Lütfen bekleyiniz...

Lütfen bekleyiniz...





Sayfa Yükleniyor

Beklediğiniz için teşekkürler!

Bu Yaz Nereye Gideceğinizi Biliyoruz
80’den fazla destinasyon seçeneğiyle yaz tatilinin keyfini çıkarın!
Sharm El Sheikh, Girit, Thassos, Sakız Adası, Rodos, Odessa, Halkidiki,
Malta, Maldivler, İbiza ve daha fazla Yaz Turları ile sevdiklerinizle yeni
yerler keşfedecek, denize, kuma ve güneşe doyacak, yaz tatilin keyfini çıkaracaksınız.

Sakız Adası adını da, ününü de adada yetişen ağaçlardan almaktadır. Adanın sadece güneyinde yetişen sakız ağaçlarını görmek isterseniz Pirgi Köyü’nü ziyaret edebilir, köyde gezinirken Ksista adı verilen süsleme sanatı ile kaplanmış ve ilk günkü gibi korunmuş evleri, kiliseleri inceleyebilirsiniz. Biraz geçmişe dönmek ve tarihi sokaklarda kaybolmak isteyenler için Mesta Köyü’nü koruyan demir bir kapıdan giriş yapacaksınız. Mistik sokaklarında kaybolacağınız bu köy, halk tarafından korsan istilasından korunmak ve rahat kaçabilmek için labirent şeklinde tasarlanmış. Mesta Köyü’nün tepesinde bulunan kilise ise yapıldığı ilk günkü gibi sizi bekliyor olacak. Deniz seviyesinden 450 metre yükseklikte kayaların üzerine inşa edilmiş Anavatos Köyü, terk edilmiş anıt bir köy… Araç ile ulaşımın olmadığı köyü merak ediyorsanız, tepeye yürüyerek çıkmalısınız. 1822’de terk edilen köydeki bazı evler, Triorofo binası, değirmen, okul, Taksiarhis Kilisesi ve Meryem Ana Kilisesi koruma altındadır. 1042 senesinde üç rahip tarafından inşa edilmiş Nea Moni Manastırı’nın mozaikleri ise İstanbullu ustalar tarafından yapılmış. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almakta olan manastır ada halkının aktif olarak kullandığı bir ibadethane… Adayı karış karış gezdikten ve tarihini öğrendikten sonra ise kendinizi adanın berrak sularına bırakmanız için Mavro Volkanik Plajı, yazları turistlerin uğrak yeri olan Gloroi Plajı ve Komi Plajı sizi bekliyor olacak.

Ne Yapılır?

  • Pirgi Köyü’ne gidin,
  • Mesta’nın dar sokaklarında kaybolun,
  • Siyah kumlu Mavra Volia Plajı’na gidin,
  • Yel değirmenlerinde fotoğraf çektirin,
  • Sakızlı kahve için,
  • Anavatos Köy’üne doğru yürüyüşe çıkın,
  • Mastika shoplardan sevdiklerinize hediyelik damla sakızı alın.

Eski Şehir ve Yeni Şehir diye ayrılan Rodos’ta göreceğiniz çok şey var. Orta Çağ’dan kalma surlarla çevrili Eski Şehir (Old Town), sizi geçmişte bir yolculuğa çıkaracak. Tapınak şövalyeleri tarafından inşa edilen Büyük Efendi Sarayı’nı gördüğünüzde kendinizi bir filmin içinde hissedeceksiniz. Rodos Arkeoloji Müzesi ziyaretinizde adanın tarihi hakkında bilgi edinebilirsiniz. Kallithea Plajı temizliği ve dinginliği ile sizi kendisine hayran bıraktıracak. Rodos; sakince gezmek, balık tutmak, plajlarında denizin tadını çıkarmak ve güzel yemekler yemek için en doğru adres!

Ne Yapılır?

  • Sokrates Caddesi’nde alışverişe çıkın,
  • Yunanlılara özgü Uzo içeceğini tadın,
  • Şövalyeler Caddesi’nde keyifli bir gezinti yapın,
  • Adanın hareketli gece hayatını keşfedin,
  • Lindos’da manzaraya karşı yemek yiyin,
  • Antik kentleri gezin.

Avrupa’nın ilk uygarlıklarından Minos’a yüzyıllar boyunca beşiklik etmiş, Venedik ve Osmanlı kültürleriyle yoğrulmuş, Yunanistan’ın en büyük adası Girit!  Başkent Kandiye, adanın en popüler turistik yeri. Çarşıları, restoranları, iki kültürü yaşattığı mimarisi ve özellikle Venedik Kalesi’nin hakim olduğu limanı ile gerçek bir görsel şölen. Tarihe meraklı olanlar için her katında, farklı dönemlere ait eserlerin sergilendiği Heraklion Arkeoloji Müzesi’nde, Girit’in tarihine ilişkin bilgilere de ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca küçük fakat etkileyici bir müze olan Girit Tarih Müzesi’nde; Girit tarihinin yanı sıra, Kandiye doğumlu ve ünlü Zorba eserinin yazarı olan Kazancakis’in kişisel eşyalarının yer aldığı bir bölüm de bulunuyor. Hayalinizdeki adanın karşılığı olan Girit; bembeyaz evleri, tarihi yapıları, zeytin ağaçları, restoranları ve su sporlarına da uygun plajlarıyla ziyaretçilerini bekliyor.

Ne Yapılır?

  • Girit’e özgü gece turlarına katılın,
  • Bölgeye özgü Ouzo ve Tsikoudia adlı içkileri tadın,
  • Yerel lezzetlerden Dakos, kalamar dolması ve ahtapotu deneyin,
  • Plastik Sanatlar Müzesi’ni gezin
  • Sevdiklerinize ya da kendinize zeytinyağı, Minos Uygarlığı figürleri ya da sakız likörü satın alın.

Mavi ve beyaza boyanmış şirin evleri ve dar sokaklarıyla Ege’nin en mavi sularında yer alan Mykonos Adası, huzurun ve eğlenceli tatilin başkentlerindendir. Tavernalarında lezzetli Yunan yemeklerini yerken, uzolarınızı yudumlayacağınız ve belki de dünyanın en güzel gün batımını izleyeceğiniz Mykonos’da, tarihi, doğayı, müzik ve dans dolu geceleri bir arada bulabilirsiniz.
Her mevsim tatil yapmaya uygun olan Mykonos özellikle yaz aylarında tüm dünyadan seyahat severlerin akın ettiği bir yerdir. Plaj partileri, ince kum plajlarında güneşlenme keyfi, eşeklerle tur atmaktan jeep safariye kadar birçok aktivitenin bulunduğu ada her türlü eğlence anlayışına hitap etmektedir.

Ne Yapılır?

  • Sualtı hayatını keşfedin,
  • Plajların tadını çıkarın,
  • Tekne turlarına katılarak adanın bakir koylarını keşfedin,
  • Little Venice’de akşam yemeği yiyin,
  • Ano Mera Köyü’ne giderek geleneksel Yunan yaşantısına tanık olun,
  • Scorpios Beach’de happy hour’a katılın.

Tatilinizi tek bir adada geçirmek istemiyorsanız, Sicilya ve Malta birbirine yakınlığıyla doğru tercih. Malta’nın tarihi 7000 yıl geriye kadar uzanıyor ve Malta’da ilk yaşayan insan kalıntıları Neolitik Döneme kadar gidiyor. M.Ö. 800 yılından itibaren Malta, adadaki varlıklarına dair belirgin izler bırakan, artarda gelen medeniyetlere ev sahipliği yapmış. Malta Adası gezinizde Fenike, Kartaca, Roma, Bizans, Arap ve İspanyol hakimiyetlerinden izlere rastlayacaksınız. Sicilya ise birçok filme, kitaba ve şarkıya konu olan doğal güzellikleri dışında hikayeleriyle sizi etkileyecek. 19. yüzyıl sonlarına doğru birbirleriyle rekabet içinde olan çetelerin cirit attığı, haydutlarla dolu bir yer olan Sicilya, mafya kültürünün doğuşuna ev sahipliği yapmıştır. Doğal güzellikler ve tarihin izleri arasında geçireceğiniz tatil sırasında büyülenmeye hazır olun.

Ne Yapılır?

  • Meridana Şarapları’nı üretim yerini gezin ve tadın,
  • Comino Adası’na tekne turu yapın,
  • Yöresel bir tat olan Fenkata’yı deneyin,
  • Popeye Village su parkında eğlenin,
  • St. Pauls Koyu’nda gün batımını izleyin,
  • Sicilya’da gezilecek noktalar arasında ilk sıralarda yer alan Municipio Sarayı’nı ziyaret edin,
  • Oldukça uzun bir sahili olan şehrin güneyinde ve kuzeyinde yer aşan plajlarda gün boyunca keyifli vakitler geçirin,
  • Dünyaca ünlü yanardağ Etna’ya düzenlenen turlara katılın ve aktif yanardağın üstünde yürüyüş yapın,
  • İtalyan mutfağını keşfedin ve lezzetli yemekleri deneyin,
  • Sicilya’ya özgü tatlı Cannoli’yi (Kannoli) yemeden dönmeyi düşünmeyin.

Dar sokakları ve tarihi binalarıyla Eski Şehir, sizi Nice’in tarihinde bir yolculuğa çıkaracak… Tatilinizin başlangıcı olarak Eski Şehir bölgesinde bulunan açık pazarı gezebilir; rengârenk çiçekler arasında dolaşabilir, sevdiklerinize hediyeler alabil3irsiniz. Gülümsemelerin ve kahkahaların buluştuğu bu sokaklarda bol bol fotoğraflar çekebilir, yorulunca küçük kafelerinde dinlenebilirsiniz. Operadan, baleden ve konserlerden hoşlanıyorsanız; Ekim-Haziran ayları arasında Nice’deki Opera Binası’nın etkinlikleri sizi çok mutlu edecek. Yolunuz Place Massena’ya geldiğinde sizleri paten kayanlar, bisiklete binenler, sokak sanatçıları veya kendi halinde zaman geçiren insanlar karşılayacak. Satranç tahtasını andıran siyah-beyaz yer döşemeleri ile kendinizi çok farklı bir yerde hissedeceksiniz. Cathedrale Russe ile karşılaştığınız anda ise ne dilerseniz gerçekleşecekmiş gibi gelen bu büyülü mimariye hayran kalacaksınız.

Ne Yapılır?

  • Le Petite Train ismi verilen küçük trenle Marsilya şehir turu yapın,
  • Marsilya’ya özgü Boullabaise Çorbası’nı tadın,
  • Ünlü Marsilya sabunlarından satın alın,
  • Nice’in ünlü caddesi Promenade Des Anglais’de uzun bir akşam yürüyüşü yapın,
  • Milano’da mozeralla ve domates sosuyla hazırlana Panzerotti’yi tadın,
  • Nice’in İtalyan kültürünün etkisiyle şekillenen leziz pizzalarının tadına bakın,
  • Nice’in yaşam dolu bölgesi Cours Saleya’da güneş ışıltıları altında bir öğle yemeği yiyin,
  • Vieux Nice; eski sokak aralarında dolaşıp eski kilise, kafe ve dükkânların keşfedin,
  • Çiçeklerin kenti Nice’e gelip Rue Masséna ‘da satılan muhteşem kokulu parfümlerden satın almadan ayrılmayın,
  • Jean Medecin Caddesi’ndeki mağazalarda alışverişin keyfine varın.

Hem keşfedecek, hem dinleneceksiniz… Akdeniz ikliminin tadını çıkaracak, Güney İtalya’nın sahillerinde tatile doyacaksınız. İtalyan kültüründen, İtalyan yemeklerine adım adım her anından keyif alacağınız Güney İtalya tatilinizde, Napoli'nin merkezindeki en büyük meydan olan Plebiscito Meydanı sizi karşılayacak. Etkileyici mimarisi ile 1200’lü yıllarda  hayat bulan Castel Nuovo, zamana meydan okuyan görüntüsüyle sizi büyüleyecek. Halen kısmen gömülü olan olan yıkıntı halindeki Pompei Antik Kenti, 24 Ağustos 79 tarihinde Vezüv Yanardağı'nın iki gün süren faaliyeti sonucu volkanik kül ve cürufun altına gömülerek yok olmuştur.

Ne Yapılır?

  • İtalyan Bayrağı’nın renkleriyle hazırlanmış Margarita Pizzasını mutlaka deneyin,
  • Toledo Caddesi’ne alışverişe çıkın,
  • İtalyanlara özgü bir likör olan Limoncello’yu mutlaka deneyin,
  • Geleneksel Baccala (tuzda Morina balığı) yemeğini tadın,
  • Napoliten soslu makarnalarını deneyin,
  • Campo de’ Fiori Pazarı’nda alışverişe çıkın,
  • Napoli Sahili’nde gün batımını izleyin,
  • İtalya’nın gerçek meyvelerden yapılmasıyla ünlü dondurması Gelato’ları mutlaka tadın.

1979 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne adını yazdıran Adriyatik’in İncisi, bugün dünyanın en çok rağbet gören turistik ve kültürel şehirlerden biridir. Hâkimiyeti altına girdiği her devletin mimarisinden de etkilenen şehir eşsiz surlara ve tarihi yapılara sahiptir. Sakin ve berrak koyları, lavanta kokan ormanları, lezzetli mutfağı ve tarihi kalbinde yaşattığı Old Town ile mutlaka gidip görmeniz gereken şehirlerdendir Dubrovnik…

Ne Yapılır?

  • Lapad Koyu ve Banje Plajı’ndan Adriyatik’e dalın,
  • Buzara’yı tadın,
  • Dubrovnik teleferiği ile manzaranın keyfini çıkarın,
  • Konavle’de jeep safariye çıkın,
  • Hırvat şarapları ve biralarını tadın,
  • Strukle yemeğini keşfedin,
  • Elafiti Adaları Turu’na katılın.

Mükemmel doğası ve deniz manzaralarıyla dikkat çeken Mauritius, son yılların en gözde balayı destinasyonlarından biri haline geldi. Adanın en önemli limanı ve başkenti olan Port Louis, 1735 yılında Fransız valisi Mahé de Labourdonnais tarafından kurulmuştur. Liman ay şeklindeki dağlar tarafından doğal koruma altındadır. Şehrin çoğu mahallesinde bu zamana ihtişamlı geçmişe ait izleri halen takip edebiliyoruz. Le Morne Brabant, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde bulunan bir bölge ve hem yüzmek, hem de fotoğraf çekmek için en uygun fırsatları sunuyor. Le Morne Dağı’nın iç burkan bir geçmişi de var; köleler, yüzlerce yıl önce özgürlüklerini kazanmak için kaçtıklarında, dağda bulunan mağaralara sığınıyor ve onlardan geriye kalanlar, bugün halen görülebiliyor. Chamarel ise küçük bir kasaba ancak adadaki en güzel doğa harikalarına ev sahipliği yapıyor. 100 metrelik Chamarel Şelaleleri, gökkuşağının tüm renklerini barındırıyor. “Yedi Renkli Dünya” olarak bilinen kumul tepeleri ise, skaladaki tüm renkleri barındıran yapısıyla dünyadaki tek örnek kabul ediliyor.

Ne Yapılır?

  • Palmiye ağaçlarının gövdesinden yapılan milyoner salatasını tadın,
  • Adaya özgü bir içecek olan Chamarel Romlarını ve vanilya çayını deneyin,
  • Hediyelik eşya olarak adanın simgesi Dodo kuşlarına ait ürünlerden alın,
  • Kristal berraklığındaki okyanus sularında dalış yapın,
  • Sega ismi verilen yerel müziği keşfedin.

Endonezya’ya bağlı olan Bali, okyanus yaşamı bakımından dünyanın en zengin sularına ev sahipliği yapan bir yer. Karayip Adaları ile kıyaslandığında örneğin, yedi kat daha fazla mercan kayalıkları ve deniz canlısı türü barındırıyor. Scuba dalışları adanın en popüler atraksiyonlarından biri. Bali, neredeyse 3.500 yıllık geçmişe sahip bir ada ve bu etkileyici tarihin izlerini her sokağında taşıyor. Tropik bir cenneti mistik bir kültürle birleştiren Bali, hem dinlenme ve hem de kültür turizmi bakımından en uygun seçenekler arasına girmeyi kolaylıkla başarıyor.

Ne Yapılır?

  • İyi ve kötü arasındaki ebedi mücadeleyi temsil eden ve yaklaşık 1 saat süren Barong Dansı’nı mutlaka izleyin,
  • Bali Hayvanat Bahçesi’nin bir bölümü fillere ayrılmış durumda. Burada kesinlikle fil turuna katılın,
  • UBUD’da uçsuz bucaksız pirinç tarlalarında doğa ile iç içe bir yürüyüş yapın,
  • O meşhur Bali masajını anavatanında yaptırmadan dönmeyin,
  • Kuta plajında deniz-kum-güneş üçlemesinin keyfini çıkarın,
  • Maymun Ormanı’nda sevimli maymunları besleyin,
  • Bali ayrıca Tanrılar Adası olarak biliniyor. Her köşede karşınıza çıkan tapınakları tek tek ziyaret edin,
  • Waterbom Su Parkı’nda eğlenceli oyunlara katılın,
  • Bali’nin popüler ve aktif yanardağı olan Batur’un ihtişamlı görüntüsünü çıplak gözle izleyin.

Afrika Kıtası’nın doğusunda Tanzanya’ya bağlı olan Zanzibar Adası, pek çok küçük adacıktan oluşan yarı özerk bölgeye verilen isimdir. Tatilden tüm beklentinizi karşılamasının yanı sıra Zanzibar’da alışveriş oldukça keyifli… Alışveriş için en uygun yer Stone Town’dur. Afrika, Hindistan, Arabistan ve Uzak Doğu’dan gelen o bölgelere özgü hediyelik eşyalar bulabilirsiniz. Özellikle Kenyatta ve Gizenga caddelerinde birçok butik, baharat dükkânı, doğal yağ özleri satan şifacı marketler, Hint kumaşları ve mücevher dükkânları alışveriş için idealdir. Bunun yanında Tharia ve Sokomohogo caddesinde altın mağazaları, antikacılar, cam eşyalar, el işlemesi kilimler ve elektronik eşya gibi farklı alanlarda satış yapan birçok mağaza bulunmaktadır.

Ne Yapılır?

  • Adadaki baharat üretimini tanıtıcı turlara katılın,
  • Ünlü Queen grubunun solisti Freddy Mercury’nin Zanzibar’daki çocukluğunu anlatan tura katılın,
  • Körili ahtapot ve Marengo soslu tavuk spesiyallerini deneyin,
  • Adanın kuzey sahillerinde okyanusun gel-git sonucu her yedi saatte bir geriye çekildiği muhteşem doğa olayını izleyin,
  • Ev yapımı ananas ve muz reçellerini tadın,
  • Kangas adı verilen yöresel kıyafetlerden satın alın,
  • Mnemba Adası’ndaki mercanları, yüz yaşındaki kaplumbağaları görmek için keşfe çıkın.

Hammamet şehri, Tunus Bon yarımadasının güneyindedir. Önceleri balıkçı köyü olan Hammamet, 1920 yılında ülkenin zenginlerinden George Sebastian tarafından keşfedilmesiyle daha tanınır hale gelir. Kendisi için bölgeye villa yaptıran Sebastian’ın ardından, özellikle 1960 yılından sonra oteller yapılmaya başlanır. ‘Oteller cenneti’ olarak anılan şehir, bir liman kentidir ancak ticaretten fazla turizm sektörü gelişmiştir. Hammamet’te Arapça kadar Fransızca da konuşulmaktadır. Hammamet Otelleri bölgedeki diğer turistik şehirlere göre daha ucuz ve çeşitli alternatifler sunmaktadır. Şehir, tipik Akdeniz ikliminin izlerini taşır. Yazları oldukça sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Yağışlı dönem sonbaharın sonunda başlar ve ilkbaharın başında son bulur. Hava sıcaklığı yaz aylarında 30 derece civarında iken, kış aylarında 10-15 derece arasında seyreder. Hammamet ve Nabul arasında uzanan kumsallar ülkenin en güzel plajlarını barındırmaktadır. Bu bölge palmiyeleri, portakal bahçeleri ve mis kokulu yaseminleri ile meşhurdur. Deniz turkuvaz renkli ve ılık, kumsallar da sığdır. Şehir, temiz sokaklarına dizilmiş beyaz badanalı evleri ve dükkânlarıyla dikkati çekmektedir.

Ne Yapılır?

  • Hammamet’in meşhur hamamlarını keşfedin,
  • Birbirinden farklı ve taze baharatlardan satın alın,
  • Kasbah adı verilen şehrin mahallelerini gezin,
  • Talosa terapi merkezlerinde kendinizi yenileyin,
  • Chorbar, Makroudh ve Cousous gibi yerel tadları deneyin.

Tüm Yaz Turları

80’den fazla destinasyon seçeneğiyle yaz tatilinin keyfini çıkarın!

Peşin Fiyata 3+3 Taksit
Peşin Fiyata 6 Taksit
Peşin Fiyata 5 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 3 Taksit
Peşin Fiyata 3+3 Taksit