Lütfen bekleyiniz...

Lütfen bekleyiniz...





Sayfa Yükleniyor

Beklediğiniz için teşekkürler!

Her Gün Hareketli Benelux Paris Turu (2. Program)

Köln Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Çikolata Müzesi (Imhoff-Schokoladenmuseum)
Çikolata Müzesi (Imhoff-Schokoladenmuseum)

Çikolata düşkünüyseniz; Köln’deki Çikolata Müzesi, çikolata hakkındaki her şeyi size sunuyor. Ren Nehri kıyısında, Eski Şehir ile Rheinau limanının arasında yer alan Çikolata Müzesi’ne kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Çikolata Müzesi’nde toplam dokuz farklı alan bulunmakla birlikte müze 4 bin metrekarelik bir alan kapsıyor. Sergilerde Maya ve Aztekler’deki çikolata kültüründen günümüzde neler yapıldığına kadar her şey anlatılıyor. Müzede ilk durak, özel olarak hazırlanan tropikal yeşil evdir. Burada kakaonun nasıl yetiştiğini ve ağaçları doğal ortamında görebilirsiniz. İkinci bölümde ise üretim sürecini temsili olarak anlatan figürler mevcut. Eğer siz de bu yapım sürecine dahil olmak isterseniz; müzede kurslara katılabiliyorsunuz. Sonraki bölümlerde çikolata ve kakaonun 4000 yıllık tarihi hakkında bilgileri öğrenirken, üretim ve diğer süreçlerde kullanılan objeleri yakından inceleyebiliyorsunuz. Son bölümde ise 1800’lerden beri çikolata üzerine çalışan ve müzeyi 31 Ekim 1993’te açan kurucu Dr. Hans Imhoff ve iş ortağı Lindt & Sprüngli hakkında bilgiler veriliyor. Müze içinde yapılan turun son noktasını, litrelerce sıvı çikolatanın aktığı çikolata pınarı oluşturuyor. Her ziyaretçiye, çikolataya batırılmış bir gofret veriliyor. 

Hohe Caddesi
Hohe Caddesi

Eski Kent içerisindeki Hohe Caddesi, ev sahipliği yaptığı restoranlar, alışveriş merkezleri ve kafelerle şehrin en önemli yerlerinden biri olarak gösterilmektedir. Caddenin tarihi Roma dönemine kadar uzanıyor. Şehrin en eski ve işlek caddesi olan Hohe Strasse, alışveriş meraklılarının oldukça hoşuna gidecek bir yer. Zira Ren Nehri’ne paralel uzanan Hohe Caddesi üzerinde dünyaca ünlü markaların mağazalarının yanı sıra uygun fiyatlı hediyelikler satan dükkânlara rastlamak mümkün. 

Köln Flora ve Botanik Bahçesi
Köln Flora ve Botanik Bahçesi

11.5 hektarlık bir alan üzerine kurulmuş olan Köln Flora ve Botanik Bahçesi, hayvanat bahçesinin bitişiğinde yer alıyor. 10 bin civarında bitki türünü barındıran bahçe kompleksinin flora bölümü 3 yıllık yenilemenin ardından 2014 yılında yeniden açılmış. Bitki ve çiçekler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiniz tesis bünyesinde konferanslar, konserler, evlilik törenleri ve kutlamalar gerçekleştiriliyor.

Köln Hayvanat Bahçesi
Köln Hayvanat Bahçesi

Almanya’nın en eski hayvanat bahçelerinden biri olan Köln Hayvanat Bahçesi, çocuklu aileler için şehrin en popüler noktalarından biridir. 1860 yılında açılan hayvanat bahçesi, İkinci Dünya Savaşı döneminde iki yıl kapalı kaldı. 20 hektarlık alana sahip olan hayvanat bahçesinde 700 çeşitte yaklaşık 7000 hayvan yaşıyor. Burada sadece kara hayvanlarını değil, 1971 yılında eklenen dev akvaryum sayesinde su canlılarını da keşfetmek mümkün. Parka ayrıca 1985 yılında primat evi eklendi. Bu sayede burada cüce şempanzeleri, orangutanları, gorilleri ya da lemurları görmek mümkün. Hayvanat bahçesinin son eklentisi ise çok büyük bir fil parkı oldu. Tüm bu alanlarda ziyaretçilerin hayvanlarla daha yakın temas kurulabilmesi için besleme alanları da bulunuyor. Ana girişinde ve yan kapısında yer alan hediyelik eşya mağazası ise özellikle çocukların çok ilgisini çekiyor. Köln Hayvanat Bahçesi’nde ayrıca yemek yeyip çay kahve içebileceğiniz mekânlar da mevcut. Tüm yıl açık olan Köln Hayvanat Bahçesi’nde yıl boyunca çeşitli etkinlikler de düzenleniyor. Ayrıca önceden rezervasyon yaptırmak koşulu ile burada kamp yapmak da mümkün. Şehrin merkezinde, Riehler Straße’de yer aldığından yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Köln Katedrali
Köln Katedrali

Köln şehir merkezinde yer alan Köln Katedrali, ihtişamlı yapısıyla bu şehirde görülmesi gereken en önemli yerlerin başında gelir. Orijinal adı Kölner Dom olan katedralin yapımına 1248 yılında başlansa da yüzyıllar boyunca maddi sıkıntılardan dolayı ve eldeki diğer imkânsızlıklardan ötürü “bitirilemeyen inşaat” olarak nam salmıştır. 19. yüzyılda tekrar yapımına devam edilen katedralin tamamlanması toplamda 632 yıl sürer ve 1880 yılında hizmete açılır. Gotik tarzda inşa edilen Köln Katedrali, 7000 metrekarelik bir alanda yer almaktadır. Çift kuleli katedralin yüksekliği ise 157 metreyi bulmaktadır. Sadece Köln’ün değil, Kuzey Avrupa’nın da en büyük Gotik kilisesi olarak kabul edilen katedral, 1996 yılında UNESCO Dünya Mirası Sit Alanı olarak kabul girmiştir. Papa XVI. Benedictus, 2005 yılında düzenlenen Dünya Katolik Gençleri Günü dolayısıyla Köln’e gidip, milyonlarca insana Köln’ün Hıristiyan alemi için hâlâ kutsal bir şehir olduğunu, bunda da yüzyıllardan bu yana kemikleri bu katedralde olan Üç Kutsal Kral’ın etkisinin olduğunu anlatmıştır. Hem Köln’ü ziyaret edenler hem de yerel halk için önemli bir yere sahip olan Köln Katedrali’ni günde ortalama 20 bin kişi ziyaret etmektedir. Katedral, Köln Merkez Garı’nın hemen yanındadır ve ulaşımı çok kolaydır.

Köln Teleferiği
Köln Teleferiği

Ren Nehri üzerinde işleyen teleferik şehri kuş bakışı görmek için oldukça ideal. Nisan ayından Ekim’e kadar kullanılabilen Köln Teleferiği, 1957 yılından beri hizmet veriyor. 935 metre yükseklikte işleyen toplu taşıma aracı düşük hızı sayesinde Köln Katedrali başta olmak üzere kentin birçok yerini seyretmek ve fotoğraflamak için uygun ortamı yaratıyor.

Kolumba Müzesi
Kolumba Müzesi

Köln’deki St. Kolumba Kilisesi’nin kalıntıları üzerine inşa edilen Psikoposluk Kilisesi’nin yeni yapısı olarak kabul edilen Kolumba Müzesi olarak 2007 yılında hizmete açılmıştır. 2003-­2007 yılları arasında İsviçreli ünlü mimar, mimarlık ve müzik eleştirmeni Peter Zumthor’un tasarladığı yapı, Roma dönemine ait kalıntıların yanı sıra 19. yüzyıl kilisesinin de kalıntılarının bulunduğu bölgeye yapılmıştır. Bu yapı sayesinde Zumthor, 2009 Pritzker Mimarlık Ödülü'nü kazanmıştır. Kolumba Müzesi, hem St. Kolumba Kilisesi’nin kalıntılarının ziyaret edilebileceği hem de Gottfried Böhm'ün 1950'lerde bölgeye inşa ettiği oktagonal bir şapel biçiminde “Kalıntılar İçinde Meryem” adlı eseri ile birleşecek şekilde tasarlanmış. Açılmış olan yarışma ile bağlantılı olarak, kalıntıların içinde ayrıca Richard Serra’nın “Boğulmuş ve Korunmuş” adlı eseri de mevcut. Müzede yağlıboya, çizim ve baskı eserler, heykeller, dekoratif sanat objeleri ve dini ikonalar görülebiliyor. Müze salı günleri kapalıdır.

Parfüm Müzesi
Parfüm Müzesi

Köln’de gezilmesi gereken bir nokta ise Parfüm Müzesi orijinal adıyla Duftmuseum’dur. Bu ilginç müze, Obenmarspforten Sokağı üzerindeki Farina Evi’nde ziyaretçilerini ağırlıyor. Tasarladığı parfüme yaşadığı şehrin adını veren Johann Maria Farina’nın heykelinin bulunduğu müzede parfüm üretiminin yapıldığı odaların yanı sıra sanat eserleri, tarihi resimler ve mobilyalar sergileniyor. Müze haftanın her günü ziyaret edilebiliyor.

Roma-Germen Müzesi
Roma-Germen Müzesi

Şehrin merkezinde yer alan Roma-Germen Müzesi, kentin üzerine kurulduğu Roma yerleşimine ait arkeolojik eserlere ev sahipliği yapan önemli bir müzedir. Orijinal adı “Römisch­Germanisches Museum” olan müze, 1974 yılından bu yana şimdiki binasında ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Müze bünyesindeki eserlerin tarihi paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Roma dönemine ait yerel üretim cam eserlerden oluşan dünyadaki en büyük koleksiyon Roma-­Germen Müzesi’nde bulunuyor. Pazartesi hariç haftanın her günü ziyaret edilebilen müzede Roma döneminden cam ve seramikler, Germen döneminden mücevherler ve anıt mezarlar mutlaka görülmesi gereken eserler arasında yer almaktadır.

Schildergasse
Schildergasse

Schildergasse, şehri ziyaret eden gezginlerin Köln gezilecek yerler listelerine ekledikleri bir diğer alışveriş cenneti. Hohe’den sonra şehrin ikinci en eski caddesi olarak bilinen Schildergasse, başta giyim ve ayakkabı mağazaları olmak üzere parfüm, spor ürünleri ve cep telefonu satan dükkânlara ev sahipliği yapıyor. İsmi “kalkan” kelimesinden gelen popüler cadde üzerinde mağazaların yanı sıra St. Antonier Kilisesi ve Renzo Piano tarafından tasarlanan Weltstadthaus gibi ilgi çekici binalar bulunuyor. 

Wallraf-Richartz Müzesi
Wallraf-Richartz Müzesi

Alman Franz Ferdinand Wallraf ve Johann Heinrich Richartz’ın yaşamları boyunca sakladıkları eserlerden oluşan Wallraf-Richartz Müzesi, Köln’deki üç büyük müzeden birisidir. Müzede Orta Çağ döneminden 20. yüzyılın ilk evresine kadar olan eserler sergilenmektedir. 1861 yılında hizmet vermeye başlayan müze, Alman Mimar Oswald Mathias Ungers tarafından tasarlanmıştır. Dönemsel olarak farklı kişilerin koleksiyonlarının eklenmesiyle müzenin sahip olduğu değer artmaktadır. Gotik, Rönesans, barok ve empresyonist akımlarına ait eserlerin sergilendiği müzede pek çok değerli eser mevcut. Bu muhteşem müzeyi her yıl binlerce turist ziyaret etmektedir. 



Nereye Gidilir?



  • Eski Şehir Meydanı
  • Gross St. Martin
  • Ludwig Müzesi
  • Hohenzollern Köprüsü
  • Köln Merkez Camii
  • Schnütgen Müzesi
  • 4711 House
  • Kölntriangle
  • Melaten-Friedhof
  • General Jan Won Wert Heykeli
  • St. Pantaleon’s Church
  • Altenberg Katedrali
  • Köln Belediye Sarayı



Ne Yapılır?



  • Ren Nehri’nde mutlaka bir tura katılın ve bu mükemmel şehri bir de nehirden gözlemleyin
  • Tren ya da otobüsler ile şehrin biraz dışına çıkarak Almanya’nın en büyük tema parkı Phantasialand’ı ziyaret edin
  • Parfüm Müzesi’nde daha önce hiç koklamadığınız parfümlerle mest olun
  • Teleferikle şehri kuşbakışı izleyin
  • Şehrin geneline yayılan çok sayıdaki eğlence merkezinde sabahın ilk ışıklarına kadar eğlenin
  • Bisiklet kiralayıp şehri turlayın
  • Çikolata Müzesi’nde daha önce hiç görmediğiniz ve tatmadığınız değişik çikolataları deneyimleyin
  • 7 bine yakın hayvanın bulunduğu Köln Hayvanat Bahçesi’nde eğlenceli anlara imza atın
  • Şehrin en hareketli caddesi Hohe’de alışveriş yapın ve yerel bir restoranda Alman mutfağından lezzetler tadın



Ne Alınır?



Köln, birbirinden güzel alışveriş merkezleri ve dükkânları ile alışveriş anlamında zengin seçenekler sunuyor. Büyük alışveriş merkezlerinin yanı sıra dünyaca ünlü mağazaların yer aldığı Hohe Strasse, şehrin en popüler alışveriş duraklarından biridir. Alışveriş yapmak için bir diğer adres ise Schildergasse. Bu caddenin sonunda Olivandenhof ve Neumarktpassage adında iki ünlü alışveriş merkezi bulunuyor. Hohe Strasse’de dolaşırken birkaç Türk’e denk gelirseniz şaşırmayın. Türk nüfusunun yoğun olması sebebiyle Türklerin işlettiği birçok restoran ve market bulmanız mümkün. Şehrin en şık dükkânlarının bulunduğu Brüsseler Caddesi’ne uğramadan olmaz. Özel tasarım parçalara meraklıysanız, Brüsseler Parkı ve karşı sokağı boyunca bu tarz ürünler satan birçok butik bulabilirsiniz. Köln’de bulunan önemli alışveriş duraklarından bahsedelim…

Lego Store: Çocuklu ailelerin merakla inceleyeceği Lego Store, Köln çarşısının ortasında yer alan ve oldukça büyük bir dükkândır. Burada, yaş gruplarına göre ayrılmış reyonlar arasında yüzlerce çeşit lego bulunmaktadır. Orta kısımda çocukların özgürce oynayabileceği bir alanında bulunduğu bu dükkân, dikkat çeken alışveriş noktalarından bir tanesidir. Adres: Hohe Strasse 52- 58, 50667 Köln, Almanya

Robert Ley Outlet Köln: Her yerde olduğu gibi Köln’de de outlet seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Köln’de en çok tercih edilen mekânlardan bir tanesi olan bu yapıda, mutfak eşyalarındaki modadan ayakkabı ve giyim eşyalarındaki modaya kadar pek çok ürüne ulaşmak mümkündür. Adres: Otto Hahn Strasse 21, 50997 Köln, Almanya

Kolonaki Lifestyle Store: Yenilikçi alışveriş mekânları arasında olan Kolonaki Lifestyle; butiklerin, kuaförlerin ve kahve içerek dinlenmek isteyenler için oldukça popüler yerdir. Adres: Spichernstrasse 6, 50672 Köln, Almanya

Kölner Weinkeller: Almanya’ya gelindiğinde içki alarak ülkelerine dönmek isteyenlerin sayısının oldukça fazla olduğu bilinmektedir. Hem Almanya genelinde hem de diğer ülkelerdeki en ünlü şarapların bulunduğu, Kölner Weinkeller şarap mahzeni; içki konusunda alım yapmak isteyenlerin muhakkak görmesi gereken yerler arasındadır. Adres: Stolberger Strasse 92, 50933 Köln, Almanya



Ne Yenir?



Köln mutfağı dünya mutfakları arasında oldukça hatırı sayılır bir yere sahiptir.  Buradaki yemekler her türlü damak zevkine hitap edecek niteliktedir. Köln’de öne çıkan lezzetlerden biri sosis ve patatestir. Yöresel lezzetlerin çoğunda bu iki malzeme kullanılır. Köln havyarı olarak bilinen, aslında soğanlı bir sosis türü olan Kölsher Kaviar, Patates ve elma püresi ile hazırlanan, gözlemeye benzer Rievkoche, Soğan, elma ve patates püresiyle hazırlanan bir sosis türü olan Himmel un Aad ve ünlü Köln Birası Kölsh şehre özgü tatlardandır. Köln’de geleneksel lezzetlerin dışında farklı damak zevkine uygun lezzetler bulmak mümkündür.

Beef Brothers: Leziz bir Hamburger’in tadına varmak istiyorsanız, gitmeniz gereken yer kesinlikle Beef Brothers. Şehrin en iyileri arasında yer alan mekânda burgerler hem göze hem damağa hitap ediyor. Adres: Aachener Str. 12, 50674 Köln, Almanya

Max Stark: Leziz et yemekleriyle öne çıkan bu restoranın en ünlü yemeği Köln usulü şinitzel. Porsiyonları yeterince büyük olan mekânda hem başlangıç hem ana yemek söylememenizi tavsiye ederiz. Adres: Unter Kahlenhausen 47, 50668 Köln, Almanya

Papa Joe’s Biersalon: Bohem havası ve sıcak atmosferiyle öne çıkan restoran, caz müziğini sevenler için biçilmiş kaftan. Haftanın her günü canlı caz müziği yapılan mekânda birayla beraber Alman mutfağına özgü lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz. Adres: Alter Markt 50-52, 50667 Köln, Almanya



Ne Zaman Gidilir?



Almanya’nın geneline göre Köln’de daha ılıman bir hava hâkimdir. Yıl genelinde hava sıcaklığı 2 ile 26 derece arasında değişir. Kış aylarında kar yağışı görülür ama kısa sürer. Yazın ise yağışlar görülebilir. Nisan gibi ısınmaya başlayan hava sıcaklığı 15 derecelere kadar çıkar. Yılın en sıcak ayları Temmuz ve Ağustos’ta ise 22-26 derece arasında seyreder. Hava koşulları nedeniyle Nisan-Eylül ayları arası şehri gezmek için en uygun zamanlardır. Ancak yağmurun ne zaman yağacağını kestirmek zor olduğundan yanınızda bir şemsiye bulundurmanızda fayda var.



Eğlence ve Gece Hayatı



Köln’de gündüz hayvanat bahçesi ve eğlence parklarında, akşamları ise kentin her köşesinde yer alan bar ve kafelerde zamanınızı geçirebilirsiniz. Şehirde gece hayatının ilk durağı İngiliz barları ile birahane karışımı olan bira evleridir. Bunların dışında gece kulüpleri ya da daha farklı tip barlar da bulabilirsiniz. Şehrin birçok yerine yayılmış olan bu tip mekânlar için ilk olarak “Altstadt” ya da “Rudolfsplatz” ’a bakabilirsiniz. “Früh am Dom”, “Pepe”, “Rosebud” şehirde bar olarak öne çıkan yerler arasında yer alıyor. Daha hareketli bir gece için “Alter Wartesaal”, “Studio 672” ya da “Underground” a gidebilirsiniz. Canlı müzik dinlemek için ise gidilebilecek favori mekân “Lanxess Arena”.



Festival ve Etkinlik



Köln'de yıl boyunca çok sayıda festival düzenlenmektedir. Bazı önemli festivaller şu şekilde sıralanmıştır;

  • Şubat - Köln Karnavalı: Kostümlü geçit törenleri, partilerle kutlanıyor.
  • Haziran - Romen Yaz Festivali: Romen Kiliseleri ile ünlü Köln’de her iki senede bir bu kiliselerde klasik müzik dinletileri oluyor.
  • Temmuz - SummerJam: 3 gün boyunca reggae müzik performansları sergileniyor.
  • Temmuz - Müzikli Havai Fişek Gösterileri
  • Eylül - Köln Maratonu
  • Kasım - Kunstsalon Müzik Festivali
  • Kasım - Müze Geceleri
  • Kasım - Christmas Markets



Lüksemburg Gezi Rehberi


Lüksemburg gezi rehberi bulunmamaktadır.

Paris Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Arc De Triomphe
Arc De Triomphe

Napolyon Bonapart’ın Austerlitz Savaşı‘nda alınan başarılar adına 1806 yılında inşası için emir verdiği Arc de Triomphe (Zafer Takı) ancak 1836 yılında tamamlanabilmiştir. Eiffel Kulesi’nden sonra Paris’in en güzel manzaralarından birini seyredebileceğiniz Zafer Takı’nın üzerinde Fransa için şehit düşmüş ya da gazi olmuş tüm askerlerin anısına 1923 yılından beri yanan bir meşale de bulunmaktadır. Bunun yanında Zafer Takı’nın etrafı birbirini kesen 11 ana caddeye açılmakta ve gökyüzünden bakıldığında bir yıldızı andırmaktadır. Bu yüzden Parisliler bu bölgeye Place de l’Etoile yani Yıldız Meydanı demektedirler. 

Arc De Triomphe Du Carrousel
Arc De Triomphe Du Carrousel

19 metre yüksekliğinde ve 23 metre genişliğinde olan Carrousel Meydanı ile eski Tuileries Sarayı arasında yer alan bir taktır. Bu tak, zafer yolunda inşa edilen üç taktan en küçüğüdür. Diğer ikisi Arche de la Defense ve Arc de Triomphe de l’etoile’dir. 1806 yılında Napolyon tarafından Avusturya zaferini kutlamak için inşa edilmiştir. 

Carnavalet Museum
Carnavalet Museum

Paris'in tarihine adanmış bir müzedir. Müze Hôtel Le Peletier de St-Fargeau ve Hôtel Carnavalet binalarında kurulmuştur. Dekore edilmiş odalar, sanat çalışmaları ve mobilyalar müzede sergilenmektedir. Ana bina Hotel Carnavalet, 1548 yılında Nicolas Dupuis tarafından yapılmıştır. 1600'lü yılların ortasında yazar Madame de Sévigné burada yaşamıştır. Hôtel le Peletier 1989 yılında müzeye dahil edilmiştir.

Chambord Şatosu
Chambord Şatosu

Loire vadisinin en büyük şatosudur. Blois şehrinin 15 kilometre doğusunda bulunmaktadır. 16. yüzyılın 2. yarısında Kral I. François’ın av köşkü olarak inşa ettirdiği saray Loire saraylarının en görkemlisidir.

Champs Elysees Caddesi
Champs Elysees Caddesi

Hem Fransa’nın hem de Dünya’nın en lüks ve pahalı caddesi olarak adlandırılan Champs-Élysées, İmparatorluğun ikinci dönemi ile III.Cumhuriyet Dönemi’nin tipik özelliklerini yansıtmaktadır. Haussman Mimarisi’ne uygun olarak tasarlanmış olmakla birlikte Barok Mimarisi’nden de izler taşımaktadır. Geniş ve uzun cadde boyunca dünyanın en pahalı mağazaları, evleri, cafeleri ve sinemaları bulunmaktadır. Kendine has egzotik bir ortamı olan Champs-Élysées’nin ilginç bir özelliği ise caddenin her iki tarafında bulunan ağaçların dallarının, görüş alanını kapatmaması için düzenli olarak budanmasıdır. Büyük bir simetri ile yapılmış olan Champs-Élysées Caddesi ayrıca Bastille Günü’nde dev askeri geçitlere ev sahipliği yapmasıyla da adını duyurmuştur.

Conciergerie
Conciergerie

14. yüzyılda Philippe le Bel tarafından yaptırılan önce saray sonrasında hapishane olarak kullanılan bir yapıdır. 14. yüzyılda Conciergerie saray olarak kullanılmaktan vazgeçilip parlamentoya verilmiştir ve resmi ofisler buraya taşınmıştır. 1391 yılında yapı hem halk hem de politik mahkumların cezalarını çekecekleri bir hapishaneye dönüştürülmüştür.

Concorde Meydanı
Concorde Meydanı

Fransa Kralı XV.Louis’in kronik bir hastalığından kurtulmasının şerefine inşa edilen Concorde Meydanı, Fransa’nın Bordeaux kentindeki Quinconces Meydanı’ndan sonra en büyük ikinci meydanıdır. 18.Yüzyıl’da inşa edildiği zaman Fransız Devrimi’nin etkisiyle Özgürlük Meydanı olarak da anılan Concorde’da devrim sonrası birçok ünlü ismin idam törenleri de gerçekleştirilmiştir. Meydanın tam orta noktasında Mısır’daki Luxor kentinden hediye olarak gelen bir obelisk bulunmaktadır. Ayrıca Fransa’nın 7 önemli kentini temsilen yapılmış heykeller meydanı çevrelemektedir. Bu heykeller Bordeaux, Brest, Lille, Nantes, Rouen, Strasbourg ve Marseille kentlerini temsil ettiği gibi her bir heykelin yönü şehrin haritadaki konumuna göre ayarlanmıştır.

Disneyland
Disneyland

Paris şehir merkezinin 32 kilometre dışında Marne la Vallee adı verilen yeni bir kasabada kurulmuş olan Disneyland, Euro Disney tarafından işletilmektedir. İki park, yedi otel, bir dinlenme, yemek ve eğlence kompleksine sahip olan Disneyland, Amerika dışında açılan ikinci alandır. Bunlardan ilki Tokyo Disney Resort’dur. Açılışı aşamasında bazı dernekler tarafından karşı çıkılsa da 12 Nisan 1992 tarihinde açılmıştır.

Eiffel Kulesi
Eiffel Kulesi

Dünyanın en ünlü turistik anıtlarından biri olan Eiffel Kulesi, ünlü Fransız Mimar Alexander Gustave Eiffel tarafından Uluslararası Fuar için tasarlanmış ve inşası 31 Mart 1889 yılında tamamlanmıştır. Yüksekliğine rağmen inşaatı sırasında sadece 1 işçi hayatını kaybetmiş ve yapımında 13.200 ton demir kullanılmıştır. Bugün Paris’in en güzel manzarasını izleyebileceğiniz Eiffel Kulesi’nde restoran ve dükkânlar da bulunmaktadır.

Gare Du Nord Tren İstasyonu
Gare Du Nord Tren İstasyonu

Paris’in altı büyük tren garından biridir. “North Station” adı “Kuzey İstasyonu” anlamına gelir. Bu tren garından Paris’in kuzeyine tren seferleri olduğu gibi Londra ve Amsterdam gibi uluslar arası tren seferleri de yapılmaktadır. Bu yurt dışı seferleri Gar edu Nord’u dünyadaki en işlek tren istasyonlarından biri yapmaktadır. Yıllık yaklaşık 190 milyon yolcusu ile dünyanın ve Avrupa’nın en çok kullanılan istasyonlarındandır.

Ile De La Cite Adası
Ile De La Cite Adası

Paris’te Sen Nehri üstünde bulunan doğal adadır. Paris’teki tüm mesafeler buraya göre ayarlanır. Şehir merkezi olarak kabul edilen bu nokta ayrıca Orta Çağ’da şehrin kurulduğu yerdir. Ada üstündeki en ünlü nokta Notre Dame Katedrali’dir. Ayrıca Palais de Justice de burada görülebilir. Özellikle 10. yüzyıldan sonra Ile de la Cite dini bir merkez olarak görülüp bu şekilde kullanılmıştır.

Jardin Des Plantes
Jardin Des Plantes

1626 yılında Kral Louis XIII’ın doktoru tarafından kurulan botanik bahçe Fransa’daki ana botanik bahçesidir. Museum national d’histoire naturelle’in yedi bölümünden biridir. Sen Nehri kenarında 28 hektarlık bir alan üstüne kurulmuştur ve 10.000den fazla çeşit vardır.

Jardin Des Tuileries
Jardin Des Tuileries

1564 yılında Catherine de Medicis tarafından yapılan bahçe, Louvre Müzesi ve Concorde Meydanı arasında yer alır. 1667 yılında halka açılmıştır. Fransız Devrimi’nden sonra da kamuya mal olmuştur. 19. yüzyıldan günümüze kadar ise Paris’lilerin buluştukları, kutlamalar yaptıkları bir yer haline gelmiştir. 1991 yılında UNESCO dünya tarih mirası listesine alınmıştır.

Les Invalides
Les Invalides

Paris'te bulunan, içinde pek çok farklı yapı barındıran, büyük ölçüde Fransa'nın askeri tarihiyle ilintili olan bir anıttır. 24 şubat 1670 tarihinde, XIV. Louis'nin emriyle yapılmasına karar verilmiştir.
Monarşinin savunması için canını verenlerin onuruna ve XIV. Louis döneminde gazi olan, kanlarını akıtan askerlerin kalan günlerini sükûnet ve rahatlıkla geçirebilmeleri gayesiyle inşa edilmiştir. Günümüzde de gazileri ağırlamaya devam eden anıt, askeri nekropol ve çok sayıda müze dahil olmak üzere pek çok yapıya ev sahipliği yapmaktadır.

Louvre Müzesi
Louvre Müzesi

Louvre Müzesi tarih boyunca Fransızların en önemli eserlerinden biri olmuştur. İlk inşası 13. Yüzyıl’da başlayan saray binası bir dönem bakanlık binası olarak da kullanılmış ve 1932 yılında son şeklini alarak müze olmuştur. New York Metropolitan ve St. Petersburg Hermitage Müzesi’nden sonra dünyanın en büyük üçüncü müzesi olan Louvre, içerisinde toplam 445,000 parça eser bulundurmaktadır. Bu eserlerin sadece 35,000 tanesi ziyaretçilere sergilenmektedir. Louvre Müzesi’nin en büyük popülerliği ise ünlü ressam Leonardo Da Vinci’nin tüm dünyaca bilinen Mona Lisa tablosuna ev sahipliği yapmasından gelmektedir. Müzeye giriş, her ayın ilk Pazar günü tüm ziyaretçilerine ve yıl boyunca güzel sanatlar öğrencilerine ücretsizdir.

Lüksemburg Müzesi
Lüksemburg Müzesi

Lüksemburg Sarayı'nın (Palais du Luxembourg) yan tarafında yer almaktadır. Müzede uzun yıllar boyunca on dokuzuncu yüzyıl tablo ve heykellerinin sergilenmiştir. 1986 yılında, Orsay Müzesi'nin açılmasıyla koleksiyonunun büyük bir kısmı oraya taşınmıştır. Fransız Kültür Bakanlığı ve Fransız Senatosu'nun mekanda geçici sergiler düzenlemeye devam etmektedir. Şu anda kuruluş, Fransız Senatosu tarafından yönetilmektedir. Müzenin tarihi 1750'ye dayanmaktadır. O dönemde Avrupa'da açılmış ilk çağdaş sanat müzesi olmasının yanı sıra Fransa'da halka açık ilk sanat müzesidir.

Madeleine Kilisesi
Madeleine Kilisesi

Paris’te bulunan bir Yunan tapınağıdır. Yapı orjinalinde bir kilisedir ve St. Mary Magdelene’ye adanmıştır. 1764 yılında inşasına başlanan yapının mimarı Pierre Constant’dır. Tapınak olarak inşa edilen yapı devrim sonrasında kilise olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kilise içerisinde günümüzde de kullanılan bir org mevcuttur.

Musee Rodin
Musee Rodin

Louvre, Versailles ve Musee d’Orsay’dan sonra Paris’te en çok ziyaret edilen müzedir. Rodin ve çalışmalarına adanmıştır. Ünlü heykeltıraş Rodin’in çalışmaları Musee Rodin’de görülebilir.

Notre Dame Katedrali
Notre Dame Katedrali

Roma Katolik Mimarisi’nin en güzel temsilcilerinden biri olan Notre Dame Katedrali’nin inşasına 12. Yüzyıl’da başlanmasına rağmen, bina planının sürekli değişime uğraması sebebiyle ancak 14. Yüzyıl’da tamamlanabilmiştir. Gotik Mimari’nin en ünlü şaheserlerinden biri olan katedral İle de la Cite isimli adanın üzerinde yer almaktadır. Paris Piskoposu Maurice de Sully tarafından inşası için çevresindeki birçok ev yıktırılmış ve malzemelerin taşınması için yeni yollar açılmıştır. Notre Dame Katedrali bugün Paris’in sıfır noktası olarak kabul edilmiş ve tüm sokakların çıkış noktası katedrale göre tasarlanmıştır. 19.Yüzyıl’a gelindiğinde bakımsızlıktan dolayı yıkılması istenen katedralin kaderini ise ünlü yazar Victor Hugo belirlemiştir. Vakıflardan ve toplumdan destek almak için ünlü Notre Dame'ın Kamburu romanını yazmış ve oluşan kamuoyu sayesinde katedralin yıkılması yerine yenilenmesini sağlamıştır.

Orsay Müzesi
Orsay Müzesi

Seine Nehri'nin sol yakasında bulunan Orsay Müzesi eski bir tren garıdır. Bina 1898 - 1900 yılları arasında inşa edilmiştir. Orsay Müzesi'nde çoğunlukla Fransız sanatına ait, 1848 - 1915 yıllarında arasında yapılmış heykeller, resimler, mobilyalar ve fotoğraflar bulunur. Müze daha çok içlerinde, Monet, Degas, Renoir, Cezanne gibi ressamların eserlerinin bulunduğu geniş izlenimci koleksiyonu ile tanınır.

Palais Garnier Opera Binası
Palais Garnier Opera Binası

III. Napolyon’un İtalyan Anarşistler tarafından kendisine düzenlenen suikasttan sağ kurtulmasıyla yaptırma kararı aldığı Opéra Garnier, 14 yılda inşa edilmiş ve 5 Ocak 1875’te hizmete açılmıştır. Paris’in en görkemli sanat eserlerinden biri olan opera binası hem iç süslemeleri hem de ihtişamlı dış cephesiyle göz doldurmaktadır. İsmini mimarı Charles Garnier’den alan bina Palais Garnier olarak da adlandırılmaktadır. İnşası için 20 milyon Frank harcanan opera binası Paris’in 9. Bölgesi’nde yer almaktadır. Bugün dünyanın en görkemli, önemli ve popüler opera binalarından biri olarak kabul edilen bu mimari harikasının 1979 kişilik seyirci kapasitesi bulunmaktadır.

Pantheon
Pantheon

Paris'in Quartier Latin bölgesinde bulunan bir yapıdır. Paris'in koruyucu azizesi Geneviève'e ithaf edilen bir kilise olarak inşa edilmişse de, Fransız Devrimi sonrasında kilise fonksiyonunu kaybetmiş, önemli Fransız entelektüellerinin gömüldüğü bir anıt mezar halini almıştır. Roma'daki Pantheon'dan esinlenilmiş sütunlu ön yüzü ile, neoklasik mimarinin en erken örneklerindendir ve tüm şehre hakim bir manzarası vardır.

Parc Asterix
Parc Asterix

1989’da açılan Park Asteriks, Albert Uderzo ve René Goscinny tarafından yaratılan Asterix çizgi roman karakteri ve hikayeleri temasını kullanan bir eğlence parkıdır. Paris ‘in kuzeyinde, merkeze yaklaşık olarak 35 km, Disneyland resort Paris’e ise 32 km uzaklıktadır. 

Paris Şehir Merkezi
Paris Şehir Merkezi

Seine Nehri kıyısına kurulmuş olan Paris, Avrupa’nın en güzel ve romantik başkentidir. Eiffel Kulesi, Louvre Müzesi ve Notre Dame Katedrali gibi dünyanın en harika mimarilerine sahip olmasının yanında, sanat ve moda etkinlikleri, eğlence hayatı ve kaliteli mutfağıyla da size unutulmaz ve benzersiz anılar yaşatacak bir başkent!

Petit Sarayı
Petit Sarayı

Charles Girault’un tasarladığı Petit Palais günümüzde the City of Paris Museum of Fine Arts (Paris Güzel Sanatlar Müzesi) ne ev sahipliği yapmaktadır. Güncel sergi kısmı ikiye ayrılmaktadır: The Dutuit collection (Dutuit koleksiyonu) ve The Tuck collection (Tuck koleksiyonu). Dutuit kısmında Rönesans dönemine ait resimleri çizimler ve eşyalar mevcuttur. Tuck koleksiyonunda ise 18. yüzyıl mobilyaları ile Paris şehir resimleri vardır.

Place Des Vosges
Place Des Vosges

Marais’de yer alan Paris’in en eski meydanıdır. “Royal Palace” olarak bilinen meydan Henry IV tarafından yapılmış ve 1605 – 1612 arasında genişletilmiştir. Meydandaki Louis XIII heykeli 1639’da zarar görünce yerine bugün görebileceğiniz hali yapılmıştır.

Pompidou Meydanı
Pompidou Meydanı

Paris’in 4.Bölgesi’nde ve Marais yakınlarında bulunan Centre de Pompidou, yüksek teknolojik standartlarda hazırlanmış bir kültür-sanat merkezidir. İçerisinde kütüphane, müzik ve akustik araştırmalarının yapıldığı IRCAM ve Avrupa’nın en büyük Ulusal Modern Sanat Müzesi bulunan Pompidou Merkezi ismini 1969 yılından 1974’e kadar Fransa’ya Başbakanlık yapmış olan Georges Pompidou’dan almaktadır. Akılcı bir tasarımla inşası için ayrılan alanın yalnızca yarısını kullanarak merkezi tamamlayan Renzo Piano, geriye kalan alanın halka açık bir sanat merkezi olmasını amaçlamıştır. Borular ve yürüyen merdivenlerle zenginleştirilmiş iç mimarisi kadar etrafında icra edilen sokak sanatı da Pompidou Merkezi’nin ününü artıran faktörlerden biri olmuştur.

Pont Neuf
Pont Neuf

1607 yılında Kral Henry 4 tarafından açılan, 232 metre uzunluğu ve 22 metre genişliği ile Pont Neuf Sen Nehri üzerindeki en eski köprüdür. 

Ressamlar Tepesi
Ressamlar Tepesi

Montmartre bölgesinin kalbidir. Geçmişten günümüze gelen birçok dünyaca ünlü sanatçının Montmartre Tepesi üzerinde stüdyoları bulunmaktadır. Montmartre üzerinde çalışmış ressamlardan bazıları; Pablo Picasso, Salvador Dali, Claude Monet, Vincent van Gogh ve Amedeo Modigliani' dir.

Sacré-Cœur Bazilikasi
Sacré-Cœur Bazilikasi

Sacré-Cœur Bazilikası, Paris’in bohem yaşamıyla bilinen Montmartre Tepesi’nde bulunmaktadır. İnşasına 1875 yılında Paris Komünü ile Ateizmin yükselişe geçmesine bir tepki olarak başlanan bazilika ancak 1914 yılında tamamlanmış ve savaş sonrası ibadete açılmıştır. Hıristiyan Dünyası'nda oldukça önemli bir Hac merkezi olarak kabul edilen bazilikanın en önemli özelliği inşasında kullanılan ve içerisindeki kalsit oranı çok yüksek olan Château-Landon taşı sayesinde sürekli olarak beyaz kalması ve parıldamasıdır.

Sainte Chapelle
Sainte Chapelle

Louis IX tarafından Paris‘te inşa edilen yapının temel inşa amacı değerli dini hazineleri saklamaktır. Zamanında “cennete merdiven” olarak adlandırılan şapel bir mimari harikasıdır. 1241 yılında Paris’in merkezinde Louis IX tarafından kutsal bir şapel fikri ortaya atılmıştır. Değerli ve kutsal eşyaların muhafaza edilebilmesi için yapılan bu yerin planları Pierre de Montreuil’e aittir. Montreuil ayrıca Notre Dame’in bir kısmını planlamıştır. 1242’de temeli atılan Sainte Chapelle (Holy Chapel / Kutsal Chapel) altı yıl içerisinde tamamlanmıştır.

Stade De France
Stade De France

Paris'in merkezinden 9 km uzaklıktaki Saint-Denis şehrinde bulunan bir futbol stadyumudur. Stadın kapasitesi 80 bin kişiliktir. Yapımına 1995 yılında başlanıp, 28 Ocak 1998 tarihinde Fransa'nın İspanya'yı 1-0 yendiği maçla açılmıştır.

Tour Montparnasse
Tour Montparnasse

210 metre uzunluğundaki bir gökdelen olan Tour Montparnasse 1969 – 1972 yılları arasında inşa edilmiştir. 2011 yılında Tour First inşa edilene kadar Paris’teki en yüksek gökdelendi. 56. katında bir gözlem kulesi bulunur. Paris’i panoramik şekilde görebilen bu kuleden havanın açık olduğu günlerde 40 kilometrelik mesafe görülebilir.

Ulusal Doğal Tarih Müzesi
Ulusal Doğal Tarih Müzesi

Daha çok botanik bir bahçe görünümünde ve içeriğinde olan müze yaklaşık dört yüzyıldır halka açık olan Ulusal Doğal Tarih Müzesidir. Bilim ve doğanın keşfedilebileceği harika bir yerdir. Çarşamba günleri özel organizasyonların da yapıldığı müze rahatlamak ve bilimle, doğayla iç içe olmak için ideal bir yerdir.

Vendome Meydanı
Vendome Meydanı

Kral Louis XIV ve Sun King’in orduları şerefine 1702 yılında yapılmış olan meydan, Mimar Jules Hardouin Mansart’ın eseridir. Mansart, Versailles Palace’ın da mimarıdır. İşletme amaçlı inşa edilen meydan daha sonra finansal sorunlar nedeniyle maliye bakanına verilmiş ve halka açılmıştır. Sekizgen şekildeki meydan ilk Vendome Dükü’nün sarayının yakınında bulunmaktadır. İlk adı Place des Conquetes olan meydanın adı daha sonra Place de Vendome olarak değiştirilmiştir.

Versay Sarayı
Versay Sarayı

Versay Sarayı ve Bahçeleri, Fransa ve UNESCO Dünya Mirasları’nın göze çarpan mimari anıtlarındandır. XIII.Louis döneminde av köşkü olarak inşa edilmeye başlanan Versay Sarayı, XV.Louis Dönemi’nde tamamlanmıştır. Fransız Barok Mimarisi’nin son döneminde yapılmış en harika örneklerinden biridir. Saray bugün müze olarak kullanılmakta ve içerisinde kraliyet ailesine ait birçok eser sergilenmektedir. Mimarinin en göze çarpan özelliği ise içerisinde 1768 yılına kadar bir tane bile tuvalet bulunmamasıdır. Mimari öneminin yanı sıra Versailles Sarayı, Birinci Dünya Savaşı'nı resmi olarak bitiren Versay Antlaşması'nın imzalandığı yer olması açısından da önemlidir.



Nereye Gidilir?



Eiffel Kulesi
Dünyanın en ünlü turistik anıtlarından biri olan Eiffel Kulesi, ünlü Fransız Mimar Alexander Gustave Eiffel tarafından Uluslararası Fuar için tasarlanmış ve inşası 31 Mart 1889 yılında tamamlanmıştır. Yüksekliğine rağmen inşaatı sırasında sadece 1 işçi hayatını kaybetmiş ve yapımında 13.200 ton demir kullanılmıştır. Bugün Paris’in en güzel manzarasını izleyebileceğiniz Eiffel Kulesi’nde restoran ve dükkânlar da bulunmaktadır.

Champs-Élysées (Şanzelize Caddesi)
Hem Fransa’nın hem de Dünya’nın en lüks ve pahalı caddesi olarak adlandırılan Champs-Élysées, İmparatorluğun ikinci dönemi ile III.Cumhuriyet Dönemi’nin tipik özelliklerini yansıtmaktadır. Haussman Mimarisi’ne uygun olarak tasarlanmış olmakla birlikte Barok Mimarisi’nden de izler taşımaktadır. Geniş ve uzun cadde boyunca dünyanın en pahalı mağazaları, evleri, cafeleri ve sinemaları bulunmaktadır. Kendine has egzotik bir ortamı olan Champs-Élysées’nin ilginç bir özelliği ise caddenin her iki tarafında bulunan ağaçların dallarının, görüş alanını kapatmaması için düzenli olarak budanmasıdır. Büyük bir simetri ile yapılmış olan Champs-Élysées Caddesi ayrıca Bastille Günü’nde dev askeri geçitlere ev sahipliği yapmasıyla da adını duyurmuştur.

Musee du Louvre (Louvre Müzesi) 
Louvre Müzesi tarih boyunca Fransızların en önemli eserlerinden biri olmuştur. İlk inşası 13. Yüzyıl’da başlayan saray binası bir dönem bakanlık binası olarak da kullanılmış ve 1932 yılında son şeklini alarak müze olmuştur. New York Metropolitan ve St. Petersburg Hermitage Müzesi’nden sonra dünyanın en büyük üçüncü müzesi olan Louvre, içerisinde toplam 445,000 parça eser bulundurmaktadır. Bu eserlerin sadece 35,000 tanesi ziyaretçilere sergilenmektedir. Louvre Müzesi’nin en büyük popülerliği ise ünlü ressam Leonardo Da Vinci’nin tüm dünyaca bilinen Mona Lisa tablosuna ev sahipliği yapmasından gelmektedir. Müzeye giriş, her ayın ilk Pazar günü tüm ziyaretçilerine ve yıl boyunca güzel sanatlar öğrencilerine ücretsizdir.

Notre Dame Katedrali
Roma Katolik Mimarisi’nin en güzel temsilcilerinden biri olan Notre Dame Katedrali’nin inşasına 12. Yüzyıl’da başlanmasına rağmen, bina planının sürekli değişime uğraması sebebiyle ancak 14. Yüzyıl’da tamamlanabilmiştir. Gotik Mimari’nin en ünlü şaheserlerinden biri olan katedral İle de la Cite isimli adanın üzerinde yer almaktadır. Paris Piskoposu Maurice de Sully tarafından inşası için çevresindeki birçok ev yıktırılmış ve malzemelerin taşınması için yeni yollar açılmıştır. Notre Dame Katedrali bugün Paris’in sıfır noktası olarak kabul edilmiş ve tüm sokakların çıkış noktası katedrale göre tasarlanmıştır. 19.Yüzyıl’a gelindiğinde bakımsızlıktan dolayı yıkılması istenen katedralin kaderini ise ünlü yazar Victor Hugo belirlemiştir. Vakıflardan ve toplumdan destek almak için ünlü Notre Dame'ın Kamburu romanını yazmış ve oluşan kamuoyu sayesinde katedralin yıkılması yerine yenilenmesini sağlamıştır.

Arc de Triomphe (Zafer Takı)
Napolyon Bonapart’ın Austerlitz Savaşı‘nda alınan başarılar adına 1806 yılında inşası için emir verdiği Arc de Triomphe (Zafer Takı) ancak 1836 yılında tamamlanabilmiştir. Eiffel Kulesi’nden sonra Paris’in en güzel manzaralarından birini seyredebileceğiniz Zafer Takı’nın üzerinde Fransa için şehit düşmüş ya da gazi olmuş tüm askerlerin anısına 1923 yılından beri yanan bir meşale de bulunmaktadır. Bunun yanında Zafer Takı’nın etrafı birbirini kesen 11 ana caddeye açılmakta ve gökyüzünden bakıldığında bir yıldızı andırmaktadır. Bu yüzden Parisliler bu bölgeye Place de l’Etoile yani Yıldız Meydanı demektedirler. 

Versay Sarayı
Versay Sarayı ve Bahçeleri, Fransa ve UNESCO Dünya Mirasları’nın göze çarpan mimari anıtlarındandır. XIII.Louis döneminde av köşkü olarak inşa edilmeye başlanan Versay Sarayı, XV.Louis Dönemi’nde tamamlanmıştır. Fransız Barok Mimarisi’nin son döneminde yapılmış en harika örneklerinden biridir. Saray bugün müze olarak kullanılmakta ve içerisinde kraliyet ailesine ait birçok eser sergilenmektedir. Mimarinin en göze çarpan özelliği ise içerisinde 1768 yılına kadar bir tane bile tuvalet bulunmamasıdır. Mimari öneminin yanı sıra Versailles Sarayı, Birinci Dünya Savaşı'nı resmi olarak bitiren Versay Antlaşması'nın imzalandığı yer olması açısından da önemlidir.

Opera Garnier
III. Napolyon’un İtalyan Anarşistler tarafından kendisine düzenlenen suikasttan sağ kurtulmasıyla yaptırma kararı aldığı Opéra Garnier, 14 yılda inşa edilmiş ve 5 Ocak 1875’te hizmete açılmıştır. Paris’in en görkemli sanat eserlerinden biri olan opera binası hem iç süslemeleri hem de ihtişamlı dış cephesiyle göz doldurmaktadır. İsmini mimarı Charles Garnier’den alan bina Palais Garnier olarak da adlandırılmaktadır. İnşası için 20 milyon Frank harcanan opera binası Paris’in 9. Bölgesi’nde yer almaktadır. Bugün dünyanın en görkemli, önemli ve popüler opera binalarından biri olarak kabul edilen bu mimari harikasının 1979 kişilik seyirci kapasitesi bulunmaktadır.

Place de la Concorde (Concorde Meydanı)
Fransa Kralı XV.Louis’in kronik bir hastalığından kurtulmasının şerefine inşa edilen Concorde Meydanı, Fransa’nın Bordeaux kentindeki Quinconces Meydanı’ndan sonra en büyük ikinci meydanıdır. 18.Yüzyıl’da inşa edildiği zaman Fransız Devrimi’nin etkisiyle Özgürlük Meydanı olarak da anılan Concorde’da devrim sonrası birçok ünlü ismin idam törenleri de gerçekleştirilmiştir. Meydanın tam orta noktasında Mısır’daki Luxor kentinden hediye olarak gelen bir obelisk bulunmaktadır. Ayrıca Fransa’nın 7 önemli kentini temsilen yapılmış heykeller meydanı çevrelemektedir. Bu heykeller Bordeaux, Brest, Lille, Nantes, Rouen, Strasbourg ve Marseille kentlerini temsil ettiği gibi her bir heykelin yönü şehrin haritadaki konumuna göre ayarlanmıştır.

Sacré-Cœur Bazilikası
Sacré-Cœur Bazilikası, Paris’in bohem yaşamıyla bilinen Montmartre Tepesi’nde bulunmaktadır. İnşasına 1875 yılında Paris Komünü ile Ateizmin yükselişe geçmesine bir tepki olarak başlanan bazilika ancak 1914 yılında tamamlanmış ve savaş sonrası ibadete açılmıştır. Hıristiyan Dünyası'nda oldukça önemli bir Hac merkezi olarak kabul edilen bazilikanın en önemli özelliği inşasında kullanılan ve içerisindeki kalsit oranı çok yüksek olan Château-Landon taşı sayesinde sürekli olarak beyaz kalması ve parıldamasıdır.

Centre de Pompidou (Pompidou Merkezi)
Paris’in 4.Bölgesi’nde ve Marais yakınlarında bulunan Centre de Pompidou, yüksek teknolojik standartlarda hazırlanmış bir kültür-sanat merkezidir. İçerisinde kütüphane, müzik ve akustik araştırmalarının yapıldığı IRCAM ve Avrupa’nın en büyük Ulusal Modern Sanat Müzesi bulunan Pompidou Merkezi ismini 1969 yılından 1974’e kadar Fransa’ya Başbakanlık yapmış olan Georges Pompidou’dan almaktadır. Akılcı bir tasarımla inşası için ayrılan alanın yalnızca yarısını kullanarak merkezi tamamlayan Renzo Piano, geriye kalan alanın halka açık bir sanat merkezi olmasını amaçlamıştır. Borular ve yürüyen merdivenlerle zenginleştirilmiş iç mimarisi kadar etrafında icra edilen sokak sanatı da Pompidou Merkezi’nin ününü artıran faktörlerden biri olmuştur.

 



Ne Yapılır?



  • Saint Martin Kanalı’nda tekne turu yapın.
  • Montmartre Tepesi’nin eşsiz manzarasını seyredin.
  • La Vallee Outlet Center’da alışverişin keyfine varın.
  • Moulin Rouge, Lido Show ya da Crazy Horse kabare gösterilerini izleyin.
  • Berthillon dondurmalarını tadın.
  • Rue Oberkampftaki hip cafe'leri, restoranları ve butikleri keşfedin.
  • Seine Nehri üzerinde romantik bir akşam yemeği yiyin.
  • Latin Quartier’deki gurme dükkanlarında satılan şaraplardan tadın.
  • Port de Clingancourt’ta haftasonu kurulan bitpazarını gezin.
  • Paris’in gizli kalmış köşesi ve ünlüler mezarlığı olarak bilinen Père Lachaise’e gidin.



Ne Alınır?



Alışveriş ve moda denildiği zaman akla ilk gelen kentlerden biri de Paris’tir. Öyle ki butik ve haute couture gibi moda dağarcığımızı geliştiren kavramları Paris’in moda kültürü sayesinde öğrenmişizdir. Her türlü isteğe, tarza ve bütçeye göre sayamayacağınız kadar çok mağaza bulacağınız şehirde alışveriş için en uygun yerler Boulevard Haussmann, Marais, Champs-Elysées Caddesi, Rue de Rivoli ve La Vallee Outlet Center’dır. Giyimin yanında kozmetiğin ve gurme tatların da merkezlerinden olan Paris’te aklınıza gelecek her türlü parfüm, şarap, çikolata ve peynir çeşidini satın alabilirsiniz.

Beau Travail
Parisli iki tasarımcının 2005 yılında açtığı mağazada Paris’teki diğer özel tasarım butiklerine göre çok uygun fiyata alışveriş yapabilirsiniz. Ortalama 28- 68 € gibi bir ücrete şık bir çanta ya da bluz alabilirsiniz.
Adres: 67 rue de la Mare, 20e, Paris

Cartier
Ülkenin en kaliteli mücevherinin ve pırlantalarının yanında değerli taşlarla bezenmiş göz alıcı saatler de bulabileceğiniz Cartier, aksesuar alışverişi için Paris’in en önemli merkezlerinden biridir.
Adres: 13 Rue de la Paix, 75002 Paris, Fransa
Tel:+33 1 58 18 23 00

Galeries Lafayette
Fransa’nın zincir alışveriş merkezlerinden olan Lafayette, Haussman Bulvarı’ndaki on katlı binasında birbirinden şık ve lüks markaların mağazalarına ev sahipliği yapmaktadır.
Adres: 9e arrondissement, Haussman Bulvarı, no: 40, Paris
Tel: 09 69 39 75 75

Printemps Paris
Paris’in alışveriş kültüründe önemli bir geçmişi olan Printemps Paris, tarihi binası içerisinde onlarca ünlü markanın mağazasını bulundurmakta ve Paris’in sokak modasının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
Adres: 64 Boulevard Haussmann, 75009 Paris, Fransa
Tel: +33 1 42 82 58 84 ‎

Monoprix
Moda, aksesuar, şarap ve hediyelik eşyaya kadar aklınıza gelecek her şeyin bulunduğu Monoprix’in büyük indirimleri sayesinde alışverişin keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz. Şehrin en merkezi caddesi Champs Élysées’de bulunan bu mağazaya mutlaka uğramalısınız.
Adres: 52 Avenue des Champs Élysées, 75008 Paris, Fransa
Tel: +33 1 53 77 65 65

Marché Saint-Germain
Birbirinden farklı tasarımların bulunduğu yirmiden fazla butiğin bir arada bulunduğu Marché Saint-Germain, stil sahibi olmayı önemseyenler ve modayı yakından takip edenler için şehrin can alıcı alışveriş noktalarından biridir.
Adres: Marché Saint-Germain, 14, rue Lobineau - 75006 Paris
Tel: 01 43 26 01 44 
 



Ne Yenir?



Sadece Parisliler için değil tüm Fransızlar için yemek ve içki ülkenin en ön plana çıkan ve bilindik kültürlerinden biridir. Her bir yemeğe tadından sunumuna kadar çok büyük bir özen gösterilmektedir. Et yemeklerinin hâkim olduğu Fransız Mutfağı’nda şarabın yeri apayrıdır. Bunun yanında salyangoz, soğan çorbası ve midye ile hazırlanan mezeler de çok tüketilen gıdalardandır. Gün içerisindeki öğünler daha çok sandviç ve atıştırmalıklarla geçiştirilse de akşam yemeği başlı başına bir şölen olabilmektedir. Her bütçeye ve damak zevkine hitap eden restoran, cafe ve restoran-barlara şehrin her cadde ve sokağında rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Dünyanın en itibarlı mutfağını deneyimlemeye, Seine Nehri üzerindeki teknelerde bir akşam yemeği yiyerek başlayabilirsiniz!

La Durée
Makaron, çikolata, pasta ve kek… Aklınızı başından alacak tatlar sunan La Durée, Champs Élysées Caddesi’nde gezerken mola verebileceğiniz harika bir cafedir. Dilerseniz şirin kutulara konulmuş makaronlardan sevdiklerinize hediye olarak alabilirsiniz.
Adres: 75 Avenue des Champs Élysées, 75008 Paris, Fransa
Tel: +33 1 40 75 08 75 ‎

L'Atelier Maitre Albert
Şef Emmanuel Monsallier’in mutfağından harika seçkiler yiyebileceğiniz bu restoranda et yemekleri kömürle ısıtılan bir çeşit düzenek eşliğinde pişirilmektedir. Şarap ve içki barının da geniş bir menüsü bulunmaktadır. Lezzetli bir akşam yemeği için tercih edebilirsiniz.
Adres: 1, rue Maître Albert 75005, Paris
Tel: +33 01 56 81 30 01

Le Grand Bistro de Breteuil
1975’ten bu yana Paris’in en iyi lezzet noktalarından olan restoranda şıklığın ve zarafetin her halini bulabilirsiniz. Klasik ve modern Fransız Mutfağı’ndan lezzetler tadabileceğiniz mekânın şarapları da denemeye değerdir.
Adres: 3 Avenue de Breteuil, 75007 Paris
Telefon:+33 1 45 67 07 27

Caviar Kaspia
Bir sarayın yemek salonunda ağırlanıyormuşsunuz hissini yaşatan dekorasyonu, Fransız Mutfağı’nın önemli bir kısmını oluşturan lezzetli deniz mahsullü yemekleri eşliğinde binlerce çeşit şarabı ile Paris’in gastronomi merkezlerinden biridir.
Adres: 16 Rue de l'Arcade, 75008 Paris
Tel:+33 1 42 65 66 35

Cafe de Flore
Paris’in entelektüelleri, yazar ve şairlerinin uğrak mekânlarından olan Cafe de Flore, bugün hala Simon de Beauvior ve John Paul Sartre’nin zamanındaki canlılığını korumaya devam etmektedir. Bir Paris klasiği olan bu cafeye mutlaka uğrayın.
Adres: 172 Boulevard Saint-Germain, 75006 Paris, Fransa
Tel:+33 1 45 48 55 26

Paris Main d'Or
Korsika Adası’nın yerel yemekleriyle klasik Fransız Mutfağı’nın harmanlandığı bu restoranın likörleri ve deniz ürünleriyle yapılan çorbaları da denemeye değer.
Adres: 133 Rue du Faubourg Saint-Antoine, 75011 Paris, Fransa
Tel:+33 1 44 68 04 68
 



Ne Zaman Gidilir?



Her yıl ortalama 27 milyon turisti ağırlayan Paris, dünyanın en çok ziyaret edilen şehri ünvanını da elinde bulunduruyor. Yılın her döneminde sokaklarını süsleyen turist gruplarını görmenin mümkün olduğu bu metropolu ziyaret etmek için en ideal zaman ise kuşkusuz ki bahar ayları… İlkbahar aylarında yeşermeye başlayan Tuileries Parkı’nda keyifli bir güneş banyosu mu? Yoksa sonbahar aylarında bahçesini sapsarı yapraklarının süslediği Luxembourg Parkı’nda romantik bir Paris atmosferi mi? Tercih sizin…



Eğlence ve Gece Hayatı



Paris gecelerine her zaman ışıltı ve görkem hâkim olmuştur. Rengârenk kostümlerden oluşan yüzyıllık kabare geleneği, tiyatrodan operaya uzanan geniş programları ve erotik dans gösterileri Paris gecelerine damgasını vurmuş eğlence anlayışlarındandır. Champs-Elysées Caddesi daha lüks ve görkemli mekânların bulunduğu alandır. Bu civardaki restoran, bar ya da kulüpler giyim ve kuşama özen gösterirken şehrin daha bohem kısımlarında bu tür ayrıntılara dikkat edilmemektedir. Eğer caz dinleyip rahatça eğlenmek istiyorsanız Rue Mouffetard, Quartier Latin ve St-Germain-des-Prés bölgelerini tercih edebilirsiniz.  

Hard Rock Cafe Paris
Bir popüler kültür müzesini andıran Hard Rock Cafe, modern dekorasyonu, kaliteli müzik listeleri ve geniş içki menüsüyle Paris’in gece hayatında önemli merkezlerdendir.
Adres: 14, boulevard Montmartre,75009 Paris
Tel: +331 53 24 60 00

Bob Cool
Sıcak atmosferi ve esprili dekoruyla daha girişinden itibaren yüzünüzü gülümseten Bob Cool'un fresh kokteylleri ve güler yüzlü personeli sayesinde eğlenceli bir akşam geçirebilirsiniz. Modern ve klasik eşyalarla tasarlanmış barında birbirinden farklı içkileri deneyebilirsiniz.
Adres: 15 Rue des Grands Augustins 75006 Paris
Tel: +33 1 46 33 33 77

La Salle Wagram
1500 kişi kapasiteli dans pisti ile bir saray salonunu andıran Le Salle Wagram, sabahın ilk saatlerine kadar dans etmeyi sevenler için ideal bir mekândır. Farklı türdeki müzik listeleri ve lazer ışıklı gösterileri ile tarih ve modern eğlence kültürü harmanlanmaktadır.
Adres: 39-41 Avenue de Wagram, 75017 Paris
Tel:+33 1 58 05 56 05

New Morning
Caz, blues ve funk müzik severler için Paris'in son dönemde açılan en gözde mekânlarından olan New Morning, caz ve etnik müziğin harmanlandığı canlı konserleriyle de dikkat çeken bir bardır. Müzik, şarap ve eğlence dolu bir gece geçirmek isteyenler tercih edebilir.
Adres: 7-9 rue des Petites Ecuries 10e, Paris
Tel: +33 1 45 23 51 41
 
Le Cabaret Sauvage
Alıştığınız gece kulübü havasından çok farklı bir mekâna sahip olan Le Cabaret Sauvage, içerisine lazer ışıklar yerleştirilmiş bir dans pistidir. Çeşitli dünya müziğinin yanında tekno, elektronik ve drum bass tarzı müziklere de yer verilmektedir.
Adres: 59 boulevard Macdonald,19e Paris
Tel: +33 1 42 09 03 09
 



Festival ve Etkinlik



Mart&Mayıs Ayı Etkinlikleri

Uluslararası Paris Maratonu
Bisiklet tutkunları için özel bir önemi olan Uluslararası Paris Maratonu her yıl
iki aşamalı olmak üzere Paris’te düzenlenmektedir. Maratonun birinci etabı Mart ayının başlarında ikinci etabı ise genellikle Nisan ayının ilk Pazar günü Champs-Élysées Meydanı’nda başlamaktadır. 8.Bölge'de başlayan maraton 16.Bölge'de sona ermektedir. Maraton ağı ve katılım şartları için www.parismarathon.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Banlieues Blues Festivali
Banlieues Blues, Paris’in Seine/Saint-Denis kasabasının on yedi farklı bölgesinde yapılan geleneksel bir müzik festivalidir. 1990 yılından bugüne her yıl bahar aylarında beş haftalığına düzenlenen bu etkinlik dünyanın çeşitli bölgelerinden katılan birçok müzik grubuna ev sahipliği yapmaktadır. Genel anlamda Caz ve Blues üzerine olan etkinlik uluslararası alanda büyük bir itibara sahiptir. Fransa Kültür Bakanlığı tarafından ekonomik olarak desteklenen festival özellikle gençler arasında çok rağbet gören bir etkinliktir. Festivale katılarak temel müzik eğitimi alabilir, müzik aracılığıyla farkındalık yaratılmaya çalışılan toplantılara katılabilirsiniz. Festival hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için topluluğun www.banlieuesblues.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

Paris Film Festivali (Printemps Du Cinéma)
Her yıl 21 Mart’a yakın bir tarihte gerçekleşen Paris Film Festivali, sinemaseverlere üç gün boyunca film şöleni yaşatıyor. 3,50€ gibi bir ücretle giriş yapabileceğiniz festivalde size kalan tek şey film seçiminizi yapmanız. www.printempsducinema.com

Foire du Tröne
Paris’te her yıl 10 hektarlık bir alana kurulan ve 350’den fazla farklı lunapark eğlencesinin bulunduğu bu etkinlik Mart ayının sonlarında başlıyor ve 8 hafta kadar sürüp Mayıs ortasında sonlanıyor. Metro ile Porte Doreé istasyonuna ulaşarak katılabileceğiniz bu etkinlik ile Paris’te eğlenceli bir bahar günü geçirebilir hemen ardından bölgede bulunan göçmen tarihi müzesi Palais de La Porte Doreé’yi ziyaret edebilirsiniz.

Paris Fuarı (Foire de Paris)
Porte de Versailles’de bulunan Parc des Expositions fuar alanında düzenlenen etkinlik bir modern yaşam fuarıdır. Foire de Paris’de el sanatlarından, küçük ev aletlerine, yemek ve şarap gibi hayat tarzını kaliteleştirecek birçok yenilik bulunuyor. Metro ile 15.Bölge'de bulunan Porte de Versailles durağına ulaşarak her yıl Nisan sonu kurulup Mayıs başına kadar süren bu fuara katılabilir, evinizin dekorasyonu için ilginç parçalar bulabilirsiniz.

Fransa Açık  Tenis Turnuvası (Rolland Garros)
Tenis tutkunlarının iyi bildiği gibi teniste 4 büyük turnuva vardır. Bu dört büyük turnuvanın toprak kortlu maçları ise Fransa’da yapılmaktadır. Işıltılı bir bahar havasında spor tutkunları için ideal bir Paris gününde Fransa Uluslararası Tenis Turnuvası çok farklı bir deneyim olabilir. Turnuva mayıs ayı sonunda başlayıp haziran ayının ortalarına kadar devam etmektedir. Rolland Garros Stadı’nda gerçekleşen etkinliğe katılmak için 16.Bölge'de bulunan Porte d’Auteil Metro İstasyonu'na ulaşmanız yeterli. Etkinlik detayları ve turnuva dâhilindeki maçların saatleri gibi bilgileri edinmek için www.rollandgarros.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
 
Müze Gecesi
Her yıl mayıs ayı ortalarında bir defaya mahsus olmak üzere cumartesi gecesi Paris’te bulunan temel müzelerin kapıları 18.00’den sonra ziyaretçilere açılmaktadır. Gece geç saatlere kadar açık olan müzelerde farklı etkinlikler de düzenlemektedir. Eğer “Müzede Bir Gece” filmini izleyip “sanırım müzede bir gece geçirmek gerçekten eğlenceli olurdu” diye düşünenlerdenseniz bu etkinlik iyi bir fikir olabilir. Daha ayrıntılı bilgi için etkinliğin resmi sayfasını www.nuitdesmusees.culture.fr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Güzel Sanatlar Atölyesi
Eğer Paris kelimesinin eş anlamlarını içeren bir sözlük yazılsaydı güzel sanatlar muhakkak ki ilk sıralarda yerini alırdı. Yirmi yıldan beri her yıl mayıs ayının ortalarında 200’den fazla Parisli ressam, heykeltıraş ve artist 10.Bölge'de bulunan stüdyolarının kapılarını dört günlüğüne ziyaretçilerine açarlar. Pazartesi'den Cuma’ya
sürecek olan atölyeye katılmak isterseniz www.ateliers-artistes-belleville.org adresinden etkinlikler hakkında daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. 10.Bölge'de bulunan stüdyolara ise yine metroyu kullanarak Belleville İstasyonu’na giderek ulaşabilirsiniz.
 
Haziran&Ağustos Ayı Etkinlikleri

Saint Germain Fuarı
Konserler ve tiyatro gösterilerinden oluşan Saint Germain Fuarı, her yıl haziran başından temmuz sonuna kadar St-Sulpice’de gerçekleştirilmektedir. Paris’in en eski fuarlarından olan bu etkinlik uzun yıllardan beri zengin ve disiplinle hazırlanmış birçok sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Ortaçağ’dan beri çeşitli nedenlerle faaliyet göstermesi engellenmeye çalışılan fuar, her seferinde kendini Anka Kuşu misali yeniden yaratmıştır. St.Germain 6.Bölge'de yer alan fuar farklı kesimlerden müzik ve tiyatro severleri bir araya getiriyor. Etkinlik programları ve fuar hakkında daha detaylı bilgiyi ise www.foiresaintgermain.org adresinde bulabilirsiniz.

Féte de la Musique
Ulusal bir müzik festivali olan Feté De La Musique, caz, reggae ve klasik müzik gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren grupların katılımıyla her yıl 21 Haziran’da başlamaktadır. Festivale katılan gruplar Midsummer’s Night isimli gösterilerle şehrin her noktasında gösteriler düzenleyerek Parislilere müzik şöleni yaşatmaktadır. Sıcak yaz günlerinde Paris’e gidecekler için ideal olan bu festival hakkında daha detaylı bilgi almak ve programları öğrenmek isteyenler için festivalin resmi sitesi: www.fetedelamusique.fr
 
Tour De France (Fransa Bisiklet Turu)
1975 yılından itibaren Paris için bir klasik haline gelen Tour de France, 21 aşamalı ve 3500 km uzunluğundaki bisiklet yarışlarından oluşur. Her yıl haziran ayının üçüncü ya da dördüncü pazarı, bu uzun soluklu maratonun finali Champs- Élysées’de gerçekleşir. Maratonu izlemek ve katılımcılar hakkında bilgi edinmek isteyenler için www.letour.fr isimli resmi bir web sitesi bulunmaktadır.

La Goutte D’or En Féte
Bir hafta boyunca reggae, rap ve rai (Cezayirlilerin yarısını Arapça yarısını Fransızcadan oluşturdukları bir etnik müzik tarzı) tarzında konserlerden oluşan bu müzik festivali 18.Bölge'de bulunan Léon Meydanı’nda gerçekleşmektedir. Barbés Rochechouart ya da Chateau Rouge metro istasyonlarını kullanarak ulaşabileceğiniz festival her yıl haziran aylarının sonlarında başlamakta ve temmuz ayına kadar sürmektedir. Paris’i farklı müzik tarzlarıyla yaşamak için iyi bir seçenek olabilecek bu festival hakkında daha ayrıntılı bilgi için www.gouttedorenfete.org adresini ziyaret edebilirsiniz.
 
Paris Sinema Festivali
Her yıl Temmuz ayının ilk yarısında gerçekleştirilen Paris Sinema Festivali’nin içeriği diğer birçok film festivalinden farklıdır. Ünlü ve nadir bulunan filmlerden seçilmiş sahnelerin restore edilerek yeniden izleyici karşısına çıkarıldığı bu festival ile Paris tatilinizi daha unutulmaz yapmak elinizde! Festival filmleri ve programları hakkında daha ayrıntılı bilgiyi www.pariscinema.org adresinden bulabilirsiniz.

14 Temmuz Bastille Günü
14 Temmuz Fransızlar için ulusal bir gün olması sebebiyle çok önemli bir yere sahiptir. 13 Temmuz gece yarısı başlayan etkinlikler “bals des sapeurs-pompiers” dans gösterileri ile başlamaktadır. Fransızlar tarafından ulusal sembol olarak kabul edilen itfaiyecilerin sponsorluğunda hazırlanan gösteriler sabah saatlerinde askeri grupların katılımıyla Champs- Élysées’de devam eder. Ulusal kutlamalar itfaiyecilerin helikopterli hava gösterileriyle akşam saatine kadar coşkulu bir şekilde gerçekleşir. Etkinlikler gece saat 23.00’da 7.Bölge'de bulunan Champs de Mars’taki havai fişek gösterileriyle daha da renklenmektedir.

Paris Caz Festivali
Yaz ayları Parisliler için adeta bir açık hava konseri demetinden oluşur. Haziran ve temmuz aylarında her hafta sonu öğleden sonra ücretsiz konserlerden oluşan festival, Parc Floral de Paris’de gerçekleşmektedir. Chateau de Vincennes metro istasyonundan konser alanlarına rahatlıkla ulaşabilir ve müziğin keyfini çıkarabilirsiniz.

Paris Plajı
İlk kez 2002 yılında “Paris Plajları” ismiyle başlatılan etkinlik tüm dünyada şehir eğlence kültürünün yeniden yapılanması için ilham verici bir gelişme olmuştur. Temmuz ayında çalışmalarına başlanan Paris Plajı, üç liman bölgesinin kum ve çakıl taşlarıyla doldurularak yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulmuştur. Plaj, şezlonglar ve palmiye ağaçları ile doldurulup yaz aylarında da çalışan Parislilere hafta sonu için yeni bir eğlence alternatifi olmuştur. 3 km uzunluğunda olan plaj Pont de Sully, Tuileries ve Parc de Bercy’yi kapamaktadır. Plajlar sabah saat 8.00’den itibaren gece yarısına kadar hizmet vermektedir.
 
 Eylül&Ekim Ayı Etkinlikleri

Jazz A La Villette
Yaz aylarının hareketliliği yerini sonbahar yapraklarının kapladığı Paris sokaklarına bıraksa bile Paris’te müziğin sesi hiç kısılmaz. Her yıl eylül ayının 10 gününü kapsayan Jazz A La Villette müzik festivali Cité de la Musique bölgesinde yer alan Parc de la Villette ve civardaki barlarda gerçekleşen caz konserleriyle Parislilere keyifli bir ambiyans yaratır. Romantik bir sonbahar ve müzik dolu bir Paris için festivalin www.villette.com internet adresini ziyaret edebilirsiniz.

Festival D’Automne (Sonbahar Festivali)
Resim, müzik, dans ve tiyatro severlerin buluşma yeri olan Festival D’Automne, Eylül ayı ortalarında başlayıp Aralık ayına kadar sürmektedir. Müzeler, anıtlar ve Paris Sokakları’nı ziyaret etmenin getirdiği tatlı yorgunluğu zevkli sanatsal etkinliklerle gidermek isteyenler için bu etkinlik güzel bir seçenek olabilir. Festival hakkında daha detaylı bilgi için www.festival-automne.com adresini inceleyebilirsiniz.

Avrupa Mirası Günleri
Tüm Avrupa’da olduğu gibi Paris’te de her yıl eylül ayının üçüncü haftası elçilik, bakanlıklar ve onlarla koordineli çalışan birimlerin kapıları ziyaretçilere açılmaktadır. Hatta bu etkinlik dâhilinde Palais du l'Elysée’yi de gezebilirsiniz. Avrupa tarihi ve kültürünü yakından tanıma fırsatı bulabileceğiniz Avrupa Mirası Günleri hakkında bilgi edinebileceğiniz internet adresi : www.journeesdupatrimoine.culture.fr
 



Brüksel Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Atomium
Atomium

Brüksel'in bir diğer sembolü de Atomium ikonik yapısıdır. 1958 yılında Dünya Fuarı için Andre Waterkey tarafından inşa edilmiştir. Bir demir kristalinin 165 milyar kez büyütülmüş halindeki bu yapı şehre gelen turistler tarafından oldukça ilgi görmektedir. Atomium'un son katında bulunan restoranda şehrin muhteşem manzarası eşliğinde yemek yiyebilirsiniz. Ayrıca bu yapının içerisinde zaman zaman kültürel etkinlikler düzenlenmekte ve süreli sergiler açılmaktadır.

Autoworld
Autoworld

Brüksel’de yer alan bir diğer dikkat çekici müze olan Autoworld‘de Avrupa ve Amerika kökenli yaklaşık 400 adet araç sergileniyor. Mercedes, BMW, Packard Old Mobile, Renaults, Ford ve Bugatti gibi markaların ünlü modellerini görebileceğiniz müzede eğlenceli vakit geçirebilir, burada yer alan dükkândan müzedeki araçların minyatürlerini satın alabilirsiniz. 

Belçika Kraliyet Sarayı
Belçika Kraliyet Sarayı

Palace Royal ya da Türkçe karşılığı ile Belçika Kraliyet Sarayı, Brüksel’in bir diğer önemli yapısı. Brüksel Park’ın önünde bulunan Place Royale yakınında bir meydan ve Palace of Nation federal parlamento binası bulunmaktadır. Kraliyet ailesi günümüzde burada değil de Brüksel merkezine uzak bir noktada olan Laeken Kalesi’nde yaşamaktadır.

Brüksel Çizgi Roman Müzesi
Brüksel Çizgi Roman Müzesi

Dünyadaki en ünlü çizgi roman ve karikatür müzelerinden biri de Brüksel’dedir. Orijinal ismi ile Centre Belge de la Bande Dessine müzesinde karikatürün yaradılışı, gelişimi ile ilgili çalışmaların yanı sıra Brüksel kökenli sanatçıların çalışmalarını görebilirsiniz. Brüksel’de gezilecek en eğlenceli yerlerden biri olan bu müzede özellikle TenTen ve Şirinler karakterlerinin çizimlerinin olduğu bölümler çok fazla ilgi görmektedir. Eğlenceli bu kültür turunun yanında aynı zamanda karikatür çizerliğine merakı olanlar için karikatür çizim aşamalarıyla ilgili workshoplara katılmak ve bu konuda bilgilenmek de mümkündür.

Brüksel Şehir Merkezi
Brüksel Şehir Merkezi

Brüksel’de her turistin görmesi gereken yerlerinin en başında ünlü meydanı Grand Place gelmektedir. Bu meydanda barok ve gotik mimari anlayışların dokunuşuna şahit olmak mümkündür. Yılın her dönemi kalabalık olan bu meydanda konserler ve kültürel organizasyonlar yapılmaktadır. Meydanın çevresindeki onlarca kafe ve restoranda hem Brüksel’e özgü lezzetleri deneyebilir hem de dünya mutfağından ünlü lezzetleri tadabilirsiniz. Yıl içerisinde bu meydanda yapılan festivalleri yazının devamında bulabilirsiniz. Meydanı çevreleyen ünlü tarihi yapılardan bazıları: Maison du Roi, Maison des Ducs de Brabant, Le Cornet, Hotel Ville, Everard’t Serclaes Heykeli, Maison de Boulangers'dir. Ayrıca Brüksel’in ünlü simgesi Manneken Pis Heykeli de bu meydana oldukça yakın bir konumdadır.

Cinquantenaire Parkı
Cinquantenaire Parkı

Sunduğu yeşil alan ile Brüksel’in en önemli parklarından olan Cinquantenaire Parkı, Belçika’nın özgürlüğün 50. yılı anısına düzenlenen sade bir parktır. 30 bin hektarlık bir alan üzerine 1880 yılında kurulan park içerisinde bahçeler, gölcükler, şelaleler, bitki çeşitleri ve değerli eserler bulunuyor. Kalabalık Belçika sokaklarından uzaklaşmak isterseniz bu parka kesinlikle gitmelisiniz. 

Galeries Royales de Saint Hubert
Galeries Royales de Saint Hubert

Diğer bir adıyla “Everything for everybody” ( Herkes için her şey) mottosu ile bilinen Galeries Royales de Saint Hubert, Brüksel’in en önemli galerilerindendir. 1846 yılında yapımına başlanan galeri Jean Pierre Cluysenaer tarafından yaklaşık bir buçuk yılda inşa edilmiştir. Galeries Royales de Saint Hubert'de dünyaca ünlü sanat eserlerini görebilirsiniz. Ayrıca sergi gezmek dışında Brüksel’e özgü çok güzel hediyelik eşyalar, yetenekli takı tasarımcılarının ürettiği takılardan ya da antika değeri olan ürünler satın alabilir, opera ve tiyatro izleyebilirsiniz. Kısacası Galeries Royales de Saint Hubert, size hem alışveriş alternatifi sunuyor hem de kültürel bir gezi. 

Kraliyet Silah ve Askeri Tarih Müzesi
Kraliyet Silah ve Askeri Tarih Müzesi

Şehrin merkezine oldukça yakın olan müzeye, kolayca ulaşabilmek mümkün. İçeride Waterloo Savaşından başlayan, 1. ve 2.Dünya Savaşları ile devam eden kara, hava ve denizle ilgili bir tarih var. Bu güzel müzeden çıkınca da parkta gezmeyi, dinlenmeyi ihmal etmemenizi tavsiye ediyoruz. Silah ve askeri konulara merakınız varsa Kraliyet Silah ve Askeri Tarih Müzesi’ni ziyaret etmeden Brüksel’den ayrılmamalısınız. Ayrıca bu tarihi müzeye giriş için ödeme yapmıyorsunuz. Müze oldukça büyük bu nedenle vaktinizi doğru ayarlamanızda fayda var.

Manneken Pis
Manneken Pis

Manneken Pis Türkçe adıyla “İşeyen Çocuk Heykeli”, Brüksel’in sembollerinden biridir. 17. yüzyılda yapılan heykelin kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Neden yapılmış olabileceğine dair ise birden fazla rivayet bulunmaktadır. Çocuğun ajan olduğunu söyleyenler de vardır, çocuğun kaybolduğunu ve ailesinin anısına yaptırmış olabileceğini söyleyenler de. Ünlü heykelin bir de gardırobu vardır. Bu gardırop dünyanın her tarafından gelen ziyaretçiler tarafından kostümlerle donatılmasıyla bilinir. Özel günlerde işeyen çocuk bu kıyafetlerle giydirilir. Gittiğiniz dönemde festival dönemine ya da bir kutlamaya denk gelirseniz bu sevimli çocuk heykelinden akıtılan lezzetli Belçika birasından içebilir ve Grand Placa'ın neşeli kalabalığına katılabilirsiniz.

Mini Europe
Mini Europe

Avrupa’yı çok kısa sürede gezmeye hazır mısınız? Mini Europe, dünyaca ünlü bir minyatür parkıdır. Avrupa’da gezilip görülecek birçok muhteşem yapının minyatür hali burada yer almaktadır. Yaklaşık 350 dünyaca ünlü yapının minyatürünü bir arada bulabilirsiniz. İnsan boyutundaki Eyfel Kulesini geçtikten sonra Vezüv Yanardağına dokunabilmek Mini Europe dünyasında mümkündür. Bu eğlenceli hayal dünyası özellikle çocukların oldukça ilgisini çekmektedir. Mini Europe, çocuklarıyla Brüksel’e gidecek olanlar için kesinlikle görülmesi gereken bir yerdir. Parkta yılın bazı dönemlerinde eğlenceli organizasyonlar da düzenlenmektedir. 

St. Michael ve St. Gudula Katedrali
St. Michael ve St. Gudula Katedrali

11. yüzyılda gotik mimari anlayışıyla yapılan kilise 20. yüzyılda katedral unvanını alır. Aziz Gudula’nın kutsal hazinesinin buraya getirilmesiyle bu ismi almıştır. Bu katedralde turistlerin gezmeden dönmediği yapılardan biridir. Kraliyet ailelerinin özel günlerini burada kutladığı bilinir. Belçika tarihinde bir gezintiye çıkmak isterseniz burayı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Ayrıca bu muhteşem mimari yapıya giriş ücretsizdir. 



Nereye Gidilir?



  • Grand Sablon Meydanı
  • Basilique Nationale du Sacre-Coeur
  • Notre Dame de la Chapelle
  • Kakao ve Çikolata Müzesi
  • Horta Müzesi
  • Saint Jacques sur Coudenberg Kilisesi
  • Müzik Enstrümanları Müzesi
  • Bruparck
  • Oceade
  • Belvue Müzesi
  • Adalete Sarayı
  • Afrika Müzesi
  • Borsa
  • Belçika Bira Müzesi
  • Avrupa Birliği Binaları
  • Parlamentarium
  • Brusseis Casino 



Ne Yapılır?



  • Grand Place Meydanı'nı keşfederek gezinize başlayın
  • Belçika'nın muhteşem çikolatasını tatmadan Brüksel turunuzu kesinlikle bitirmeyin
  • Şehrin simgesi olan İşeyen Çocuk Heykeli’ni ziyaret edin ve bolca fotoğraf çektirin
  • İstanbul'daki Miniatürk parkının bir benzeri olan Mini Europe’de kısa bir Avrupa gezisine çıkın
  • Belçika Çizgi Roman Müzesi’nde Ten Ten, Şirinler ve Red Kit'in doğuşuna şahit olun
  • Hemen hemen çoğu kafe ve barda birbirinden değişik biraları bulun, Belçika'nın ünlü patates kızartması ve midyesi ile yudumlayın
  • Müzik Enstrümanları Müzesi’nde daha önce görmediğiniz enstrümanları keşfedin
  • Cinquantenaire Parkı’nda sağlıklı bir yürüyüş gerçekleştirin
  • Autoworld’de dünyaca ünlü markaların özel arabalarını yakından inceleyin
  • Grand Place’de yer alan yerel bir restoranda Belçika mutfağından lezzetli yemekleri deneyin



Ne Alınır?



Belçika’nın başkenti Brüksel alışveriş konusunda ziyaretçilerine birçok alternatif sunuyor. Şehirde ünlü markaların lüks mağazalarını bulabileceğiniz gibi ara sokaklara kurulan gizlenmiş sokak pazarlarından da çok güzel hediyeler alabilir, antika parçalar bulabilirsiniz. En çok satılan yöreye özgü hediyelik eşyalar; Belçika çikolataları, bira, Ten Ten gibi ünlü çizgi karakterlere ait eşyalar ve işeyen çocuk simgeleridir. Bunlar dışında Belçika simgelerinin basılı olduğu tişörtler ve bardaklar şehrin birçok yerinde satılmaktadır. Brüksel’de alışveriş yapılabilecek bölge ve sokaklardan bazıları şu şekilde:

Avenue Louise: Boulevard de Waterloo yakınında bulunan bu sokak Belçika ve Brüksel menşeli tasarımcıların yoğun olarak bulunduğu bir yerdir. Mers du Zord, Zadig& Voltaire, Chine Collections ve Walt burada bulabileceğiniz tasarımcı markalarındandır. Bu sokakta kadın giyim ürünleri ve erkek takım ve ayakkabı ağırlıklı seçenekleri bulabilirsiniz. Kısacası; Avenue Louise, Brüksel’in Şanzelizesi olarak değerlendirilir.

Rue Neuve: Brüksel’deki en uzun alışveriş caddelerinden biridir. Özellikle hafta sonları oldukça kalabalıktır. Espirit, Zara, Mango, Celio, Morgan gibi Avrupa markalarının birçoğu Rue Neuve’de bulunabilir. Bu sokakta bulunan Media Markt ise elektronik ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz bir yerdir.

Boulevard de Waterloo: Brüksel’deki en ünlü alışveriş sokaklarından biridir. Louise Vuitton, Gucci, Feragarmo, Versace gibi dünya devi markalar yan yana bulunabilir.
 
Grand Place: Brüksel’de çikolata, dantel ve hediyelik alışverişi yapacaksanız size birçok seçenek sunan bölge Grand Place ve civarıdır. Hemen her bütçeye uygun seçenekleri burada bulmak mümkündür.

Galeries St. Hubert: 1847 yılında açılan Galeries St. Hubert Avrupa’nın ilk alışveriş merkezidir. Buraya Rue de la Colline’den ana girişine ulaşmanız mümkündür. Galeries St. Hubert içerisinde lüks giyim mağazaları, kafeler, tiyatro ve çikolata dükkânları bulunmaktadır. 



Ne Yenir?



Brüksel yemek kültürü açısından çeşitli Avrupa lezzetlerini yansıtmaktadır. Şehirde yeme içme denince akla gelen ilk şeyler çikolata, waffle, patates kızartması, midye ve çilektir. Brüksel yemeği ihtiyaçtan öte tutku haline getiren bir yerdir. Şehirden 1500’den fazla restoran bulunmaktadır. Restoranların çoğu şehir manzaralıdır. Eğer Petite rue des ya da Bouchers sokaklarında şehir manzarası eşliğinde yemek yemediyseniz Brüksel’i görmüş sayılmazsınız. Restoranların birçoğunda rezervasyon şart değildir. Fakat kalabalık olması ihtimaline karşı yer ayırtmanızda fayda vardır. Farklı ve yerel tatları sevenlerdenseniz, Brüksel'e özgü lezzetleri de mutlaka denemelisiniz. Bu lezzetlerin en önemlileri; kuru üzümle yapılan tatlı bir ekmek çeşidi olan "couque de brussels", patates püresiyle yapılan özel bir sebze yemeği "stoemp", özel soslarla sunulan yılan balığı "eel" ve beyaz şarap ve safranın ayrı bir lezzet kattığı "balık çorbası"dır. Brüksel’deki birkaç popüler restorandan bahsedelim:

Chez Leon: Brüksel’in en lükse ve popüler restoranlarından olan Chez Leon’da tencere içinde pişmiş halde gelen kremalı, şarap soslu, ya da acı soslu midyeler ve sarımsaklı domates soslu tepsi servisini mutlaka denemelisiniz. Restoranın servisi oldukça hızlı ve akşam saatlerinde bu mekân çok kalabalıktır. Burada önceden rezervasyon yaptırmanızda fayda var. Adres: Rue des Bouchers, 18

La Belle Maraichere: Çarşamba ve perşembe günleri kapalı olan bu şık ve sıcak atmosferli aile işletmesinde, ödül kazanmış şefleri ile dikkat çeker. Sadece Brüksel’in değil, tüm Belçika’nın en favori restoranları arasında yer alıyor. Restoranda somon balığı, ahtapot ve midye favorilerdir. Adres: Place St. Catherine, 11A

Mokafe: Kahvaltı tabakları, kruvasanları, bol malzemeli omletleri, sabahın çok erken saatinde bile açık olması ve ücretsiz wi-fi ile herkesin tercihi. Çocuklu ailelere de önerebileceğimiz bir yer burası. Çünkü genelde Fransız mutfağının yaygın olduğu ve kahvaltıyı kahve ve kruvasan ile geçiştirdikleri bu ülkede peynir, zeytin, yumurta, salatalık, domates gibi Türk işi alışkın olduğumuz kahvaltı lezzetlerini bulabilirsiniz. Adres: Galerie Du Roi, 9

Maison Antoine: Patates denilince çok tercih edilen ve bilinen bir mekân. Ancak, Brüksel’in yerli halkı burayı turistler kadar cazip bulmuyor. Daha çok iş adamları, bürokratlar ve turistlerle doluyor. Adres: Place Jourdan, 1



Ne Zaman Gidilir?



Kışları soğuk yazları ise orta derecede sıcak olan Brüksel, İngiltere’nin başkenti Londra’dan daha fazla yağış alan bir yer. Yağışın en çok görüldüğü zamanlar Temmuz ortası ve Aralık ayı. Bu sebeple yağışın daha az olduğu Nisan ve Mayıs ayları ile Eylül-Ekim ayları şehri ziyaret için en uygun zamanlar. Kış aylarında sıcaklık 1 derecelere kadar düşerken yaz aylarında en fazla 23 derecelere kadar çıkıyor.



Eğlence ve Gece Hayatı



Yılın her döneminde bir festivale ev sahipliği yapan Brüksel’de eğlence ve gece hayatı bakımından birçok alternatif bulunuyor. Herhangi bir eğlence merkezi ya da bara gitmeseniz bile Brüksel sokaklarının her köşesinde şarkı söyleyen ya da gösteri yapan bir sanatçı görmeniz mümkün. Brüksel gece hayatı oldukça hareketli bir şehirdir.
Gece kulüpleri genelde saat 23.00 gibi açılır ve sabahın ilk ışıklarına kadar eğlence tüm hızıyla devam eder. Dünyanın en iyi biralarını Brüksel’de içebilirsiniz. Trappist adı verilen manastır biralarının en iyilerinden Westmalle, Belçika’da altı manastırda keşişler tarafından yapılır. Ayrıca, Orval birasını da mutlaka denemelisiniz. Yine manastır geleneklerine ve isimlerine göre, ama manastırların dışında üretilen biralardan Maredsous ve buğday birası Hoegaarden mutlaka tadılması gerekenler arasındadır. Brüksel’de “Studio 44”, “Fuse”, “The Wood” ve “The Flat” şehrin en çok tercih edilen gece kulüpleridir. Rock, blues ya da caz gibi canlı müzik dinlemek isterseniz “Bizon” veya “Music Village” ’a uğramanızı tavsiye ederiz. Bunların dışında “Flagey” ve “Théâtre de la Monnaie” gibi şehrin en önemli iki konser salonunun programına da göz atabilirsiniz.



Festival ve Etkinlik



Brüksel’de tüm yıl çok sayıda festival ve etkinlik düzenlenmektedir. Bazı önemli festivaller şu şekilde sıralanmıştır:

  • Ocak - Yılbaşı kutlamaları
  • Ocak - Antika ve Güzel Sanatlar Fuarı
  • Şubat - Müze Geceleri: Yaklaşık 20 kadar müze bu festivalde gece saat 01:00’e kadar açık oluyor.
  • Şubat - Anima Festivali: En son yapılan ve hatta henüz tanıtımı bile yapılmamış çizgi filmler, animasyonlar izleyebileceğiniz bir festival
  • Mart - Eurantica: 150 kadar antikacı ve sanat galerisinin katıldığı bu fuarda mobilyadan, saate; silahlardan seramik eşyalara kadar birçok şey bulabilirsiniz.
  • Nisan - Millenium Uluslararası Film Festivali
  • Mayıs - Kraliçe Elizabeth Müzik Yarışması
  • Mayıs- Les Nuits Botanique: Botanik bahçesinde gerçekleşen çeşitli konserler ve yiyecek stantları oluyor.
  • Mayıs - Belçika Onur Haftası: Şehir merkezinde gerçekleşen geçit törenleri, konserler ve gösterilerle kutlanıyor.
  • Mayıs - Euroferia: İspanya dışında gerçekleşen en büyük İspanyol kültürel festivali
  • Temmuz - Brüksel Plaj Festivali: Kanalın kenarı kumlarla kaplanıyor ve plaja dönüştürülüyor. Güneşlenenler, plaj voleybolu oynayanlarla yaz aylarında renkli bir ortama dönüşüyor. Bazı akşamlar canlı müzik bile oluyor.
  • Ağustos - Brüksel Yaz Festivali: Sokak tiyatroları, konserlerle geçen bir festival
  • Ağustos - Flower Carpet Festival: Şehrin ana meydanı Grand Place çiçeklerden oluşan dev bir halı ile kaplanıyor.
  • Kasım - Winter Wonders: Yılsonunun kutlandığı bu festivalde Grand Place meydanında büyük bir Christmas pazarı kuruluyor. Müzik ve ışıklandırmalarla renklendiriliyor.



Amsterdam Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Amsterdam Çiçek Pazarı
Amsterdam Çiçek Pazarı

1862 yılından bu yana hizmet veren Bloemenmarkt, Amsterdam’ın simgesi haline gelmiş lalelerin neredeyse her rengini ve lale soğanlarını bulabileceğiniz bu çiçek pazarında sevdiklerinize küçük hediyelik eşyalar da alabilirsiniz. Avrupa’nın çoğu şehrinde birçok çiçek pazarı bulunsa da Amsterdam’ın çiçek pazarını ayrıcalıklı kılan şey bu pazarın yüzüyor olmasıdır. Şehrin renkli turistik yanlarını keşfetmek isteyenlerin yolu mutlaka bu pazara düşmelidir.
 

Heineken Experience  (Bira Müzesi)
Heineken Experience (Bira Müzesi)

Hollanda menşeli ünlü içecek markası Heineken’in eski bir fabrikasının müzeye dönüştürülmesiyle ziyarete açılan Heineken Experince, Amsterdam’ın en turistik merkezlerinden biridir. Müze içerisinde fabrika ve üretim ortamı tiyatral bir şekilde ziyaretçilere sunulmaktadır. Bunun yanında müze fabrikayı ziyaret ederken markanın tüm içecek çeşitlerini de tadabilirsiniz.
 

Madame Tussauds Müzesi
Madame Tussauds Müzesi

Merkezi Londra’da olan ve Amsterdam’da da bir şubesi bulunan Madame Tussaud Müzesi, Avrupa’nın en kaliteli balmumu heykellerinin bulunduğu bir kültür merkezidir. Müze içerisinde birçok ünlü ismin, film karakterlerinin ve devlet adamlarının heykellerini keşfedebilir ve gerçeğini aratmayan eserleri görebilirsiniz.
 

Museumplein (Müze Meydanı)
Museumplein (Müze Meydanı)

Museumplein, Amsterdam’ın güneyinde bir bölgenin adı olup 1883 yılında Uluslararası Koloni ve İhracat Fuarı’nın kurulduğu yerdir. Türkçesi Müzeler Meydanı olarak ifade edilebilecek olan Museumplein adını Rijks, Van Gogh ve Stedeijk Müzesi gibi şehrin en önemli üç kültürel merkezine ev sahipliği yaptığı için almıştır. Meydan 1999 yılında restore edilmiş ve şehrin en önemli yaşam merkezlerinden biri haline gelmiştir. Şehrin simgesi haline gelmiş olan “I Amsterdam” heykeli de bu meydanın tam ortasında bulunmaktadır. Meydanın bitiminde Concertgebouw adı verilen geniş bir konser salonu mevcuttur.
 

Red Light Caddesi (De Wallen)
Red Light Caddesi (De Wallen)

Red Light Semti, Amsterdam’ın dünyaca ünlü yetişkinlere yönelik eğlence merkezlerinden biridir. Uzun bir cadde boyunca barlar, gece kulüpleri, dans gösterilerinin yapıldığı vitrinler ve coffee shoplar bulunmaktadır. Eğlence ve müziğin sınırsız olduğu bu semt, Türkçe “Kırmızı Işıklı Evlerin Bölgesi” olarak ifade edilebilir. Yıllar önce Amsterdam Limanı’na demir atan denizcilerin eğlence mekânlarını ve bir şeyler içebileceği barları kolayca bulabilmeleri için bu bölgedeki evler kırmızı olarak ışıklandırılmış ve ismini buradan almıştır.
 

Rijksmuseum (Amsterdam Devlet Müzesi)
Rijksmuseum (Amsterdam Devlet Müzesi)

Hollanda’nın en büyük sanat ve tarih müzesi olan Rijsksmuseum, 31 Mayıs 1800 tarihinde kurulmuştur. Türkçesi Krallık Müzesi anlamına gelen Rijksmuseum 17. Yüzyıl Hollanda tarihi hakkında çok önemli detayların bulunduğu ve aynı zamanda Johannes Vermeer ve Rembrandt’ın da eserlerine ev sahipliği yapan önemli bir kültür merkezidir. 2013 yılında 2.2 milyon ziyaretçi sayısı ile Hollanda’nın en çok ziyaret edilen müzesi seçilmiştir. Rijksmuseum içerisinde 8000 tanesi tarih ve sanat ağırlıklı olmak üzere toplam 1 milyon eser bulunmaktadır. Müze binasının içerisi kadar çevresinde müzik yapan sokak sanatçıları da özel bir ilgiyi hak etmektedir.
 



Nereye Gidilir?



Red Light District
Red Light Semti, Amsterdam’ın yetişkinlere yönelik ve dünyaca ünlü eğlence merkezlerinden biridir. Uzun bir cadde boyunca barlar, gece kulüpleri ve dans gösterilerinin yapıldığı vitrinler bulunmaktadır. Eğlence ve müziğin kalbi kabul edilen semtin adı, Türkçe’ye “Kırmızı Işıklı Evler Bölgesi” olarak çevrilebilir. Tarihte, gemileri Amsterdam Limanı’na demir atan denizcilerin eğlence mekânlarını ve bir şeyler içebileceği barları kolayca bulabilmeleri için bölgedeki evler kırmızı lambalarla ışıklandırılmış ve bölge ismini bu uygulamadan almıştır.

Anne Frank’ın Evi
İkinci Dünya Savaşı sırasında yazdığı günlükleri ile adını duyurmuş olan Anne Frank’ın anısına yapılmış bu ev Amsterdam’ın Prinsengracht Kanalı civarında bulunmaktadır. İlk kez 1960 yılında, yapılan bağışlarla açılan ve bugün müze olarak hizmet veren bina aynı zamanda Anne Frank’ın Nazi işgali sırasında saklandığı ve günlüklerini yazdığı evdir. Müze içerisinde Anne Frank’ın kişisel eşyalarının yanı sıra yaşamını anlatan sinevizyonlar da bulunmaktadır.

Museumplein
Museumplein, Amsterdam’ın güneyinde bir bölgenin adı olup 1883 yılında Uluslararası Koloni ve İhracat Fuarı’nın kurulduğu yerdir. Türkçesi Müzeler Meydanı olarak ifade edilebilecek olan Museumplein adını Rijks, Van Gogh ve Stedeijk Müzesi gibi şehrin en önemli üç kültürel merkezine ev sahipliği yaptığı için almıştır. Meydan 1999 yılında restore edilmiş ve şehrin en önemli yaşam merkezlerinden biri haline gelmiştir. Şehrin simgesi haline gelmiş olan “I Amsterdam” heykeli de bu meydanın tam ortasında bulunmaktadır. Meydanın bitiminde Concertgebouw adı verilen geniş bir konser salonu mevcuttur.

Rijksmuseum
Hollanda’nın en büyük sanat ve tarih müzesi olan Rijsksmuseum, 31 Mayıs 1800 tarihinde kurulmuştur. Türkçesi Krallık Müzesi anlamına gelen Rijksmuseum 17. Yüzyıl Hollanda Tarihi hakkında çok önemli detayların bulunduğu ve aynı zamanda Johannes Vermeer ve Rembrandt’ın eserlerine de ev sahipliği yapan önemli bir kültür merkezidir. 2013 yılında 2.2 milyon ziyaretçiyi ağırlayarak Hollanda’nın en çok ziyaret edilen müzesi olmuştur. Rijksmuseum’un 1 milyon parçanın üzerindeki tarih ve sanat koleksiyonundan yaklaşık 8000 tanesi sergilenebilmektedir. Müze binasının içerisi kadar çevresinde müzik yapan sokak sanatçıları da özel bir ilgiyi hak etmektedir. 

Hortus Botanicus
1638 yılında kurulan Hortus Botanicus dünyanın en eski ve köklü botanik bahçelerinden biridir. Amsterdam’ın popüler turistik merkezlerinden biri olan Hortus Botanicus ilk zamanlarda doktorlar ve eczacılar için ilaçlara hammadde olacak bitkilerin yetiştirilmesi amacıyla kurulmuş ve Hollandalı denizciler tarafından Hint Okyanusu’na yapılan yolculuklar sayesinde hızlı bir gelişim göstermiştir. Bahçenin içerisine 1600’lerin sonunda “Kelebek Evi” adı verilen hoş bir köşk de inşa edilmiştir. Bahçe bugün 4000’in üzerinde bitkiye ev sahipliği yapmaktadır.

Koninklijk Paleiste Amsterdam (Amsterdam Kraliyet Sarayı)
Avrupa’nın en büyük yapılarından biri olan Amsterdam Kraliyet Sarayı, 17. Yüzyıl’da ilk olarak Belediye Binası olarak kullanılması amacıyla inşa edilmiş, sonraki dönemde sömürgelerden sağlanan altın gelirlerinin yardımıyla bugünkü görkemine kavuşturularak Kraliyet Ailesi’nin konutu halini almıştır. Mimar Jacop Van Campen tarafından inşa edilen sarayın dış cephesinde yer alan mitolojik canlı tasviri ve tanrı heykellerinin her biri ayrı birer sanat eseri niteliğindedir.

Heineken Experince
Heineken Experince, Hollanda menşeli ünlü içecek markası Heineken’in şehir merkezindeki eski fabrikasından uyarlanmış interaktif bir müzedir. Fabrika-müze içerisinde tüm üretim süreçleri etkileşimli olarak ziyaretçilere sunulmaktadır. Müzedeki ziyaretiniz boyunca markanın tüm içecek çeşitlerini tadabilirsiniz.

Madame Tussaud Balmumu Müzesi
Merkezi Londra’da olan ve Amsterdam’da da bir şubesi bulunan Madame Tussaud Müzesi, Avrupa’nın en kaliteli balmumu heykellerini bünyesinde barındırmaktadır. Müze içerisinde birçok ünlü ismin, film karakterlerinin ve devlet adamlarının gerçeği aratmayan heykellerini bulabilir ve hatta onlarla hatıra fotoğrafı çektirebilirsiniz.

Bloemenmarkt (Çiçek Pazarı)
1862 yılından bu yana hizmet veren Bloemenmarkt, Amsterdam’ın simgesi haline gelmiş lalelerin neredeyse her rengini bulabileceğiniz tarihi çiçek pazarıdır. Fakat Bloemenmarkt’ı Avrupa’nın diğer şehrinlerindeki çiçek pazarlarından farklı kılan şey laleleri değil, pazarın yüzüyor olmasıdır.

Nieuwe Kerk
Nieuwe Kerk, Amsterdam’ın Dam Meydanı’nda bulunan ve Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında Kraliyet Ailesi için neo-gotik tarzda inşa edilmiş bir kilisedir. İç dekorun sadeliğine tezat olarak kilisenin dış cephesi gösterişli ayrıntılarla bezenmiştir. 15.Yüzyıl’da inşa edilen kilise, tarihi ve mimari özelliklerine ek olarak düzenlediği kilise müziği konserleri ile de adını duyurmuştur.



Ne Yapılır?



  • Amsterdam kanallarında bot turuna katılın.
  • Rembrandtplein’de eğlence dolu bir gece geçirin.
  • Amsterdam Dungeon’da geçmişe bir yolculuk yapın.
  • Kalverstraat’da alışveriş fırsatlarına göz atın.
  • Xtracold Ice Bar’da 4D buz deneyimini yaşayın.
  • Begijnhof (Hollanda Evleri) etrafında bulunan parkta ya da Vondelpark’ta güneşin keyfini çıkarın.
  • Nachttheater Sugar Factory’deki özel gösterilerden birini izleyin.
  • Çiğ Ringa Balığı’nı tadın.
  • Amsterdam’a özgü Genever Likörleri’nden mutlaka için.



Ne Alınır?



Hollanda peynirleri, tahta ayakkabılar, özel antika parçalar, kitaplar ve laleler Amsterdam’da alışveriş denildiğinde akla ilk gelen ürünlerdendir. Kendi başlarına yeterince ilgi çekici olan bu ürünler, vergilerden muaf tutulduğunuz “tax free” uygulaması sayesinde cazibesini bir kat daha arttırır.  Şehrin sembol ürünlerine ek olarak, dostlarınız için alabileceğiniz oldukça yaratıcı ve eğlenceli hediyelik eşyaları da bulabileceğiniz Amsterdam’da alışveriş için en iyi bölgeler ise şu şekildedir: De Negen Straatjes, Utrechtsestraat, Kalverstraat, Oud Zuid, Hooftstraat,  De Jordaan, Dam Square Area, Spiegelkwartier, Leidsestraat ve KNSM Island.

Hester Van Eeghen
Ünlü tasarımcı Van Eeghen tarafından açılan mağazada yünden yapılmış çantalar, cüzdanlar ve renkli derilerden tasarlanmış giysiler bulabilirsiniz. Mağazada bulunan ayakkabılar ise İtalya’dan özel olarak getirtilmektedir.
Adres: Hartenstraat 1,NL 1016 BZ Amsterdam, Diğer şubesi: Hartenstraat 37
NL 1016 CA Amsterdam.
Tel: +31 - 20 – 6269211 Web Sitesi: http://www.hestervaneeghen.com/

Albert Cuyp Markt
1904 yılından beri Amsterdamlılara hizmet veren Albert Cuyp Pazarı’nda aradığınız çoğu ürünü uygun fiyata bulmanız mümkün. Pazardaki 300’den fazla tezgâhta taze deniz ürünlerinden peynir çeşitlerine, lale tohumlarından kozmetik ürünlerine pek çok farklı ürün satılmakta. Gezi planınızı yaparken, turistler tarafından büyük ilgi gören Albert Cuyp Pazarı’nda cumartesi günleri yerel halkın da katılımıyla ciddi bir yoğunluk yaşandığını dikkate almayı unutmayın.
Adres: Albert Cuypstraat 67 /HS, 1072 CN
Tel: 020 201 8800

Lady Day
1940’lı yıllardan günümüze kadar her yılın modasına ait vintage ürünler bulabileceğiniz mağazada alışveriş yapmasanız dahi eğlenceli vakit geçirebilir, kostümlü partiler ya da özel geceleriniz için şık ve ilgi çekici parçalar bulabilirsiniz.
Adres: Hartenstraat 9, 1016 BZ Amsterdam, Hollanda
020 623 5820

Magna Plaza
Dam Meydanı’nda bulunan Magna Plaza alışveriş için önemli bir adres olmanın yanında, görülmeye değer bir tarihi yapıdır. Birçok ünlü markanın mağazasında alışveriş yapmanın keyfine varabilirsiniz.
Adres: Nieuwezijds Voorburgwal 182, 1012 SJ Amsterdam
Tel: 020 570 3570

Chocolatl
Amsterdam’ın tam kalbinde bulunan Chocolatl’da lezzetli çikolataları tattıktan sonra bu mağazadan asla ayrılmak istemeyeceksiniz.
Tel: 06 464 27 203



Ne Yenir?



Hayatın her alanında benzersiz keşifler sunan Amsterdam; dünyanın birçok kültürüne ev sahipliği yapması sayesinde yöresel Dutch (Hollandalı) Mutfağı’ndan Etiyopya Mutfağı’na kadar yüzlerce alternatifi bir arada bulabileceğiniz bir şehirdir. Peynir cenneti olarak da adlandırabilecek şehirde Kaas, Gouda, Edam ve ev yapımı keçi peyniri çeşitleri tadabileceğiniz lezzetler arasındadır. Bunun yanında sığır etinden yapılmış geleneksel Dutch yemekleri, pannekoeken ismi verilen ve bölgeye özgü krepler, Oliebol, Fransız usulü patates kızartması ve Rijsttafel adı verilen sebzeli deniz mahsullü pilav ülke mutfağının en bilindik yemekleri arasındadır. Bütçeniz ne olursa olsun, şehirde yemek yiyebileceğiniz çok sayıda restoran bulunmaktadır. Eğer yemek sizin için öncelik değilse, Albert Heijin isimli süpermarket zincirinde ekonomik hazır gıdalar ve sandviçler bulabilirsiniz. Farklı lezzet duraklarına uğramak için en ideal bölgeler ise Kalverstraat, Voetboogstraat, Red Light Bölgesi, Dam Meydanı, Rembrandtplein ve Leidseplein semtleridir.

Van Harte
Modern dekorasyonu, lezzetli yemekleri ve atıştırmalık sandviçleri ile şehir sakinleri arasında popüler olan ve turistler tarafından da sıkça tercih edilen restoranda keyifli öğünler yiyebilirsiniz.
Adres: Hartenstraat 24, 1016 CC
Tel: 020 625 8500

Moeders
Duvarları bakıldığında her insana kendi annesini anımsatacak tipik anne fotoğrafları ile dolu olan bu şirin restoranda Hollanda’nın en klasik “anne yemekleri” servis edilmektedir.
Adres: Rozengracht 251, 1016 SX
Tel:020 626 7957

Van Kerwijk
Ziyaretçilerine kapılarını öğlen sonuna doğru açsa da Wankerwijk, tipik bir Amsterdam kahvaltısı için ideal.  Restoranın sade ve samimi dekoru içinizi ısıtacak.
Adres: Nes 41, Amsterdam
Tel: 00 31 (0) 20 620 33 16

D’vijff Vlieghen
Amsterdam’ın köklü restoranlarından olan ve 17. Yüzyıla ait sanatsal öğelerle süslenmiş mekânda, lezzetli et yemeklerine enfes şarapların eşlik ettiği harika bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.
Adres: Spuistraat 294-302, 1012 VX
Tel: 020 530 4060



Ne Zaman Gidilir?



Dünyanın en çok ziyaret edilen metropollerinden biri olan Amsterdam için ideal sezonun Nisan ortası veya Ekim ortası olduğunu söylemek mümkün. Amstel Irmağı’nın üzerine kurulmuş olan bu tarihi şehir, Temmuz ve Ağustos aylarında turist akınına uğrarken; bahar aylarını yılın diğer dönemlerine göre daha sakin geçirdiği söylenebilir. 



Eğlence ve Gece Hayatı



Amsterdam sıra dışı, yasaksız ve hiç bitmeyen gecelerin şehridir. Her tür eğlence anlayışına ve tüm farklı tercihlere hitap edecek alternatifi bir arada barındırmayı başaran şehirde hareket, sabahın ilk ışıklarına kadar devam eder. Şehir, eğlence mekanları ve müzeleriyle de farklı deneyimlere fırsat tanımaktadır.

Escape
Işıltılı dekorasyonu, her tür müzik zevkine hitap eden müzik listeleri ile 80’lerden beri Amsterdam’da hizmet veren kulüp şehrin en ünlü eğlence mekânlarından.
Adres: Rembrandtplein 11, 1017 CT
Tel: 020 622 1111

Mazzo
Şehrin en eski ve köklü gece kulüplerinden olan Mazzo’da, dünya müziklerinin en kaliteli örneklerini muazzam ses sistemleri sayesinde rahatça dinleyebilir ve geniş pisti üzerinde sabaha kadar dans ederek bu müziklere eşlik edebilirsiniz.
Adres: Rozengracht 114, 1016 LV 
Tel: 020 3446402

Hash Marihuana Hemp
Amsterdam’ın en ünlü “coffee shop”larından biridir. Müzeye dönüştürülmüş olan alan her yıl dünyanın her bir köşesinden binlerce ziyaretçinin akınına uğramaktadır. Amsterdam’ı tam anlamıyla keşfetmek isteyenler için eşsiz bir deneyim olacaktır.
Adres: Oudezijds Achterburgwal 148, 1012 DV
Tel:020 624 8926

‘t Arendsnest, Dutch Beer Cafe
Hollanda’nın dört bira uzmanından biri olan Peter van der Arend’in sahibi olduğu cafe-bar, Hollanda bar kültürünün tüm detaylarını başarıyla yansıtmaktadır.
Adres:  Herengracht 90, 1015 BS
Tel: 020 421 2057

Casa Rosso
Erotik gösterilerin sanata dönüştürüldüğü Casa Rosso’da haftanın hemen her günü yaklaşık bir saat süren tiyatro gösterileri sahneye konmaktadır. Erkekler için olduğu kadar kadınlar için de farklı bir deneyim yaşama imkanı veren mekânlardan olan Casa Rosso biletlerini internet üzerinden de temin edebilirsiniz.
Adres: Achterburgwal 106 Amsterdam
Tel: 0031-020-6278954 



Festival ve Etkinlik



Amsterdam’da festival ve etkinlikler yıl boyu sürse de, baharın gelişi ve güneşin yükselmesiyle şehirde müzik, dans, edebiyat alanında düzenlenen etkinlikler hız kazanır. Özgürlüğün kentinin en belirgin etkinlikleri arasında başı, eşcinsellerin onur yürüyüşü ve kraliçenin doğum günü kutlamaları çeker. Tüm şehrin rengârenk giyinerek sokaklara döküldüğü bu keyifli etkinliklerin bir parçası olarak ömür boyu hatırlayacağınız keyifli hatıralar edinebilirsiniz .

Yeni Yıl Kutlamaları
Hollandalılar, yılın son gecesini genellikle aileleri ile evlerinde vakit geçirerek değerlendirirler. Ailecek yapılan 10’dan geriye doğru sayma seremonisinin ardından, zamanın tekrar ileriye doğru akmasıyla birlikte gerçek eğlence için hazırlıklar başlar. Leidseplein, Rembrandtsplein ve Nieumarkt meydanları beklenmedik bir hızla karnaval yerine dönüşür. Gecenin sonunda gökyüzüne atılan yüzlerce havai fişeklerle Hollandalılar, yeni yılın ilk gününü kendi ışıkları ve kendi renkleriyle çizmek ister gibidir.

Realizm Sanat Fuarı
Her yıl ocak ayının ortalarında düzenlenen fuar, kendine mekan olarak Merkez İstasyon’da bulunan yolcu terminalinin geniş salonunu seçmiştir. Özel eserlerin sergilendiği ve ulaşılabilirliği sayesinde sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği canlı bir fuardır.

Amsterdam Işık Festivali
Her yıl Aralık ayında başlayan festival yılbaşını da içine alarak ocak ayının sonuna kadar devam etmektedir. Şehrin baştan aşağı ışıklandırıldığı ve görsel bir şölene dönüştüğü anlarda sokaklarda vakit geçirmek çok eğlenceli bir deneyim olacaktır.

Grachten Festival
Işık festivali ile benzer zamanlara denk gelen festival Türkçe’de kanal festivali olarak ifade edilebilir. Klasik müzik konserlerinin verildiği etkinlik boyunca soğuk Amsterdam kışlarını eğlenceli ve huzurlu hale getirmek amaçlanmaktadır.

Ulusal Restaurant Haftası
Ekim ve Mart ayının ilk on gün boyunca Amsterdam’da ve Hollanda’nın tamamında bulunan restoranlar üç çeşit yemeği 25€ sabit fiyatla sunarlar. Lüks lokantaların imkânlarından ve özel tatlarından yararlanmak için inanılmaz bir fırsat.
 
Amsterdam Moda Haftası
Senede iki defa Ocak ve Temmuz ayında düzenlenen moda haftası, üst seviye bir etkinlik olma iddiasını kaybetmeden, tanınmış modacılarla genç tasarımcıları buluşturma amacı taşır. Etkinlik, dünyanın çeşitli bölgelerinden ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.

Koninginnedag
Kraliçe Günü olarak tercüme edilebilecek bu özel gün, her yıl 30 Nisan’da kutlanmaktadır. Kraliçenin çocukluğunda yakalandığı ölümcül bir hastalığı yenmesi üzerine ulusal bayram ilan edilen günde şehrin sokakları uçsuz bucaksız bir panayıra dönüşür. Günün ortak simgesi turuncu her yerdedir, kanallardaki botları tıklım tıklım dolar ve gecenin geç saatlerine kadar hep birlikte şarkılar söylenir. Bu keyifli günde Hollandalıların mutluluğuna ortak olurken, yerel tatları keşfedebilir, ya da evlerin önüne kurulan ikinci el tezgahlarından beğeninize uygun ürünleri oldukça uygun fiyatlara satın alabilirsiniz.

5 Days Off
Mart ayında düzenlenen müzik festivali, her yıl dünyanın çeşitli yerlerinden elektronik müzik ve dans tutkunlarını bir araya getiriyor. Adından da anlaşılabileceği üzere, etkinlik kapsamında 5 gün boyunca kesintisiz müziğin ve dansın keyfini çıkarabilir, faklı bir müzik festivali deneyimi yaşayabilirsiniz.

Kwaoke Festival
Kwaoke Festival, Temmuz ve Ağustos ayları boyunca her hafta sonu devam eden, aile odaklı bir etkinliktir. Dans, müzik, tiyatro, edebiyat ve sinema gibi sanat dallarından gösterilerin sergilendiği festivalde aileler bir yandan çeşitli atölyelere katılırken, bir yandan da açık alanda yaptıkları pikniklerle güzel havanın keyfini çıkartırlar.

Jordaan Festival
İşçi sınıfının çoğunluğu oluşturduğu mahallelerde bir sokak festivali olarak düzenlenen Jordaan Festivali, operadan davullu sokak geçitlerine ve bitpazarına kadar her şeyi kapsayan içeriğiyle Hollanda’daki alt kültürleri yakından tanımanızı sağlayacaktır.





Memnuniyetiniz için çalışıyoruz

2000 yılından beri, 17 yıllık birikimimizle,
başarının koşulsuz basamağının müşteri
memnuniyetini ve güvenini sağlamak
olduğunun bilincinde bir turizm şirketi
olarak, tüm ekibimizle, tatillerini bize
emanet eden dünya gezginlerinin
memnuniyeti için çalışıyoruz.

Güveninizi önemsiyoruz

Tercihlerinizi hayallerinize göre
belirlemenizde yardımcı olmak ve en
doğru seçimleri yapabilmeniz adına
seyahat danışmanınız olarak, vaat
ettiğimiz hizmeti doğru anlatabilmek
ve tam karşılığını verebilmek için
çalışıyoruz.

En fazla tur alternatifini biz sunuyoruz

440’dan fazla tatil destinasyonuna 2 ila 14
gece alternatifiyle, en gözde tatil
destinasyonlardan en ücra köşedeki
destinasyonlara kadar, Türkiye’nin en geniş
tur alternatifini sunan turizm şirketiyiz.

Teknolojide öncüyüz

Türkiye’de teknolojik yatırımlarımızla ve
inovasyonlarımızla turizm sektörünün
öncüsüyüz. 2 ila 14 gece alternatifiyle
1750’nin üzerinde her gün kesin hareketli
turlarımızda, havayolu ve otellerle
doğrudan sistem entegrasyonumuz
sayesinde istediğiniz oteli ve istediğiniz
havayolu şirketini seçerek hangi hizmeti
alacağınıza siz karar verebilirsiniz.




Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 6 Taksit
Peşin Fiyata 5 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit