Lütfen bekleyiniz...

Lütfen bekleyiniz...





Sayfa Yükleniyor

Beklediğiniz için teşekkürler!

Her Gün Hareketli Berlin Turu

Kesin Hareketli

Berlin Gezi Rehberi

Önemli Yerler

Alexanderplatz Meydanı
Alexanderplatz Meydanı

Alexanderplatz, Berlin’in tarihi merkezi Mitte ilçesinin en merkezi meydanıdır. Spree Nehri ve Berlin Katedrali’nin yakınlarında bulunan meydan, şehir yerlilerinin buluşma noktasıdır ve yerliler tarafından “Alex” olarak adlandırılmaktadır. Alexanderplatz, tarihi bir meydan ve ulaşım noktası olmasının yanı sıra Berlin’i 360 derecelik açıdan seyredebileceğiniz “Berliner Fernsehturm” (Televizyon Kulesi)’ni de içinde barındırmaktadır. Gece 00.00’a kadar kuleye çıkma imkanı mevcut. Bunların yanında, Alexanderplatz civarında şehre özgü bir yemek olan currywurst satan dükkanlar ve “Alexa” isimli bir alışveriş merkezi de bulunmaktadır.

Altes Müzesi
Altes Müzesi

Müze adası karşısında Am Lustgarten olarak bilinen bölgededir. UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Burası eski müze olarak bilinir ve 1823-1830 yılında, Karl Friedrich Schinkel tarafından kurulmuştur. Müzede Prusya kraliyet ailesinin sanat koleksiyonu sergilenmektedir. Zaten, müzenin asıl kuruluş amacı 1826 yılında Prusya kraliyet ailesinin değerli koleksiyonlarını sergilemektir. 1998 yılından bu yana müzenin zemin katında Eski Eserler Koleksiyonu sergileniyor. Müzenin ikinci katında ise, özel sergiler var. En önemli bölüm ise, 2005 yılında Mısır Müzesi’nin buraya taşınması ile gelişmiştir. Mısır Müzesi, Mısır uygarlığının önemli eserlerinin sergilendiği, bu konuda dünyanın sayılı müzelerinden birisidir. Müzede, Mısır uygarlığına ait çok sayıda ilgi çekici eser bulunmaktadır.

Berlin Duvarı
Berlin Duvarı

Berlin Duvarı, 1961 yılında Doğu Almanya bölümü tarafından yaptırılmıştır. Duvarın doğu bölümünde işaretli alana girenlerin ölüm riski vardı. 13 Ağustos 1961 tarihinden itibaren şehrin iki bölümü arasındaki ilişki tamamen kesilmiştir. Toplum uzunluğu 155 kilometre olan duvarın 45 kilometrelik bölümü, şehir içinden geçmektedir.1961-1989 yılları arasında duvar, tüm göçleri engellemiş ve kaçmaya çalışan yaklaşık 5000 kişiden, 100-200 arasındakiler açılan ateş sonucu öldürülmüşlerdir. 9 Kasım 1989 tarihinde şehrin doğu bölümündeki kalabalıklar, hep birlikte duvara tırmanmaya başlamışlar ve şehrin batı bölümünde ise, büyük şenlik atmosferi yaratılmıştır. Aynı gün duvar yıkılmıştır. Duvar yıkıldıktan sonra duvar parçaları, coşkulu bir halk ve hediyelik eşya satıcıları tarafından ele geçirilmiştir. Daha sonra, 3 Ekim 1990 tarihinde, her iki Almanya birleşmiş ve birleşik Almanya Federal Cumhuriyeti kurulmuştur.

Berliner Dom
Berliner Dom

Berlin’in görkemli sembollerinden Berlin Katedrali, 1700lü yıllarda barok stilinde tasarlanmış, 1822 yılında yeniden modellenmiş ve 1894’te II. Willhelm’in yıkılarak yeniden yapılmasını emretmesiyle neo – barok tarzda tasarlanarak 1905 yılında inşa edilmiştir. II. Dünya Savaşı’nda büyük hasar gören yapı, 1981 yılında restore edilmiştir. Bu etkileyici yapının içindeki merdivenlerden en tepeye çıkıldığından panoramik Berlin manzarası görülmektedir. Belirli zamanlarda konserlerin gerçekleştiği Berliner Dom’da klasik müzik konserine gidebilirsiniz.

Bode Müzesi
Bode Müzesi

Mimar Ernst von Ihne tarafından tasarlanmış ve 1904 yılında tamamlanmıştır. Önceki yani ilk kurulduğundaki ismi “İmparator Friedrich Müzesi” dir. 1956 yılında ise müzenin gelişimine büyük katkısı olan “Wilhelm von Bode” isimli şahsın onuruna müzenin ismi değiştirilmiştir. Müze, 2006 yılında ziyarete açılmıştır. Müzede sergilenen koleksiyon içinde özellikle Bizans dönemine ait heykeller, sanat eserleri, madeni paralar ve madalyonlar bulunuyor. Müzenin arşivinde yaklaşık 50 bin civarında eser bulunduğu söyleniyor. Bu müzede “Flora” büstü denilen bir eser bulunuyor. 1910 yılında Flora tarafından satın alınan büst, günümüzde bu müzede bulunmakta olup, Leonardo da Vinci tarafından yapıldığına inanılmaktadır. Ancak, İngiliz heykeltıraş Richard Lucas tarafından yapılma olasılığı da vardır. Berlin Müzesi Prusya Sanat Koleksiyonları genel müdürü Wilhelm von Bode, Londra’da bir galeride büstü görmüş ve satın almıştır. Günümüzde, bu tartışma götürür büst, Bode müzesinde bulunmaktadır.

Brandenburg Kapısı
Brandenburg Kapısı

Orijinal adıyla Brandenburger Tor, şehrin en önemli sembollerinden ve Berlin’in en fazla ziyaretçi çeken bölgelerinden biridir. 1788 – 1791 yılları arasında inşa edilen kapı, Soğuk Savaş süresince Sovyetler Birliği kontrolünde bulunan Doğu Almanya bölgesinde kalmıştır. Brandenburg Kapısı’nın önünde bulunan, ıhlamur ağaçlarıyla ünlü Unter den Linden caddesinde yürümek oldukça keyiflidir. Brandenburg Kapısı’nın hemen kuzeyinde de mutlaka görmek isteyeceğiniz Reichstag bulunur. Hem şehrin merkezi, hem de ana sembollerinden olması nedeniyle Brandenburg Kapısı, Berlin’i ziyaret edenlerin ilk uğradığı turistik noktadır.

Charlottenburg Sarayı
Charlottenburg Sarayı

Şehir merkezinde Spandauer Damm bölgesinde yer alan saray, Hohonzollern hanedanının tek ikametgâhıdır. Sarayın 17’nci yüzyılda inşa edilmiş ve 18’nci yüzyılda genişletilmiştir. İç dekorasyon barok ve rokoko tarzındadır. II. Dünya Savaşı’ndaki bombalamalarda saray büyük ölçüde hasar görmüştür. Ancak, daha sonra 1950 yılında aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir. Sarayın avlusunda büyük bir atlı heykeli yer alıyor ve heykel, Friedrich Wılhelm’e aittir. 1696-1700 yılları arasında Andreas Schüter tarafından yapılmıştır. Bu sarayın en ilginç yönü 1800 yılında Heinrich Schlieman tarafından gerçekleştirilen Troya kazılarında bulunan ve çalınarak Anadolu dışına kaçırılan bir kısım kalıntının burada bulunmasıdır. Yani bu sarayın bir de müze bölümü var. Müze bölümünde Tarih öncesi ve Erken Tarih dönemlerine ait kalıntılar sergileniyor. Sarayın bahçeleri ücretsiz olarak ziyarete açıktır. Özellikle, Troya’dan çalınan kalıntıların sergilendiği bölümü oldukça ilgi çekicidir. Sarayın hemen yanında güzel bir açık hava mekânı var. 

Checkpoint Charlie
Checkpoint Charlie

Checkpoint Charlie, Doğu Berlin ve Batı Berlin arasındaki ana geçiş noktasıdır. Savaş yıllarında, aradaki geçişlerin engellenmesi açısından bir zamanlar bu noktada Amerikan ve Sovyet askerleri nöbet tutmuştur. Kısaca burası için bir kontrol noktası diyebiliriz. Bu noktanın içinde savaş döneminde kaçmak için kullanılan enteresan tekniklere dair birçok görsel var. Günümüzde şehrin en önemli turistik bölgelerinden biri olan buraya giderseniz, Alman Nazi üniforması giymiş Alman gençleriyle fotoğraf çektirebilirsiniz.

Deustches Historiches Museum
Deustches Historiches Museum

Türkçe karşılığı Alman Tarih Müzesi, ilk olarak Berlin şehrinin kuruluşunun 750’nci yılı anısına 1987 yılında açılmış ve kuruluşundan bu yana, çok sayıda geçici sergiye ev sahipliği yapmıştır. Bina, Çinli-Amerikalı mimar Pei tarafından tasarlanmış olup, cam ve çelikten sarmal bir merdiven ile girilen ve geniş bir fuayesi bulunan yapıdır. Müzede 10’ncu yüzyıldan başlayarak günümüze kadar olan süreçte Alman tarihine damga vurmuş kişiler ve olaylar hakkında ayrıntılı bilgiler verilmektedir. Müzenin bir başka önemli yanı ise, Nazilerin yarattığı yıkımın korkunç boyutlarının da sergileniyor olmasıdır. Müzede 8000 eserden oluşan kendine ait bir tablo koleksiyon bulunuyor. Bu daimi koleksiyon, geçici koleksiyonlar ile zenginleştirilerek, ziyaretçilerin görüşüne açılıyor.

East Side Gallery
East Side Gallery

Berlin Duvarı’nın 1.3 kilometrelik bölümü buradadır. Galeri, 1990 yılında dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar tarafından 105 resim yapılarak süslenmiştir. Sonuç olarak burada dünyanın en büyük ve en uzun ömürlü açık hava galerisi ortaya çıkmıştır. Resimlerde genellikle değişim zamanı ve dünyadaki tüm insanlar için daha iyi ve güzel bir gelecek için coşku ve umutlar resmedilmiştir. Ancak resimlerin büyük çoğunluğu: erozyon sonucu zarar görmüş ve 2000 yılında yapılan bir çalışma ile restore edilmiştir.

Fernsehturm-Tv Kulesi
Fernsehturm-Tv Kulesi

1965-1969 yılında yapılan kulenin yüksekliği 365 metredir. Berlin şehrinin en yüksek yapısıdır. Aslında yapıldığında, Avrupa’nın en yüksek kulesi olarak tasarlanmıştır. Ancak Moskova Kulesi’nden sonra, ikinci sıradadır. Kulenin üstünde açık ve puslu olmayan bir havada, yaklaşık 40 kilometrelik çevre görülmektedir. Almanya’nın en yüksek yapısıdır. Kulenin üstünde bir ziyaretçi platformu ve bir kürenin ortasında döner restoran var. Bu döner restoran, her 30 dakikada bir tam tur yapmaktadır. Kulenin asansörleri ile 200 metre yüksekliğe 40 saniyede seyir terasına çıkılabiliyor. Gözlem güvertesi, yerden 203 metre ve restoran ise, 207 metre yüksekliktedir. Bu zarif kuleyi yıllık 1 milyon civarında insan ziyaret etmektedir. Kulenin en tepesinde 140 paslanmaz çelik kesimden oluşan bir kubbe bulunuyor. Bu kubbe, güneş vurup parladığında genellikle bir “haç” yansıması ortaya çıkıyor. 2006 yılında Haziran ayında Dünya Kupası Futbol Şampiyonası sırasında, dev bir gümüş ve kırmızı renkli futbol topuna dönüştü. Yani, Dünya futbol olayının mükemmel bir sembolü haline gelmiştir. 

Holocaust Memorial
Holocaust Memorial

Adından da anlaşılacağı gibi savaşta hayatını kaybeden Yahudilere adanmış bir anıttır. Yaklaşık 19.000 metrekarelik devasa bir alana yayılmıştır. Nazi döneminde, şehirde 180 bin civarında Yahudi bulunuyormuş. Nazilerin katliamından bunlardan yalnızca 5 bin kişi kurtulabilmiştir. 1989 yılında yaptırılan anıt, değişik boylardaki 2700 anıtın sıralanmasıyla oluşmuştur. Bu anıtların boyutları; uzunlukları 2.38-0.20 metre, genişlikleri ise 4.8-0.95 metredir. Buradaki steller kafa karıştırıcı bir atmosfer yaratmak amacıyla tasarlanmıştır. Anıt içinde yer alan Yahudi Müzesi, mimar Daniel Libeskind tarafından 1 Nisan 2003 tarihinde yani iki Almanya birleştikten sonra yapılmış ve aynı yılın 12 Mayıs günü ziyarete açılmıştır. Mimari bakımdan son derece etkileyicidir. Binanın tasarımı, sergideki çarpıklık Yahudi soykırımının ağırlığını tüm dehşetiyle yaşatır. Ses ve müzikle desteklenmiş karanlık koridorlardan geçerken, bir mimari eserin insan üzerinde ne derece etkileyici olduğunu görebilirsiniz. Bölge açıldığı ilk yılda 3.5 milyon kişi tarafından ziyaret edilmiştir. Hatta bu ziyaret edenlerin % 40 kadarının Alman olmadığı da belirlenmiştir.

Kaiser Wilhelm Kilisesi
Kaiser Wilhelm Kilisesi

Kilise yapısı 1890 yılında yapılmış savaşın yarattığı acıların ve sıkıntıların sembolü olarak, restore edilmeden günümüze kadar korunmuştur. 1943 yılındaki bombaların hedeflerinden biri olan yapının hemen yanına, 1959-1963 yılları arasında 113 metre yüksekliğinde modern bir çan kulesi yapılmıştır. Hava saldırısında yıkılan kilisenin ancak bir parçası olan giriş holü kurtulmuştur. Bu giriş holü 7 Ocak 1987 tarihinde takdis edilerek ziyarete açılmıştır. Burada mozaik zemin üzerinde bir Başmelek Mikail ve kendisiyle mücadele eden bir ejderha görülmektedir.

Kreuzberg
Kreuzberg

Türkler arasında “Klein İstanbul”, yani “küçük İstanbul” olarak adlandırılan Kreuzberg ilçesinde Türk nüfusu oldukça fazladır. Berlin’in tarihi bölgelerinden biri olan ilçede Birinci ve İkinci Dünya Savaşı dönemlerine ait eserlerin sergilendiği müzeler bulunmaktadır. Kreuzberg ilçesinden trenle Oranienburg’a geçerseniz, 1936 ve 1945 yılları arasında faaliyet göstermiş olan Sachsenhausen Toplama Kampını da ziyaret edebilirsiniz. Son yıllarda, kendi içinde popüler kültürün bir alt kültürünü oluşturan Kreuzberg, Berlin’in alternatif noktası haline geldiğinden turistler tarafından ilgi görmektedir.

Nikolaikirche-Aziz Nicholas Kilisesi
Nikolaikirche-Aziz Nicholas Kilisesi

Mitte bölgesinde, Nikolaiviertel mahallesinde yer alan bu ihtişamlı kilise, şehrin en eski yapılarındandır. Kilise yapısı: 1220-1230 yılları arasında inşa edilmiştir. Yapıldığı ilk yıllarda, Roma Katolik kilisesi olarak hizmet vermiştir. 1691-1705 yılları arasında ise, Lutheran kilisesi olmuştur. II. Dünya savaşı sırasında, yapı bombalamalar sonucu tahrip olmuştur ve 1949 yılında, tamamen çökmüştür. 1981 yılında, yapı, Demokratik Almanya idaresi tarafından yeniden yapılmıştır. Günümüzde, yapı, bazen kilise ve bazen de konser mekânı olarak kullanılmaktadır.

Olympiastadion (Berlin Olimpiyat Stadyumu)
Olympiastadion (Berlin Olimpiyat Stadyumu)

Şehrin doğu tarafında bulunan Olimpiyat Stadyumu, Berlin’in dikkat çeken yapılarındandır. 1936 yılında olimpiyat oyunları için yapılan stadyum 74.000 oturma kapasitesi, 112.000 m² genişliğindeki çim alanı, 78 m yüksekliğindeki çan kulesi ve Waldbühne isminde 25.000 kişilik açık hava eğlence merkezine sahiptir. 1936 Yaz Olimpiyatları, 1974 FIFA Dünya Kupası gibi önemli organizasyonlara ev sahipliği yapan stat, 2006 FIFA Dünya Kupası final maçına da imza atmıştır.

Pergamonmuseum
Pergamonmuseum

Adından da anlaşıldığı üzere Bergama Müzesi, 3 bölümden oluşuyor: Klasik Antik Çağlar Koleksiyonu, Eski Yakın Doğu Müzesi ve İslam Sanatı Müzesi. Bu bölümler kapsamında türlü türlü kalıntıların bulunmasının yanı sıra, inanılmaz etkileyici bir “Zeus Sunağı” var. İçinde Türkçe seçeneği de olan audio guidelardan birini alarak, uzun bir sürenizi burada geçirebilirsiniz. Yapının mimarisi de oldukça ilgi çekici ve ihtişamlıdır. Müzenin bulunduğu yapı, 1910-1930 yılları arasındaki 20 yıllık süreçte inşa edilmiştir. Bergama evleri gibi orijinal boyutlarda inşa edilen anıtsal yapılar ile birlikte burada Bergama Sunağı/Altarı ve Milet Pazar kapısı sergilenmektedir ve tüm bunlar Türkiye’den taşınan bölümlerden oluşmaktadır. Her yıl, 1.5 milyon kişi tarafından ziyaret edilmektedir. 

Postdamer Platz
Postdamer Platz

Berlin’in en meşhur meydanlarından biri de tarihi şehir merkezi Mitte’ye 3 kilometre uzaklıktaki Postdamer Platz, Berlin’in modern yüzünü simgeleyen meydanda sokak sanatçıları performans gösterilerini izleyebilir ve açıkhava sergilerini ziyaret edebilirsiniz. Berlin Duvarı’ndan kalan birkaç parçayı içinde barındıran meydanda bir gelenek olarak duvarın parçalarına sakız yapıştırılır. Mağazaları, restoranları, lüks suitleri, Film Müzesi, sinema salonları ve Legoland’i ile ünlü Sony Center da Potsdamer Platz’da yer almaktadır. 

Reichstag
Reichstag

Berlin’de görülmesi gereken turistik noktalardan biri olan Reichstag, Alman Parlamento Binası'dır. Bu şekilde söylendiğinde ilgi çekici bir yanı yokmuş gibi görünse de, bu yapıyı görmeye değer kılan özelliği cam kubbesidir. 1882 yılında parlamento binası için düzenlenen yarışmayı kazanan mimar Paul Wallot tarafından tasarlanan binanın yapımı, 1894 yılında tamamlanmıştır. Bu ilgi çekici yapı, sunduğu şehir manzarasıyla da ziyaretçilerini kendine çekmektedir. Tepesindeki cam kubbesiyle bir tasarım harikası olan Reichstag, kubbeye vuran ışığı aynalar aracılığıyla parlamento salonuna yansıtmaktadır. Yağmur suyunu arıtıp kullanabilen, güneş panelleri ile elektrik üretebilen bu bina son derece işevsel şekilde tasarlanmış. Ancak hatırlatmakta fayda var, Reichstag’in cam kubbesine çıkmak istiyorsanız mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor, aksi halde yer bulmanız oldukça zordur. 

Schloss Bellevue Sarayı
Schloss Bellevue Sarayı

Günümüzde Alman Cumhurbaşkanı’nın konutu olarak kullanılan yapı, yaz ikametgâhı olarak 1786 yılında yapılmıştır. Saray yapısı yaklaşık 20 hektarlık park alanı ile çevrilidir. 1928 yılında yapı, konuk evi olarak restore edilmiştir. Ancak II. Dünya savaşındaki bombardıman sırasında hasar görür ve 1950 yılında önemli ölçüde yenilenir. 1994 yılından sonra ise, Almanya Cumhurbaşkanı ikametgâhı olarak kullanılmaya başlanır.

Tiergarten
Tiergarten

Mitte ilçe merkezinde bulunan bu muhteşem park, 1830’larda tasarlanmıştır. Park alanı, gerek 1933 yılındaki yangın ve gerekse 1943 yılındaki hava saldırılarında büyük hasar görmüştür. 1944 yılından sonra, parkta büyük ölçüde ormansızlık görülmeye başlandı. Günümüzde, Alman Cumhurbaşkanı konutu park içinde bulunmaktadır. Ayrıca park alanı içinde çok sayıda heykel bulunuyor. Burada göle karşı oturabilir adeta bir cennet parçasına tanıklık edebilirsiniz. Kısacası bu park, şehrin ortasında bir ormandır.

Zoologischer Garten-Berlin Hayvanat Bahçesi
Zoologischer Garten-Berlin Hayvanat Bahçesi

Hardenberg Pplatz bölgesinde, Avrupa’nın en çok ziyaret edilen hayvanat bahçelerinin başında gelmektedir. Burada 1000 civarında hayvan barınağında 15 bin civarında hayvan bulunmaktadır. Ayrıca, bir akvaryum ve kuşhane bölümleri de bulunuyor.



Nereye Gidilir?



  • Reichstag (Parlamento Binası)
  • Charlottenburg Sarayı
  • Brandenburg Kapısı
  • Berlin Duvarı Anıtı
  • Berlin Belediye Binası
  • Berlin Katedrali
  • Soykırım Anıtı
  • Müze Adası
  • Potsdam Kalesi
  • Kreuzberg Türk Mahallesi



Ne Yapılır?



  • Şehrin en önemli sembollerinden Brandenburger Tor’u ziyaret ederek şehri keşfetmeye başlayın.
  • Küçük İstanbul olarak bilinen ve Türk nüfusunun oldukça fazla olduğu Kreuzberg’de Graffiti Turu ve Workshop’una katılın.
  • Kentin birçok bölgesinde yer alan pazarlarda, ikinci el vintage ürünler satan tezgahları ve replika vintage ürünleri satan dükkânları gezin.
  • Doğu ve Batı Berlin mimarisini Soğuk Savaş odağında karşılaştırabileceğiniz 3 saatlik bir yürüyüş rotası belirleyerek tarihi bir serüvene çıkın.
  • Köstebek olup, yerin altındaki Berlin sırlarını inceleyin.
  • Pergamonmuseum başta olmak üzere müzeler şehri Berlin’in önemli müzelerini ziyaret etmeyi unutmayın.
  • Şehir merkezinde yer alan önemli parkları ziyaret edin ve huzurlu saatler geçirin.
  • Alman Parlamentosu’nun resmi merkezi olan Reichstag binasının tepesi Berlin’i seyretmek için ideal bir nokta. Reichstag’in tepesine çıkıp yemyeşil alanlarla dolu şehri yukardan izleyebilir, bu eşsiz manzarayı fotoğraflayabilirsiniz.



Ne Alınır?



Almanya’nın en önemli kenti Berlin’de birçok alışveriş caddesi bulunuyor. Bunlardan en önemlileri Kurfürstendamm şehrin en önemli alışveriş caddesidir. Her türlü markayı ve şehrin en iyi mağazalarını burada bulabilirsiniz. Merkezin bir diğer alışveriş caddesi de birçok mağazaya ev sahipliği yapan Friedrichstraße. Genç ve bağımsız tarzda modayı sevenler için en iyi mağazalar da Berlin’de bulunuyor. Mitte’de özellikle Neue Schönhauser ve Hackesche Höfe caddelerinde en trend butikleri bulabilirsiniz. Ayrıca görülmeye değer bir diğer yer ise Wittenbergplatz’da ki Farmer’s Market. Eğer aralık ayında gelmişseniz noel alışverişi yapmayı sakın unutmayın, kaçırılmayacak indirimler sunabiliyorlar. Bu alternatiflerin yanı sıra Ka De We’de, isterseniz içinde 200’e yakın mağaza bulunan Alexa alışveriş merkezini ziyaret edebilirsiniz. 



Ne Yenir?



Berlin, yemek kültürü ile öne çıkan bir şehir olmasa da damak tadınıza uygun lezzetleri bulabileceğiniz bir şehirdir. Berlin mutfağının menüsüne patates ve domuz eti hakimdir. Ayrıca hamburger, sosisli sandviç ve herkesin bildiği üzere bira, bu topraklarda doğmuştur. Yemek çeşitliliğinin az olması, yemeklerinin görüntüsünün pek cezbedici olmaması gibi nedenlerle Alman mutfağı, yabancılar tarafından pek fazla ilgi görmemektedir. Ancak Berlin’de yaşayan Türk nüfusun çokluğu nedeniyle hemen her yerde Türk damak zevkine hitap eden tatlar bulmanız mümkündür. Berlin’in en meşhur yemeği, kızarmış sosisin üzerine ketçap ve köri serpilerek hazırlanan ve yanında patates kızartması ile servis edilen Currywurst’dir. Berlin’e özgü diğer bir lezzet olan Berliner’i de denemenizi öneririz. Sığır eti ve sebze geleneksel kent mutfağının önemli bileşenleridir. Patates salatası, kızartılmış ya da ham kıymalı ekmek ve siyah puding kentin ünlü yemekleri arasındadır. Birçok bira fabrikasına ev sahipliği yapmasının doğal bir sonucu olarak Berlin’de sayısız bira çeşidi bulunur. Berlin’de, şiir gibi atmosferleriyle çeşit çeşit lezzetlerin, kahvaltıların ve mükemmel Berlin pizzasının sunulduğu çok sayıda restorana rastlayacaksınız. Berlin’de önerebileceğimiz popüler restoranlar şu şekilde:

Dóttir: Atmosferi, ruhu ve mutfağında Nordik esintileri taşıyan restoran, İzlandalı şef Victoria Eliasdóttir’in deniz mahsulleri ve balık ağırlıklı gurme lezzetlerini sunuyor.  Adres: Mittelstraße 40/41, Mitte.

Bandol sur Mer: Duvarları günlük lezzetleri yazan karatahtalar ile kaplı, bembeyaz tavanları ve tavan dolapları ile loş ve karanlık bir bistro olmaktan son anda kurtulmuş, sadece 7 masalı ufacık bir restoran. Parizyen ruhlu restoran, rahat ve samimi görüntüsünden beklenmeyecek şekilde, rafine ve sofistike gurme Fransız lezzetleri sunuyor. İster a-la-carte isterseniz de 5 tabaklık tadım menüsünü eşleşen şarapları ile tadabilirsiniz. Adres: Torstraße 167, Mitte.

Dudu 31: Berlin restoran sahnesine damgasını vuran Dudu’nun yeni kardeşi Bleibtreu 31 otelin içinde açılmıştır. Yeni Dudu’nun menüsü de atmosferi de biraz daha yetişkin, olgun, ağırbaşlı. Adres:  Bleibtreustr. 31, Charlottenburg.

Grill Royal: Spree nehri üzerinde yer alan bu gözde et restoranı, açıldığı günden oldukça popüler mekânlar arasında yer almıştır. Leonardo DiCaprio, Scarlett Johansson, Samuel L. Jackson, Karl Lagerfeld gibi ünlüleri ağırlayan restoran Berlin sosyelitlerinin ‘in’ mekanı. Etlerin yanı sıra balık çeşitleri de sunuyor. Görmek ve görünmek için ideal. Adres: Friedrichstrasse 105, Mitte.

Bosco: Harika tasarımlı retro bir kantin atmosferindeki restoran, sofistike ve rafine lezzetler sunuyor. Hindistan cevizi sütü ile çiğ ton balığı, burrata, lime ve bottarga ve  ‘Sottobosco autunnale’ tatlısı özellikle tavsiye olunur. Adres: Wrangelstr 42, Kreuzberg.



Ne Zaman Gidilir?



Berlin, Türkiye’ye göre kuzeyde bulunduğundan hava şartları Türkiye’ye kıyasla zorludur. Bir Orta Avrupa şehri olan Berlin’de, hava her an soğuyabilir. Kış aylarında şehri ziyaret etmeyi düşünüyorsanız sıfırın altına düşen hava şartlarını göz önünde bulundurmalısınız. Soğuk ve sert kışlar geçiren Berlin’de yaz ayları da serin ve zaman zaman yağışlı geçmektedir. Yaz aylarında en çok yağış temmuz ayında gerçekleşir. Berlin’in en az yağış aldığı dönem ise, Mart ayıdır.



Eğlence ve Gece Hayatı



Sabaha kadar açık mekânları ile ünlü Berlin’de geceler uzundur. Sayısız bar, pub ve gece kulübünün olduğu şehirde eğlenmek için bir mekân mutlaka bulabilirsiniz. Terk edilmiş gibi görünen, eskiden fabrika olarak kullanılan yapıların günümüzde bar ve gece kulübü olarak kullanıldığını görünce şaşırabilirsiniz. Bazı mekânları girerken giriş ücreti ödemeniz gerekir, ancak bu ücret diğer Avrupa şehirlerindeki giriş ücretlerinin neredeyse yarısı civarındadır. Sanat ve eğlencenin başkenti Berlin’de sokak sanatçılarının performanslarına ve opera gösterilerine de rastlayabilirsiniz. Kentteki popüler mekânlar şu şekilde: Berghain Panaroma, Chalet, Sisyphos, Prince Charles, KitKat Club, Watergate.  



Festival ve Etkinlik



Berlin’de yıl içinde önemli etkinlik ve festivaller düzenlenir. Önemli etkinlik ve festivaller şu şekilde:

  • Berlin Film Festivali (Berlinale) - Şubat
  • Carnival of Cultures (Karnival der Kulturen) - Temmuz
  • Berlin Müzik Festivali - Yaz mevsiminin gelişi kutlanır
  • Love Parade - Temmuz: Elektronik, trance ve techno müzik festivalidir.
  • The Long Night of the Museums - Ağustos
  • Berlin Stiletto Run - Ağustos
  • Pyronale Festivali - Eylül
  • Berlin Marathon - Eylül
  • Berlin Fetish Ball - Ekim
  • Berlin Jazz Festival - Kasım
  • Festival of Lights - Ekim
  • Berlin Fotoğrafçılık Festivali - Ekim
  • Berlin Tattoo Convention - Aralık





Memnuniyetiniz için çalışıyoruz

2000 yılından beri, 17 yıllık birikimimizle,
başarının koşulsuz basamağının müşteri
memnuniyetini ve güvenini sağlamak
olduğunun bilincinde bir turizm şirketi
olarak, tüm ekibimizle, tatillerini bize
emanet eden dünya gezginlerinin
memnuniyeti için çalışıyoruz.

Güveninizi önemsiyoruz

Tercihlerinizi hayallerinize göre
belirlemenizde yardımcı olmak ve en
doğru seçimleri yapabilmeniz adına
seyahat danışmanınız olarak, vaat
ettiğimiz hizmeti doğru anlatabilmek
ve tam karşılığını verebilmek için
çalışıyoruz.

En fazla tur alternatifini biz sunuyoruz

440’dan fazla tatil destinasyonuna 2 ila 14
gece alternatifiyle, en gözde tatil
destinasyonlardan en ücra köşedeki
destinasyonlara kadar, Türkiye’nin en geniş
tur alternatifini sunan turizm şirketiyiz.

Teknolojide öncüyüz

Türkiye’de teknolojik yatırımlarımızla ve
inovasyonlarımızla turizm sektörünün
öncüsüyüz. 2 ila 14 gece alternatifiyle
1750’nin üzerinde her gün kesin hareketli
turlarımızda, havayolu ve otellerle
doğrudan sistem entegrasyonumuz
sayesinde istediğiniz oteli ve istediğiniz
havayolu şirketini seçerek hangi hizmeti
alacağınıza siz karar verebilirsiniz.




Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 6 Taksit
Peşin Fiyata 5 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit