır.

Uluslararası İnsan Hakları Belgesel Film Festivali
Dünyada İnsan Hakları ile ilgili bir festival için atılan ilk adım olan bu film festivali her yıl Şubat ayının sonlarına doğru düzenlenerek uluslararası öneme sahip bir etkinlik haline gelmiştir.

Pražské Jaro
Uluslararası öneme de sahip olan ve Prag’ın Bahar Festivali olarak bilinen Pražské Jaro, her yıl Nisan ayında düzenlenmektedir. Klasik müzik ve opera konusunda gelişmiş bir kültüre sahip olan Çekler için çok önemli bir festivaldir. Etkinlik dâhilinde dünyanın birçok yerinden ünlü oda orkestraları ve senfoni orkestraları kiliselerde ve kültür merkezlerinde konserler vermektedir. Festival programlarını tourist information binalarından rahatlıkla temin edebilirsiniz.

Prag Uluslararası Kısa Film Festivali
Kültür ve sanat etkinliklerinin neredeyse yılın her ayı devam ettiği Prag’da diğer önemli bir film festivali ise Haziran ayı içerisinde düzenlenen kısa film festivalidir. Etkinlik dâhilinde 30 dakikalık ve birçok ünlü yönetmenin de çektiği kısa filmler seyirci ile buluşuyor.

Tanec Praha
Prag’ın Yaz festivali dâhilinde ilk kez 1989 yılında festivale modern dansçıların da dahil edilmesiyle ayrı bir festival haline gelen Tanec Praha, 89’dan bu yana modern dans festivali olarak Prag’ın önemli kültürel etkinliklerinden biri haline gelmiştir.

Agharta International Jazz Festival
Her yıl Ekim ayı boyunca 20. Yüzyıl’dan itibaren ortaya çıkmış modern müziklerin konserlerine yer verilen etkinlik, zamanla ağırlıklı olarak Jazz müziğin ön plana çıktığı bir festivale dönüşmüştür. Avrupa’nın ilk jazz festivallerindendir.



Berlin Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Alexanderplatz Meydanı
Alexanderplatz Meydanı

Alexanderplatz, Berlin’in tarihi merkezi Mitte ilçesinin en merkezi meydanıdır. Spree Nehri ve Berlin Katedrali’nin yakınlarında bulunan meydan, şehir yerlilerinin buluşma noktasıdır ve yerliler tarafından “Alex” olarak adlandırılmaktadır. Alexanderplatz, tarihi bir meydan ve ulaşım noktası olmasının yanı sıra Berlin’i 360 derecelik açıdan seyredebileceğiniz “Berliner Fernsehturm” (Televizyon Kulesi)’ni de içinde barındırmaktadır. Gece 00.00’a kadar kuleye çıkma imkanı mevcut. Bunların yanında, Alexanderplatz civarında şehre özgü bir yemek olan currywurst satan dükkanlar ve “Alexa” isimli bir alışveriş merkezi de bulunmaktadır.

Altes Müzesi
Altes Müzesi

Müze adası karşısında Am Lustgarten olarak bilinen bölgededir. UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Burası eski müze olarak bilinir ve 1823-1830 yılında, Karl Friedrich Schinkel tarafından kurulmuştur. Müzede Prusya kraliyet ailesinin sanat koleksiyonu sergilenmektedir. Zaten, müzenin asıl kuruluş amacı 1826 yılında Prusya kraliyet ailesinin değerli koleksiyonlarını sergilemektir. 1998 yılından bu yana müzenin zemin katında Eski Eserler Koleksiyonu sergileniyor. Müzenin ikinci katında ise, özel sergiler var. En önemli bölüm ise, 2005 yılında Mısır Müzesi’nin buraya taşınması ile gelişmiştir. Mısır Müzesi, Mısır uygarlığının önemli eserlerinin sergilendiği, bu konuda dünyanın sayılı müzelerinden birisidir. Müzede, Mısır uygarlığına ait çok sayıda ilgi çekici eser bulunmaktadır.

Berlin Duvarı
Berlin Duvarı

Berlin Duvarı, 1961 yılında Doğu Almanya bölümü tarafından yaptırılmıştır. Duvarın doğu bölümünde işaretli alana girenlerin ölüm riski vardı. 13 Ağustos 1961 tarihinden itibaren şehrin iki bölümü arasındaki ilişki tamamen kesilmiştir. Toplum uzunluğu 155 kilometre olan duvarın 45 kilometrelik bölümü, şehir içinden geçmektedir.1961-1989 yılları arasında duvar, tüm göçleri engellemiş ve kaçmaya çalışan yaklaşık 5000 kişiden, 100-200 arasındakiler açılan ateş sonucu öldürülmüşlerdir. 9 Kasım 1989 tarihinde şehrin doğu bölümündeki kalabalıklar, hep birlikte duvara tırmanmaya başlamışlar ve şehrin batı bölümünde ise, büyük şenlik atmosferi yaratılmıştır. Aynı gün duvar yıkılmıştır. Duvar yıkıldıktan sonra duvar parçaları, coşkulu bir halk ve hediyelik eşya satıcıları tarafından ele geçirilmiştir. Daha sonra, 3 Ekim 1990 tarihinde, her iki Almanya birleşmiş ve birleşik Almanya Federal Cumhuriyeti kurulmuştur.

Berliner Dom
Berliner Dom

Berlin’in görkemli sembollerinden Berlin Katedrali, 1700lü yıllarda barok stilinde tasarlanmış, 1822 yılında yeniden modellenmiş ve 1894’te II. Willhelm’in yıkılarak yeniden yapılmasını emretmesiyle neo – barok tarzda tasarlanarak 1905 yılında inşa edilmiştir. II. Dünya Savaşı’nda büyük hasar gören yapı, 1981 yılında restore edilmiştir. Bu etkileyici yapının içindeki merdivenlerden en tepeye çıkıldığından panoramik Berlin manzarası görülmektedir. Belirli zamanlarda konserlerin gerçekleştiği Berliner Dom’da klasik müzik konserine gidebilirsiniz.

Bode Müzesi
Bode Müzesi

Mimar Ernst von Ihne tarafından tasarlanmış ve 1904 yılında tamamlanmıştır. Önceki yani ilk kurulduğundaki ismi “İmparator Friedrich Müzesi” dir. 1956 yılında ise müzenin gelişimine büyük katkısı olan “Wilhelm von Bode” isimli şahsın onuruna müzenin ismi değiştirilmiştir. Müze, 2006 yılında ziyarete açılmıştır. Müzede sergilenen koleksiyon içinde özellikle Bizans dönemine ait heykeller, sanat eserleri, madeni paralar ve madalyonlar bulunuyor. Müzenin arşivinde yaklaşık 50 bin civarında eser bulunduğu söyleniyor. Bu müzede “Flora” büstü denilen bir eser bulunuyor. 1910 yılında Flora tarafından satın alınan büst, günümüzde bu müzede bulunmakta olup, Leonardo da Vinci tarafından yapıldığına inanılmaktadır. Ancak, İngiliz heykeltıraş Richard Lucas tarafından yapılma olasılığı da vardır. Berlin Müzesi Prusya Sanat Koleksiyonları genel müdürü Wilhelm von Bode, Londra’da bir galeride büstü görmüş ve satın almıştır. Günümüzde, bu tartışma götürür büst, Bode müzesinde bulunmaktadır.

Brandenburg Kapısı
Brandenburg Kapısı

Orijinal adıyla Brandenburger Tor, şehrin en önemli sembollerinden ve Berlin’in en fazla ziyaretçi çeken bölgelerinden biridir. 1788 – 1791 yılları arasında inşa edilen kapı, Soğuk Savaş süresince Sovyetler Birliği kontrolünde bulunan Doğu Almanya bölgesinde kalmıştır. Brandenburg Kapısı’nın önünde bulunan, ıhlamur ağaçlarıyla ünlü Unter den Linden caddesinde yürümek oldukça keyiflidir. Brandenburg Kapısı’nın hemen kuzeyinde de mutlaka görmek isteyeceğiniz Reichstag bulunur. Hem şehrin merkezi, hem de ana sembollerinden olması nedeniyle Brandenburg Kapısı, Berlin’i ziyaret edenlerin ilk uğradığı turistik noktadır.

Charlottenburg Sarayı
Charlottenburg Sarayı

Şehir merkezinde Spandauer Damm bölgesinde yer alan saray, Hohonzollern hanedanının tek ikametgâhıdır. Sarayın 17’nci yüzyılda inşa edilmiş ve 18’nci yüzyılda genişletilmiştir. İç dekorasyon barok ve rokoko tarzındadır. II. Dünya Savaşı’ndaki bombalamalarda saray büyük ölçüde hasar görmüştür. Ancak, daha sonra 1950 yılında aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir. Sarayın avlusunda büyük bir atlı heykeli yer alıyor ve heykel, Friedrich Wılhelm’e aittir. 1696-1700 yılları arasında Andreas Schüter tarafından yapılmıştır. Bu sarayın en ilginç yönü 1800 yılında Heinrich Schlieman tarafından gerçekleştirilen Troya kazılarında bulunan ve çalınarak Anadolu dışına kaçırılan bir kısım kalıntının burada bulunmasıdır. Yani bu sarayın bir de müze bölümü var. Müze bölümünde Tarih öncesi ve Erken Tarih dönemlerine ait kalıntılar sergileniyor. Sarayın bahçeleri ücretsiz olarak ziyarete açıktır. Özellikle, Troya’dan çalınan kalıntıların sergilendiği bölümü oldukça ilgi çekicidir. Sarayın hemen yanında güzel bir açık hava mekânı var. 

Checkpoint Charlie
Checkpoint Charlie

Checkpoint Charlie, Doğu Berlin ve Batı Berlin arasındaki ana geçiş noktasıdır. Savaş yıllarında, aradaki geçişlerin engellenmesi açısından bir zamanlar bu noktada Amerikan ve Sovyet askerleri nöbet tutmuştur. Kısaca burası için bir kontrol noktası diyebiliriz. Bu noktanın içinde savaş döneminde kaçmak için kullanılan enteresan tekniklere dair birçok görsel var. Günümüzde şehrin en önemli turistik bölgelerinden biri olan buraya giderseniz, Alman Nazi üniforması giymiş Alman gençleriyle fotoğraf çektirebilirsiniz.

Deustches Historiches Museum
Deustches Historiches Museum

Türkçe karşılığı Alman Tarih Müzesi, ilk olarak Berlin şehrinin kuruluşunun 750’nci yılı anısına 1987 yılında açılmış ve kuruluşundan bu yana, çok sayıda geçici sergiye ev sahipliği yapmıştır. Bina, Çinli-Amerikalı mimar Pei tarafından tasarlanmış olup, cam ve çelikten sarmal bir merdiven ile girilen ve geniş bir fuayesi bulunan yapıdır. Müzede 10’ncu yüzyıldan başlayarak günümüze kadar olan süreçte Alman tarihine damga vurmuş kişiler ve olaylar hakkında ayrıntılı bilgiler verilmektedir. Müzenin bir başka önemli yanı ise, Nazilerin yarattığı yıkımın korkunç boyutlarının da sergileniyor olmasıdır. Müzede 8000 eserden oluşan kendine ait bir tablo koleksiyon bulunuyor. Bu daimi koleksiyon, geçici koleksiyonlar ile zenginleştirilerek, ziyaretçilerin görüşüne açılıyor.

East Side Gallery
East Side Gallery

Berlin Duvarı’nın 1.3 kilometrelik bölümü buradadır. Galeri, 1990 yılında dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar tarafından 105 resim yapılarak süslenmiştir. Sonuç olarak burada dünyanın en büyük ve en uzun ömürlü açık hava galerisi ortaya çıkmıştır. Resimlerde genellikle değişim zamanı ve dünyadaki tüm insanlar için daha iyi ve güzel bir gelecek için coşku ve umutlar resmedilmiştir. Ancak resimlerin büyük çoğunluğu: erozyon sonucu zarar görmüş ve 2000 yılında yapılan bir çalışma ile restore edilmiştir.

Fernsehturm-Tv Kulesi
Fernsehturm-Tv Kulesi

1965-1969 yılında yapılan kulenin yüksekliği 365 metredir. Berlin şehrinin en yüksek yapısıdır. Aslında yapıldığında, Avrupa’nın en yüksek kulesi olarak tasarlanmıştır. Ancak Moskova Kulesi’nden sonra, ikinci sıradadır. Kulenin üstünde açık ve puslu olmayan bir havada, yaklaşık 40 kilometrelik çevre görülmektedir. Almanya’nın en yüksek yapısıdır. Kulenin üstünde bir ziyaretçi platformu ve bir kürenin ortasında döner restoran var. Bu döner restoran, her 30 dakikada bir tam tur yapmaktadır. Kulenin asansörleri ile 200 metre yüksekliğe 40 saniyede seyir terasına çıkılabiliyor. Gözlem güvertesi, yerden 203 metre ve restoran ise, 207 metre yüksekliktedir. Bu zarif kuleyi yıllık 1 milyon civarında insan ziyaret etmektedir. Kulenin en tepesinde 140 paslanmaz çelik kesimden oluşan bir kubbe bulunuyor. Bu kubbe, güneş vurup parladığında genellikle bir “haç” yansıması ortaya çıkıyor. 2006 yılında Haziran ayında Dünya Kupası Futbol Şampiyonası sırasında, dev bir gümüş ve kırmızı renkli futbol topuna dönüştü. Yani, Dünya futbol olayının mükemmel bir sembolü haline gelmiştir. 

Holocaust Memorial
Holocaust Memorial

Adından da anlaşılacağı gibi savaşta hayatını kaybeden Yahudilere adanmış bir anıttır. Yaklaşık 19.000 metrekarelik devasa bir alana yayılmıştır. Nazi döneminde, şehirde 180 bin civarında Yahudi bulunuyormuş. Nazilerin katliamından bunlardan yalnızca 5 bin kişi kurtulabilmiştir. 1989 yılında yaptırılan anıt, değişik boylardaki 2700 anıtın sıralanmasıyla oluşmuştur. Bu anıtların boyutları; uzunlukları 2.38-0.20 metre, genişlikleri ise 4.8-0.95 metredir. Buradaki steller kafa karıştırıcı bir atmosfer yaratmak amacıyla tasarlanmıştır. Anıt içinde yer alan Yahudi Müzesi, mimar Daniel Libeskind tarafından 1 Nisan 2003 tarihinde yani iki Almanya birleştikten sonra yapılmış ve aynı yılın 12 Mayıs günü ziyarete açılmıştır. Mimari bakımdan son derece etkileyicidir. Binanın tasarımı, sergideki çarpıklık Yahudi soykırımının ağırlığını tüm dehşetiyle yaşatır. Ses ve müzikle desteklenmiş karanlık koridorlardan geçerken, bir mimari eserin insan üzerinde ne derece etkileyici olduğunu görebilirsiniz. Bölge açıldığı ilk yılda 3.5 milyon kişi tarafından ziyaret edilmiştir. Hatta bu ziyaret edenlerin % 40 kadarının Alman olmadığı da belirlenmiştir.

Kaiser Wilhelm Kilisesi
Kaiser Wilhelm Kilisesi

Kilise yapısı 1890 yılında yapılmış savaşın yarattığı acıların ve sıkıntıların sembolü olarak, restore edilmeden günümüze kadar korunmuştur. 1943 yılındaki bombaların hedeflerinden biri olan yapının hemen yanına, 1959-1963 yılları arasında 113 metre yüksekliğinde modern bir çan kulesi yapılmıştır. Hava saldırısında yıkılan kilisenin ancak bir parçası olan giriş holü kurtulmuştur. Bu giriş holü 7 Ocak 1987 tarihinde takdis edilerek ziyarete açılmıştır. Burada mozaik zemin üzerinde bir Başmelek Mikail ve kendisiyle mücadele eden bir ejderha görülmektedir.

Kreuzberg
Kreuzberg

Türkler arasında “Klein İstanbul”, yani “küçük İstanbul” olarak adlandırılan Kreuzberg ilçesinde Türk nüfusu oldukça fazladır. Berlin’in tarihi bölgelerinden biri olan ilçede Birinci ve İkinci Dünya Savaşı dönemlerine ait eserlerin sergilendiği müzeler bulunmaktadır. Kreuzberg ilçesinden trenle Oranienburg’a geçerseniz, 1936 ve 1945 yılları arasında faaliyet göstermiş olan Sachsenhausen Toplama Kampını da ziyaret edebilirsiniz. Son yıllarda, kendi içinde popüler kültürün bir alt kültürünü oluşturan Kreuzberg, Berlin’in alternatif noktası haline geldiğinden turistler tarafından ilgi görmektedir.

Nikolaikirche-Aziz Nicholas Kilisesi
Nikolaikirche-Aziz Nicholas Kilisesi

Mitte bölgesinde, Nikolaiviertel mahallesinde yer alan bu ihtişamlı kilise, şehrin en eski yapılarındandır. Kilise yapısı: 1220-1230 yılları arasında inşa edilmiştir. Yapıldığı ilk yıllarda, Roma Katolik kilisesi olarak hizmet vermiştir. 1691-1705 yılları arasında ise, Lutheran kilisesi olmuştur. II. Dünya savaşı sırasında, yapı bombalamalar sonucu tahrip olmuştur ve 1949 yılında, tamamen çökmüştür. 1981 yılında, yapı, Demokratik Almanya idaresi tarafından yeniden yapılmıştır. Günümüzde, yapı, bazen kilise ve bazen de konser mekânı olarak kullanılmaktadır.

Olympiastadion (Berlin Olimpiyat Stadyumu)
Olympiastadion (Berlin Olimpiyat Stadyumu)

Şehrin doğu tarafında bulunan Olimpiyat Stadyumu, Berlin’in dikkat çeken yapılarındandır. 1936 yılında olimpiyat oyunları için yapılan stadyum 74.000 oturma kapasitesi, 112.000 m² genişliğindeki çim alanı, 78 m yüksekliğindeki çan kulesi ve Waldbühne isminde 25.000 kişilik açık hava eğlence merkezine sahiptir. 1936 Yaz Olimpiyatları, 1974 FIFA Dünya Kupası gibi önemli organizasyonlara ev sahipliği yapan stat, 2006 FIFA Dünya Kupası final maçına da imza atmıştır.

Pergamonmuseum
Pergamonmuseum

Adından da anlaşıldığı üzere Bergama Müzesi, 3 bölümden oluşuyor: Klasik Antik Çağlar Koleksiyonu, Eski Yakın Doğu Müzesi ve İslam Sanatı Müzesi. Bu bölümler kapsamında türlü türlü kalıntıların bulunmasının yanı sıra, inanılmaz etkileyici bir “Zeus Sunağı” var. İçinde Türkçe seçeneği de olan audio guidelardan birini alarak, uzun bir sürenizi burada geçirebilirsiniz. Yapının mimarisi de oldukça ilgi çekici ve ihtişamlıdır. Müzenin bulunduğu yapı, 1910-1930 yılları arasındaki 20 yıllık süreçte inşa edilmiştir. Bergama evleri gibi orijinal boyutlarda inşa edilen anıtsal yapılar ile birlikte burada Bergama Sunağı/Altarı ve Milet Pazar kapısı sergilenmektedir ve tüm bunlar Türkiye’den taşınan bölümlerden oluşmaktadır. Her yıl, 1.5 milyon kişi tarafından ziyaret edilmektedir. 

Postdamer Platz
Postdamer Platz

Berlin’in en meşhur meydanlarından biri de tarihi şehir merkezi Mitte’ye 3 kilometre uzaklıktaki Postdamer Platz, Berlin’in modern yüzünü simgeleyen meydanda sokak sanatçıları performans gösterilerini izleyebilir ve açıkhava sergilerini ziyaret edebilirsiniz. Berlin Duvarı’ndan kalan birkaç parçayı içinde barındıran meydanda bir gelenek olarak duvarın parçalarına sakız yapıştırılır. Mağazaları, restoranları, lüks suitleri, Film Müzesi, sinema salonları ve Legoland’i ile ünlü Sony Center da Potsdamer Platz’da yer almaktadır. 

Reichstag
Reichstag

Berlin’de görülmesi gereken turistik noktalardan biri olan Reichstag, Alman Parlamento Binası'dır. Bu şekilde söylendiğinde ilgi çekici bir yanı yokmuş gibi görünse de, bu yapıyı görmeye değer kılan özelliği cam kubbesidir. 1882 yılında parlamento binası için düzenlenen yarışmayı kazanan mimar Paul Wallot tarafından tasarlanan binanın yapımı, 1894 yılında tamamlanmıştır. Bu ilgi çekici yapı, sunduğu şehir manzarasıyla da ziyaretçilerini kendine çekmektedir. Tepesindeki cam kubbesiyle bir tasarım harikası olan Reichstag, kubbeye vuran ışığı aynalar aracılığıyla parlamento salonuna yansıtmaktadır. Yağmur suyunu arıtıp kullanabilen, güneş panelleri ile elektrik üretebilen bu bina son derece işevsel şekilde tasarlanmış. Ancak hatırlatmakta fayda var, Reichstag’in cam kubbesine çıkmak istiyorsanız mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor, aksi halde yer bulmanız oldukça zordur. 

Schloss Bellevue Sarayı
Schloss Bellevue Sarayı

Günümüzde Alman Cumhurbaşkanı’nın konutu olarak kullanılan yapı, yaz ikametgâhı olarak 1786 yılında yapılmıştır. Saray yapısı yaklaşık 20 hektarlık park alanı ile çevrilidir. 1928 yılında yapı, konuk evi olarak restore edilmiştir. Ancak II. Dünya savaşındaki bombardıman sırasında hasar görür ve 1950 yılında önemli ölçüde yenilenir. 1994 yılından sonra ise, Almanya Cumhurbaşkanı ikametgâhı olarak kullanılmaya başlanır.

Tiergarten
Tiergarten

Mitte ilçe merkezinde bulunan bu muhteşem park, 1830’larda tasarlanmıştır. Park alanı, gerek 1933 yılındaki yangın ve gerekse 1943 yılındaki hava saldırılarında büyük hasar görmüştür. 1944 yılından sonra, parkta büyük ölçüde ormansızlık görülmeye başlandı. Günümüzde, Alman Cumhurbaşkanı konutu park içinde bulunmaktadır. Ayrıca park alanı içinde çok sayıda heykel bulunuyor. Burada göle karşı oturabilir adeta bir cennet parçasına tanıklık edebilirsiniz. Kısacası bu park, şehrin ortasında bir ormandır.

Zoologischer Garten-Berlin Hayvanat Bahçesi
Zoologischer Garten-Berlin Hayvanat Bahçesi

Hardenberg Pplatz bölgesinde, Avrupa’nın en çok ziyaret edilen hayvanat bahçelerinin başında gelmektedir. Burada 1000 civarında hayvan barınağında 15 bin civarında hayvan bulunmaktadır. Ayrıca, bir akvaryum ve kuşhane bölümleri de bulunuyor.



Nereye Gidilir?



  • Reichstag (Parlamento Binası)
  • Charlottenburg Sarayı
  • Brandenburg Kapısı
  • Berlin Duvarı Anıtı
  • Berlin Belediye Binası
  • Berlin Katedrali
  • Soykırım Anıtı
  • Müze Adası
  • Potsdam Kalesi
  • Kreuzberg Türk Mahallesi



Ne Yapılır?



  • Şehrin en önemli sembollerinden Brandenburger Tor’u ziyaret ederek şehri keşfetmeye başlayın.
  • Küçük İstanbul olarak bilinen ve Türk nüfusunun oldukça fazla olduğu Kreuzberg’de Graffiti Turu ve Workshop’una katılın.
  • Kentin birçok bölgesinde yer alan pazarlarda, ikinci el vintage ürünler satan tezgahları ve replika vintage ürünleri satan dükkânları gezin.
  • Doğu ve Batı Berlin mimarisini Soğuk Savaş odağında karşılaştırabileceğiniz 3 saatlik bir yürüyüş rotası belirleyerek tarihi bir serüvene çıkın.
  • Köstebek olup, yerin altındaki Berlin sırlarını inceleyin.
  • Pergamonmuseum başta olmak üzere müzeler şehri Berlin’in önemli müzelerini ziyaret etmeyi unutmayın.
  • Şehir merkezinde yer alan önemli parkları ziyaret edin ve huzurlu saatler geçirin.
  • Alman Parlamentosu’nun resmi merkezi olan Reichstag binasının tepesi Berlin’i seyretmek için ideal bir nokta. Reichstag’in tepesine çıkıp yemyeşil alanlarla dolu şehri yukardan izleyebilir, bu eşsiz manzarayı fotoğraflayabilirsiniz.



Ne Alınır?



Almanya’nın en önemli kenti Berlin’de birçok alışveriş caddesi bulunuyor. Bunlardan en önemlileri Kurfürstendamm şehrin en önemli alışveriş caddesidir. Her türlü markayı ve şehrin en iyi mağazalarını burada bulabilirsiniz. Merkezin bir diğer alışveriş caddesi de birçok mağazaya ev sahipliği yapan Friedrichstraße. Genç ve bağımsız tarzda modayı sevenler için en iyi mağazalar da Berlin’de bulunuyor. Mitte’de özellikle Neue Schönhauser ve Hackesche Höfe caddelerinde en trend butikleri bulabilirsiniz. Ayrıca görülmeye değer bir diğer yer ise Wittenbergplatz’da ki Farmer’s Market. Eğer aralık ayında gelmişseniz noel alışverişi yapmayı sakın unutmayın, kaçırılmayacak indirimler sunabiliyorlar. Bu alternatiflerin yanı sıra Ka De We’de, isterseniz içinde 200’e yakın mağaza bulunan Alexa alışveriş merkezini ziyaret edebilirsiniz. 



Ne Yenir?



Berlin, yemek kültürü ile öne çıkan bir şehir olmasa da damak tadınıza uygun lezzetleri bulabileceğiniz bir şehirdir. Berlin mutfağının menüsüne patates ve domuz eti hakimdir. Ayrıca hamburger, sosisli sandviç ve herkesin bildiği üzere bira, bu topraklarda doğmuştur. Yemek çeşitliliğinin az olması, yemeklerinin görüntüsünün pek cezbedici olmaması gibi nedenlerle Alman mutfağı, yabancılar tarafından pek fazla ilgi görmemektedir. Ancak Berlin’de yaşayan Türk nüfusun çokluğu nedeniyle hemen her yerde Türk damak zevkine hitap eden tatlar bulmanız mümkündür. Berlin’in en meşhur yemeği, kızarmış sosisin üzerine ketçap ve köri serpilerek hazırlanan ve yanında patates kızartması ile servis edilen Currywurst’dir. Berlin’e özgü diğer bir lezzet olan Berliner’i de denemenizi öneririz. Sığır eti ve sebze geleneksel kent mutfağının önemli bileşenleridir. Patates salatası, kızartılmış ya da ham kıymalı ekmek ve siyah puding kentin ünlü yemekleri arasındadır. Birçok bira fabrikasına ev sahipliği yapmasının doğal bir sonucu olarak Berlin’de sayısız bira çeşidi bulunur. Berlin’de, şiir gibi atmosferleriyle çeşit çeşit lezzetlerin, kahvaltıların ve mükemmel Berlin pizzasının sunulduğu çok sayıda restorana rastlayacaksınız. Berlin’de önerebileceğimiz popüler restoranlar şu şekilde:

Dóttir: Atmosferi, ruhu ve mutfağında Nordik esintileri taşıyan restoran, İzlandalı şef Victoria Eliasdóttir’in deniz mahsulleri ve balık ağırlıklı gurme lezzetlerini sunuyor.  Adres: Mittelstraße 40/41, Mitte.

Bandol sur Mer: Duvarları günlük lezzetleri yazan karatahtalar ile kaplı, bembeyaz tavanları ve tavan dolapları ile loş ve karanlık bir bistro olmaktan son anda kurtulmuş, sadece 7 masalı ufacık bir restoran. Parizyen ruhlu restoran, rahat ve samimi görüntüsünden beklenmeyecek şekilde, rafine ve sofistike gurme Fransız lezzetleri sunuyor. İster a-la-carte isterseniz de 5 tabaklık tadım menüsünü eşleşen şarapları ile tadabilirsiniz. Adres: Torstraße 167, Mitte.

Dudu 31: Berlin restoran sahnesine damgasını vuran Dudu’nun yeni kardeşi Bleibtreu 31 otelin içinde açılmıştır. Yeni Dudu’nun menüsü de atmosferi de biraz daha yetişkin, olgun, ağırbaşlı. Adres:  Bleibtreustr. 31, Charlottenburg.

Grill Royal: Spree nehri üzerinde yer alan bu gözde et restoranı, açıldığı günden oldukça popüler mekânlar arasında yer almıştır. Leonardo DiCaprio, Scarlett Johansson, Samuel L. Jackson, Karl Lagerfeld gibi ünlüleri ağırlayan restoran Berlin sosyelitlerinin ‘in’ mekanı. Etlerin yanı sıra balık çeşitleri de sunuyor. Görmek ve görünmek için ideal. Adres: Friedrichstrasse 105, Mitte.

Bosco: Harika tasarımlı retro bir kantin atmosferindeki restoran, sofistike ve rafine lezzetler sunuyor. Hindistan cevizi sütü ile çiğ ton balığı, burrata, lime ve bottarga ve  ‘Sottobosco autunnale’ tatlısı özellikle tavsiye olunur. Adres: Wrangelstr 42, Kreuzberg.



Ne Zaman Gidilir?



Berlin, Türkiye’ye göre kuzeyde bulunduğundan hava şartları Türkiye’ye kıyasla zorludur. Bir Orta Avrupa şehri olan Berlin’de, hava her an soğuyabilir. Kış aylarında şehri ziyaret etmeyi düşünüyorsanız sıfırın altına düşen hava şartlarını göz önünde bulundurmalısınız. Soğuk ve sert kışlar geçiren Berlin’de yaz ayları da serin ve zaman zaman yağışlı geçmektedir. Yaz aylarında en çok yağış temmuz ayında gerçekleşir. Berlin’in en az yağış aldığı dönem ise, Mart ayıdır.



Eğlence ve Gece Hayatı



Sabaha kadar açık mekânları ile ünlü Berlin’de geceler uzundur. Sayısız bar, pub ve gece kulübünün olduğu şehirde eğlenmek için bir mekân mutlaka bulabilirsiniz. Terk edilmiş gibi görünen, eskiden fabrika olarak kullanılan yapıların günümüzde bar ve gece kulübü olarak kullanıldığını görünce şaşırabilirsiniz. Bazı mekânları girerken giriş ücreti ödemeniz gerekir, ancak bu ücret diğer Avrupa şehirlerindeki giriş ücretlerinin neredeyse yarısı civarındadır. Sanat ve eğlencenin başkenti Berlin’de sokak sanatçılarının performanslarına ve opera gösterilerine de rastlayabilirsiniz. Kentteki popüler mekânlar şu şekilde: Berghain Panaroma, Chalet, Sisyphos, Prince Charles, KitKat Club, Watergate.  



Festival ve Etkinlik



Berlin’de yıl içinde önemli etkinlik ve festivaller düzenlenir. Önemli etkinlik ve festivaller şu şekilde:

  • Berlin Film Festivali (Berlinale) - Şubat
  • Carnival of Cultures (Karnival der Kulturen) - Temmuz
  • Berlin Müzik Festivali - Yaz mevsiminin gelişi kutlanır
  • Love Parade - Temmuz: Elektronik, trance ve techno müzik festivalidir.
  • The Long Night of the Museums - Ağustos
  • Berlin Stiletto Run - Ağustos
  • Pyronale Festivali - Eylül
  • Berlin Marathon - Eylül
  • Berlin Fetish Ball - Ekim
  • Berlin Jazz Festival - Kasım
  • Festival of Lights - Ekim
  • Berlin Fotoğrafçılık Festivali - Ekim
  • Berlin Tattoo Convention - Aralık





Memnuniyetiniz için çalışıyoruz

2000 yılından beri, 16 yıllık birikimimizle,
başarının koşulsuz basamağının müşteri
memnuniyetini ve güvenini sağlamak
olduğunun bilincinde bir turizm şirketi
olarak, tüm ekibimizle, tatillerini bize
emanet eden dünya gezginlerinin
memnuniyeti için çalışıyoruz.

Güveninizi önemsiyoruz

Tercihlerinizi hayallerinize göre
belirlemenizde yardımcı olmak ve en
doğru seçimleri yapabilmeniz adına
seyahat danışmanınız olarak, vaat
ettiğimiz hizmeti doğru anlatabilmek
ve tam karşılığını verebilmek için
çalışıyoruz.

En fazla tur alternatifi sunuyoruz

340’dan fazla tatil destinasyonuna 2 ila 14
gece alternatifiyle, en gözde tatil
destinasyonlardan en ücra köşedeki
destinasyonlara kadar, Türkiye’nin en geniş
tur alternatifini sunan turizm şirketiyiz.

Teknolojide öncüyüz

Türkiye’de teknolojik yatırımlarımızla ve
inovasyonlarımızla turizm sektörünün
öncüsüyüz. 2 ila 14 gece alternatifiyle
1750’nin üzerinde her gün kesin hareketli
turlarımızda, havayolu ve otellerle
doğrudan sistem entegrasyonumuz
sayesinde istediğiniz oteli ve istediğiniz
havayolu şirketini seçerek hangi hizmeti
alacağınıza siz karar verebilirsiniz.




Peşin Fiyata 9 Taksit
Peşin Fiyata 6 Taksit
Peşin Fiyata 5 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit